kapat
31.10.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )

Gençler nerede?

Hayat cesareti ödüllendirir. Cesaretin riskini de gençler göze alabilir. Yaşlı politikacılar önümüzü tıkıyor.

IMF "devleti küçültün" diyor.

Ama iktidar bu baskıyı savaş şartlarının Türkiye'ye kazandırdığı avantajları kullanarak püskürtmeye çalışmak hevesinde.

Ecevit "Devletin küçültülmesinden ziyade özel sektördeki küçülmenin durdurulmasına gereksinim var" diyor.

Devleti küçültmeden ekonomiye kaynak yaratmak mümkün mü?

Ecevit'e göre mümkün..

Çünkü Batı Türkiye'ye yardım etmeye mecbur. "Herhalde gereğini yapacaklardır. Yapmazlarsa bizim de gerekli hatırlatmalarda bulunmamız doğal sayılır" diyor.

Peki bugüne kadar alınan milyarlarca dolarla ne başardık? Cevabını Başbakan verdi:

"Büyük bölümü son olaylardan sonra uçtu gitti!"

Uçup giden fırsattır, borçlar kaldı.

Hayalini kurduğumuz yeni krediler gelir ve onlar da uçup giderse ne yapacağız?

Yeni bir kriz bekleyeceğiz!
Beceriksizliğin her yıl 10-15 milyar dolar büyüyen faturasını çocuklarımıza borç bırakmak bize azap vermeyecek mi?.

Günü kurtarmak ancak yaşı 76'ya gelmiş bir başbakanı tatmin edebilir.

Türkiye'nin kurtuluşu, yalnız tarihe değil, gelecek seçimlerde millete de hesap vermek mecburiyetini duyacak yaşta bir başbakan yaratmaya bağlıdır!

Oysa olan bitene bakar mısınız?
Demirel dönmek istiyor, Erdal İnönü dönüş hazırlığı yapıyor, Erbakan yasağını kaldırtmak için pazarlıkları sürdürüyor..

Türkiye, ibret alması gereken geçmişin aktörleri ile nasıl farklı bir gelecek kurabilir?

Türkiye sözde Avrupa'nın en genç ülkesi..

Atatürk'ün "Vazifeye atılmak için, içinde bulunduğun vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin" dediği gençler nerede?

Soğuk savaş
Cumhurbaşkanı Sezer'in "Milletvekili sayısı 300 olsun" sözü tepki çekti.

Sezer, bayram resepsiyonunda devleti küçültmek gerektiğini söylemiş ve "Benim gönlümde yatan 300.. Ama 400 demiştim. Milletvekili sayısından başlayalım. O zaman bakan sayısı da azalır, bir şeyler değişir" demişti.

Sezer'in bu sözlerini milletvekilleri, aylıklarıyla ilgili anayasa değişikliğini referanduma götüren hasmane tavrın uzantısı olarak değerlendirdiler.

AK Parti sözcüsü Çelik "Yarın 'bu parlamento hiç olmasın' da diyebilir" tepkisi gösterirken öteki partilerin sözcüleri, kurumlar arasında çatışma izlenimi veren bu tavırların doğru olmadığını savundular.

Galiba iki taraf da haklı.. Devletin küçülmesi lâzım. Ama bu zorunluluğa herkesten önce meclisin inandırılması gerekiyor.

"Devletteki küçülme meclisten başlasın" dendiği zaman, bindiğiniz dalı kesersiniz.

Ayrıca buradaki sorun, milletvekillerinin sayısını indirmekten çok kalitesini yükseltmektir. Yolu da, liderlerin seçtiği milletvekillerini, halkın seçtikleri ile değiştirmek..

Cumhurbaşkanı, Partiler ve Seçim yasalarını değiştirmek için kullanacağı gücü, böyle tartışmalarda israf etmesin!

www.superbahis.com


www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır