


Abdullah kurtardı
Pırıl pırıl bir hava, futbola çok uygun bir saha ve daha maçın başında gelen güzel bir gol. Kennet Andersson araya girip, topu aşırıyor. Malatyalılar içeriden çıkarıyor, Ali Güneş'e çarpıyor, yine içeri giriyor, ama gol Andersson'un. Ardından 5 dakika içinde Ali Güneş'in kaçırdığı iki pozisyon. Bunları atabilse, gayet keyifli, hiç rahatsızlık vermeyecek bir maç olacak F.Bahçe için. Çünkü hangi takım olsa, 15 dakikada 3-0'a gelince havlu atar.
İlk 20 dakikada F.Bahçe güzel oynadı. Hücuma çabuk ve kalabalık çıktı. Tam "F.Bahçe değişmiş" diyorduk, düşmeye başladı. 20. dakikadan sonra eski hamam eski tas. Topu ayağına alan ileri vuruyor. Kimin ne yaptığı belli değil. Topun ve rakibin arkasından koşuyorlar. Halbuki tersi olmalı. F.Bahçe topu kullanmalı. Rakip F.Bahçeli'nin ve topun arkasından koşmalı. F.Bahçe böyle büyük oldu. Ama kendileri topu kullanamayınca, oyundan kopuyorlar.
Devre bitene kadar Malatya'nın yakaladığı iki önemli pozisyon var. Defansını iyi organize edemezsen, rakibe pozisyon verirsen, kendi sahasında oynuyor adam, doğal olarak morallenir. Seyircinin desteği de başlar.
İkinci devreye işte bu hava altında çıkılıyor. O ölü Malatya, elini kolunu sallaya sallaya iki gol kaçırıyor ve Abdullah'ın frikiği bir anda 2-0 yapıyor durumu...
Kartların hepsi doğru
Ardından Johnson öyle bir pozisyon hatası yapıyor ki, hem penaltı hem de kırmızı kart. İkisi de doğru. Bir anda 2-1 oluyor maç. Yine strese girebilir, telaşlanabilir F.Bahçe. Gene Apo olağanüstü bir frikik atıyor. Bir sol köşeye, bir sağ köşeye. 3-1 yapıp rahatlatıyor takımını. Bundan sonra bile 4 pozisyona giriyor Malatya. İkisini Rüştü kurtarıyor. Ötekileri eziyor, topa vuramıyorlar.
Malatya'da da gördük; F.Bahçe'nin problemleri büyük. Oyuncular arasında uyum yok. Birbirlerini tamamlayamıyorlar. Herkes kendi kafasına göre takılıyor. Yahu, takımın bir iskeleti olur. Kim girerse girsin o sistemi, o birbirini tamamlamayı uygular. Mesela Lazetiç giriyor oyuna. Girse ne olur? Bu adam seneye yok ki! Elindeki Türk futbolculardan birini alsana. Lazetiç girdi; oynadı mı, oynamadı mı belli değil.
Bir de, F.Bahçe takımı müthiş sinirli. 6 sarı, 1 kırmızı kart gördüler. Her dakika hakeme itiraz halindeler. Ve sahada fevkalade bir hakem var. Pozisyonlara yakın, terbiyesizliğe müsaade etmiyor. F.Bahçeliler'den sürekli el-kol hareketleri, itirazlar... Böyle tuhaf hareketlerin hiçbirine izin vermedi hakem. Olağanüstü güzel bir 90 dakika yönetti. Çıkardığı her kartta da haklıydı.
Sonuçta F.Bahçe deplasmanda kazandı. Bu, önemli. Zirveden kopmuyor. Bu da avantaj. Bütün Fenerliler'in ümidi şu: Takım morallenecek ve bir gün iyi oynayacak. Böyle kötü devam edemez. Zaten devam edecekse, Fener'in hiç ümidi yok demektir.