|
|
 |
| |
|
|
Fener'in sıkıntısı
F.Bahçeli futbolcuların Malatya'da gördükleri sarı kartların nedeni, kesinlikle futbol adına yapılan hareketler değildi. Kartların hepsi hakeme yapılan gereksiz itirazlardan kaynaklandı. Bu ne zaman olur, biliyor musunuz? Bir futbolcu kendine güvenini kaybettiği zaman, sahada ayakları yerine ağzı, elleri-kolları çalışır.
F.Bahçe golle başlamasına rağmen, istediği futbolu sergileyemedi. Halbuki erken gelen golden sonra, oyuncuların düşündüklerini daha iyi yapması için her ortam mevcuttu. Hava çok güzeldi, saha fevkalâde bir zemine sahipti.
F.Bahçe, düşme potasındaki Malatya karşısında oyuna istediği yönü veremediği sürece hep sıkıntı yaşadı. Takımının fizik gücü rakibinden fazla olursa, üstünlüğün ortaya çıkar. Topla buluşmak istersin, top oynamak için koşarsın. O zaman oynadığın futboldan da zevk alırsın. F.Bahçe maalesef oynadığı maçlarda bunu ancak kesik kesik yapabiliyor. İşte sarı-lacivertlilerin sıkıntısı da buradan başlıyor zaten.
İşte Abdullah bu
Bu sezon hep Abdullah'ın iyi oynadığını yazdım. Abdullah'ın dünkü maçta attığı iki frikik golü de, kendisini Abdullah yapan muhteşem sol ayağından geldi. Abdullah'ın atmış olduğu üçüncü gol, zamanlama açısından da çok önemliydi. F.Bahçe'nin 10 kişi kaldığı sırada gelen bu gol, maçın kaderini belirledi. Rüştü her zamanki gibi iyi oynuyor. Ogün de dün çok çalıştı. Oktay ise forvette çok yalnız kaldı. İstediği topları hiç zamanında alamadı. Hele takım 10 kişi kaldıktan sonra Oktay adeta yalnızlıktan çırpındı, durdu.
F.Bahçe için kazanılması gereken bir deplasman maçıydı. Öyle de oldu. Maçın hakemine dikkat ettim. Sabit Hacıömeroğlu maçı çok iyi takip ediyor. Pozisyonları lüzumsuz kesmiyor, bir arkadaki pozisyonu takip ediyor. En önemlisi, maça hakim olmak için sarı kartlarını son derece cesurca kullandı. Eğer bu genç hakemimiz böyle devam ederse, "Yeni Erman Toroğlu, yeni Doğan Babacan geliyor" deriz.
|
|
 |
|