|
|
 |
| |
|
Dalgıçlar Apo'yu teğet geçmiş
Sivriada'dan dalıp Mudanya'da karaya çıkan iki dalgıcı akıntı İmralı'ya sürükleseydi güvenlik onları asla affetmezdi
Sivriada açıklarında, geçen Pazar günü dalış yaptıktan sonra akıntıyla sürüklenerek Mudanya'da karaya çıkan ADC Sualtı Dalış Kulübü üyesi Önder Sarıoğlu ile Setrak Eryazı'nın 30 saatlik maceralarının yanında büyük bir tehlikeyi daha atlattıkları fark edildi. Çünkü, akıntıya kapılan iki dalgıç, herhangi bir teknenin ya da yüzücünün 5 milden fazla yaklaşmasının yasak olduğu İmralı Adası'nı geceyarısı teğet geçtiler...
YASAK BÖLGEDEN GEÇTİLER
Yetkililer, "Bölücü terör örgütü PKK'nın elebaşısı Abdullah Öcalan'ın tutuklu bulunduğu İmralı Adası'na bir teknenin ya da yüzücünün 5 milden fazla yaklaşması yasaktır. Eğer, İmralı'nın çok yakınından geçen bu dalgıçlar fark edilselerdi, güvenlik önlemleri gereğince vurulabilirlerdi" dedi...
DENİZDE 30 SAAT KALDIK
Çifte tehlike atlatan Önder Sarıoğlu ve Sertak Eryazı ise yaşadıkları şoku attıktan sonra başlarından geçen macerayı şöyle anlattı:
"Bir akıntı bizi Yassıada'dan aşağıya doğru fırlattı. Su yüzeyine çıktığımızda biz teknedekileri görüyorduk ancak onlar bizi göremedi. Çünkü bizden çok uzaktaydılar. Daha sonra biz de tekneyi kaybettik. Saatlerce akıntılarla boğuştuk. Ağırlık yapmaması için tüplerimizi çıkardık. Bu sırada can yeleklerimiz (BC) otomatik olarak şişerek devreye girdi. Kendimizi akıntıya bırakarak yüzeyde kalmaya çalıştık. Akıntılı denizde donma tehlikesi geçirdik ancak üzerimizde bulunan dalgıç kıyafetlerimiz buna engel oldu. Karaya çıkamasaydık umudumuzu yitirecektik. Akıntı bizi tesadüfen Mudanya'nın Ayazmaaltı sahiline sürükledi. 30 saat boyunca denizde kaldık. En çok açlıktan ve susuzluktan etkilendik. Sahile ulaştığımızda ise aşırı derecede yorgunduk." Denizin kendisi için bir hobi olduğunu ve 5 yıldır amatörce dalış yaptığını kaydeden Önder Sarıoğlu, "Bir süre dalış yapamam. Yaşadığım olay beni çok etkiledi" dedi.
Marmara Denizi'nin sıcaklığı kurtarmış
Caddebostan Balıkadamlar Kulübü'nün 10 yıllık eğitmeni Ümit Sakmar, "Marmara Denizi'nin soğuk olmaması dalgıçları kurtardı" dedi. Sakmar şöyle konuştu: "Karadakinin aksine suda hareket ettikçe vücut ısısı düşer ve 'hipotermi' denilen ısı kaybından dolayı ölüm meydana gelir. Bunu bilen genç arkadaşlarımız kurtulmak için gerekli tüm kuralları uygulamış. Ayrıca Marmara Denizi, bu günlerde çok soğuk olmadığı için oldukça şanslı sayılabilirler." Ve Sakmar, dalgıçların kurtulmak için uyguladıkları doğru hareketleri şöyle sıraladı:
* Dalgıçlar sırtlarındaki tüpü ve bellerindeki ağırlık sağlayan kurşun kemerleri atmışlar.
* Maskelerini çıkarmamışlar.
* Şnorkellerini ağızdan çıkarmamışlar.
* Can yeleğini çıkarmamışlar.
* 'Body line' dediğimiz iple birbirlerine bağlanmışlar ve hareketsiz kalarak ısı kaybını önlemişler ve akıntıyla sürüklenmişler.
İŞTE YANLIŞLAR
* Dalış için seçilen yer 30 metrenin üzerinde. Sualtı Dalış Federasyonu'nun ilk kuralına göre 30 metreden derin yerlere dalmak yasak.
* Dalış için seçilen hava şartları çok yanlış. Yağışlı ve kapalı havada, akıntıya en açık yerlerden biri seçilmiş.
* Dalınan yere şamandıra bağlandıktan sonra ip atmak, ipi takiben dalmak ve ipi takip ederek çıkmak gerekir. İp atılmadıysa sahile doğru çıkılmalı.
* 'Kırmızı İşaret Sosisi' dediğimiz işaret konulmalı.
* Düdükleri olmalıydı.
Celal YILDIZ-İbrahim ÖGE
|
|
 |
|