|
|
 |
| |
|
Hastaya KDV Cezası!
Türk vatandaşı, dünyada benzeri olmayan bir uygulama ile, hasta olduğu için devlete ceza vergisi ödüyor. Kanser olan kişi bile hayatta kalmaya çalışırken devlete yüzde 18 vergi ödüyor
Yüksek KDV oranlarını eleştiren ve indirim isteyen haberler, toplumun hemen her kesiminden destek görüyor. Destek verenlerin arasında sağlık sektörü çalışanları da var. Özel Sağlık Kuruluşları Eski Başkanı Dr. Doğan Birgül, "Devlet hastayı cezalandırmaktan artık vazgeçmeli" diyerek şu çarpıcı tespitleri yaptı:
BİLEREK HASTA OLUNMAZ
"Sağlık hizmeti üretilmesinde özellik gereği yüksek teknolojik cihaz kullanımı, emek, yoğun hizmet olması ve 24 saat hizmet verilebilir halde olması dolayısıyla maliyeti yüksek bir hizmettir. Hiç kimse isteyerek hasta olmuyor. İnsanların kaza geçirme zamanı da belli değil. Bu nedenle önce gerekli para hazırlanıp sonra kaza geçirilmiyor. Ülke olarak insanımıza layık olduğu sağlık hizmetini vermek devletin asıl görevidir. Devlet bu hizmeti kendisi verirken veya verdirirken bundan ekstra para kazanmayı asla düşünmemelidir. Gelişmiş ülkelere baktığımızda sağlıkta KDV oranı 0 (Sıfır) birkaç ülke ise yüzde 1-4 arasında KDV uygulanıyor. Bizde ise kişi kaza geçiriyor, kolu veya bacağı kesiliyor, hastane parasını ödediği gibi ayrıca yüzde 18 gibi yüksek oranda devlete ilave bir vergi ödüyor.
Kişi kolu bacağı kesilip sakat, çalışamaz hale geldiğine mi yansın, değilse yüksek hastane masrafına ilaveten devlete ek yüzde 18 daha vergi ödediğine mi yansın.
Devlet burada devletliğini gösterip KDV'yi gelişmiş ülkeler düzeyine çekmelidir. Yani kaldırmalıdır...
Sonuç olarak şu soru sorulmalı: Vatandaş hasta olunca hasta olduğu için devlete ek vergi mi vermeli?"
Ölmemek için KDV ödeniyor!
İnsanlar bırakın baş ağrısı için alınan aspirini, yaşam mücadelesi için kullanılan ilaçlarda bile yüzde 18 KDV ödeniyor. Hayatı boyunca ilaca mahkum astım hastaları, böbrek hastaları ve en çok da aylarca kemoterapi gören kanser hastaları ilaç için inanılmaz bir vergi ödüyor. Dün dolaştığımız pek çok eczanede eczacılar hep aynı şeyi tekrarlıyor: "Artık durumu iyi olan hastalar bile aynı şeyi teklif eder oldu. Ne olur fatura kesmeyin. KDV'yi ödemeyelim."
İlaç fiyatlarını öğrenince bu teklifi yapmamalarının mümkün olmadığını anlıyoruz. İşte birkaç örnek: Meme kanserine yakalanan hastaların almak zorunda oldukları Taxotere'un fiyatı 850 milyon. KDV'si 129 milyon lira. Üstelik hastalar bu ampulu bir kereye mahsus değil, her 21 günde bir almak zorunda. Yine kanserli hastaların kullandıkları Taxol'ün fiyatı 949 milyon 332 bin lira. KDV'si ise 170 milyon 879 bin lira... Bir kemoterapi ilacı, Neupogen var ki, fiyatı tam 1 milyar 230 milyon lira. KDV'si için tam 187 milyon lira ödemeniz gerekiyor.
Böbrek nakli yaptıran hastaların hayatları boyunca kullanmak zorunda oldukları Cellcept adlı ilacın 250 miligramlık kutusunun içinde 300 tane var ve fiyatı 621 milyon lira. KDV'si ise 95 milyon. Astımlı bir hastanın 15 günde bir kutu almak zorunda kaldığı Flixotide'in fiyatı 55 milyon lira. Bu ilacı kullanan astımlı hastanın her 15 günde bir devlete 8 milyon 400 bin lira ceza gibi KDV ödüyor.
|
|
 |
|