kapat
31.10.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
GÜLAY GÖKTÜRK(ggokturk@sabah.com.tr )

Yürürlük tarihi

"Ev Kadınları Loncası" başlıklı yazım, doğal olarak lonca mensupları tarafından büyük tepkiyle karşılandı. Ama gördüğüm kadarıyla tepkinin asıl sebebi beni haksız görmeleri değildi. Haksız olsaydım, bu kadar sinirlenmezlerdi. Açıkça söylemeseler de anlaşılıyor ki, beni "oyunbozan" olarak görüyor ve asıl buna sinirleniyorlar...

Bazı kadın okurlarım da, bugünkü yasal mal rejiminin sakıncalarını sayıyor ve "Peki siz bugünkü rejimin devamını mı savunuyorsunuz?" diye soruyorlar.

Aslında ben kendi önerimi daha öce yazdım. Ama madem ki soruluyor, tekrar edeyim:

Tartışmalara baktığımızda açıkça görüyoruz ki, bütün evliliklere uygun tek bir mal rejimi bulmak mümkün değil. Her mal rejimi, kendi içinde bazı haklılıklar ve haksızlıklar taşıyor. Bazı evlilikler için uygun düşerken, bazı evliliklerde ciddi adaletsizlik yaratıyor. Her birinin belli üstünlükleri ve sakıncaları var. Her biri bazı ihtiyaçları karşılarken bazı sakıncalar yaratıyor.

Zaten bu yüzden de, tartışmalarda çoğu kez, belli bir mal rejimini savunmak için de, eleştirmek için de aynı derecede güçlü argümanlar bulmak mümkün.

Seçenekler arasında mevcut olan her mal rejimi, genellendiği anda, (yani yasal mal rejimi haline getirildiği anda) bazı kesimler için adaletsizlik yaratıyor. Çünkü adı üstünde, her evlilik kendine özgü özellikler taşıyor. Kiminde kadın çalışıyor, kiminde çalışmıyor... Kiminde kadın ev kadınlığını isteyerek seçiyor, kiminde buna zorlanıyor. Kiminde çiftlerin gelirleri arasında nisbi bir denge var, kiminde koca bir uçurum... Kiminde kadın çok ağır bir ev işi ve çocuk bakımı yükü altında ağır işçi gibi çalışırken, kiminde hem çalışmıyor, hem de ev işi yapmıyor.

O yüzden de ben, "Yasal Mal Rejimi" diye birşeyin hiç olmamasını, bütün evlilerin ve evlenecek olanların Medeni Kanun'da belirtilecek olan mal rejimi seçeneklerinden kendilerine uygun olanı seçmelerini öneriyorum.

***
Şimdi tartışmanın en kritik noktası, bu değişikliğin yürürlük tarihi konusunda düğümlenmiş gibi görünüyor: Edinilmiş malların yarı yarıya paylaşımı, bütün evlilikleri kapsayacak mı; yoksa sadece bundan sonra evlenenler için mi geçerli olacak?

Komisyonda son dakikada yapılan değişiklik; paylaşmalı mal rejiminin yalnızca bundan sonra yapılacak evlilikler için geçerli olmasını getiriyor. Kadın dernekleri ise değişikliğin hem geçmişe, hem geleceğe dönük uygulanması için kampanya yürütüyor.

Ben ise, komisyonda yapılan değişikliğin tam tersini savunuyorum.

Yani, eğer kadınların bir kesimini ille de koruma altına alacaksak, bunlar yeni evlenecekler değil, eski evliler olabilir. Şu anda orta yaşta olan; çalışma ve bir meslek edinme şansını kaçırmış olan kadın kuşaklarını koruma altına almak insani bir görev sayılabilir. Bu açıdan da, evlilikte edinilmiş malların yarı yarıya paylaşılması, mevcut evlilikler için bir dereceye kadar kabul edilebilir.

Ama bu korumanın geçmişe değil geleceğe dönük uygulanması, yapılabilecek en kötü düzenlemedir.

www.superbahis.com


www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır