  
Sahtekarlık...
Son zamanlarda dikkatimi çeken bir noktayı, bugün, sizlerin de önüne getirmek istiyoruz..
Sizlerin de dikkatini çekti mi bilmiyorum ama, İslami TV ve yazılı basın, artık, "Türban" kelimesini kullanmıyor.. Yerine, "türban ile uzaktan yakından hiçbir ilgisi olmayan, başörtüsü" kelimesini kullanıyorlar..
Türban, bu ülkede, bu kafadaki çevreler tarafından İslami bir siyasi simge haline getirilmiştir.. Ama şimdi yaptıkları bu kelime oyunu ile, annelerimizin., anneannelerimizin başörtüsü ile, kendi siyasi simgeleri olan türbanı özdeşleştirmek çabasındalar..
Akılları sıra, herkes sağır, alem de kör.. Bunu niye yaptıkları da, öylesine açık seçik sırıtıp duruyor ki..
Türkiye bu kafalara çok dikkat etmeli.. Çünkü bu kafanın, Türkiye'yi nereye götürmek istediği o kadar belli ki..
Her işleri sahtekarlık bunların.. Her işleri kandırmaca üzerine.. Ne utanmaları var, ne sıkılmaları..
Kendilerini Demokrat maskesi altında Taliban özentisi haline getirdiler.. Ve ne kendilerine faydaları var, ne bu ülkeye, ne de dünyaya..
Bunlar tarafından şöyle veya böyle kandırılmış olan üniversitesi kapılarındaki türbanlı kızlara o kadar çok acıyorum ki.. Bütün gelecekleri yok ediliyor.. Merak ettiğim bir başka nokta da, bu kızların kendilerini bu hale getirenlerden ne zaman hesap soracakları..
Terörist
Geçenlerde kendine İslami diyen TV kanallarından birinde haberleri dinleyen bir dostum anlattı..
Bu kanalın spikeri, geçenlerde Kudüs'te sokakta rastgele ateş açıp önüne geleni vuran kişiden "Terörist" diye değil, "Genç" diye söz ediyormuş..
Bu mantıktan yola çıkarsanız, yani, "İşime gelen terörist, gelmeyen genç" derseniz, bazı kafalar için, Usame bin Laden de terörist değil o zaman.. Bu durumda, yandaşlarına göre, PKK, DHKP-C, ETA, IRA gibi örgütler de terörist değil...
İşine geldiği zaman terörist, işine geldiği zaman genç ifadesini kullanmak, zaten niyetlerini belli ediyor yeteri kadar..
Dünya, "Nerede olursa olsun, hangi nedenle ve kim tarafından yapılırsa yapılsın" mantığından yola çıkarak, terör belasıyla topluca mücadeleye başlamışken, bunlar hala nerelerde dolaşıyorlar..
Dervişin fikri neyse, zikri de odur..
Ve atalarımız "Akıl kişiye sermayedir" demişler.. Gerçekten akıl, onu kullanmayı bilene bir sermayedir..
İhtirasları akıllarından önde olanlar için ise, böyle bir şans yok.. Allah'ın onların gözlerini açmalarını, gerçekleri görmelerini sağlamasını diliyoruz..
|