kapat
24.10.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
ÇETİN ALTAN(caltan@sabah.com.tr )

TV'ler, Genç Osman'ın da ırzına geçilişini gösterebilseydi...

Farkında mısınız; evlerde oturduğumuz yerden TV kanallarını izlerken, sadece Türkiye'de yaşadığımızı sanaduralım; tüm dünya olaylarının içinde yaşamaya başlıyoruz.

Gazete manşetlerinde, "iç olaylar", "dış olaylar" ayrımı eridi ve ortak bir kokteyle dönüştü.

Teknolojideki akıl almaz aşamalarla, "iletişim alanı"ndaki hız ve görsellik; yerel siyasetçilerin kendi çıkarlarına uygun tüm demagojilerine karşın; yine de yeryüzünü iyice saydamlaştırmaya başladı.

Şayet aynı teknolojik olanaklar, 1622 Mayıs'ında da bulunsaydı tüm dünya; II. Osman'ın, yani Genç Osman'ın; Sultanahmet alanında ayaklanarak toplanan Yeniçeriler tarafından, nasıl 18 yaşında tahttan indirildiğini, bir pazar arabasına bindirilerek nasıl Yedikule Zindanı'na götürüldüğünü ve orada nasıl ırzına geçildikten sonra öldürüldüğünü izleyebilecekti.

Ve izleyebilecekti, öldürülen genç padişahın kulağının nasıl kesildiğini ve tahta çıkarılmak istenen Deli Mustafa'nın annesine nasıl götürüldüğünü...

Böylece siyasetçi çıkarlarına göre, genç kuşakları hipnotize etmek için okullarda değiştirilerek okutulan uydurma tarih kitapları da, anlamsızlığa düşecekti.

Henüz tam bilincinde olmasak dahi, gitgide hızlanan görkemli bir değişimin içindeyiz...

Koskoca süper ABD, kendi süperlik payesinin ırzına geçmiş görünen tek bir adama karşı, ordularını harekete geçirerek müthiş bir savaşa girişiyor...

Bu arada süper devlet ABD'de şarbon paniği başlıyor. Uçak şirketleri 100 bin kişinin işine son veriyor. Silah fabrikatörleri milyarlarca ve milyarlarca dolar kazanıyorlar.

ABD'nin, kendisine karşı; hava, deniz ve kara kuvvetlerini seferber ettiği Bin Ladin, iddialara göre Afganistan'da saklandığı için; Washington'la, Bin Ladin arasında sıkışan Afganlılar, pesperişan oluyorlar; derme çatma barınakları yıkılıyor, elleri ayakları kopuyor, çocukları ölüyor ve yüz binlerce kişilik göç kafileleri oluşturuyorlar...

Teknolojiler değiştikçe, binbir karmaşık hipnoz içinde yaşayan insanlığın da, kendi saplantılarını arıtmak zorunda kalması, kolay olmuyor. Ölenler, ezilenler, ezerken ezilmeye başlayanlarla, ortak bir ahmaklık tefrikası henüz sürüp gitmede...

Nereye kadar sürüp gidecek bu tefrika; ve bundan sonra neler olacak?

Yılbaşına kadar neler olacağını öngörmek kolay değil; ama 2050'ye kadar neler olacağını öngörmek kolay..

200'ü aşkın devlet var yeryüzünde... Bunları yöneten siyasetçi kadrolarının toplamı 4-5 milyon...

Bu 4-5 milyon insanın, 6 milyarlık dünya nüfusuna kaça mal olduğu çıkmaya başlayacak ortaya...

Ve anlaşılacak ki; ne derebeyleri, ne krallar, ne imparatorlar bu kadar pahalıya mal oldu Dünya nüfusuna...

Çeşitli hipnozlar içinde yaşayan birey; ne geçmişle ilgilidir, ne gelecekle. Onu güncel yaşamı ilgilendirir daha çok...

Oysa bir de insanlığın ortak bir yaşam geometrisi var; aileler içinde de, okullarda da üstünde hiç durulmayan...

Örneğin son 50 yılda, yeryüzündeki tüm doktorlar "en alt-en üst tavanlar" arasında ne kazanmışlardır?

Elektrik teknisyenleri ne kazanmışlardır?

Açık deniz kaptanları ne kazanmışlardır?

Tiyatro yazarları ne kazanmışlardır? v.s..

İnsanlığın yine ortak yaşam geometrisiyle ilgili, bir başka bilinçlenmeye daha gerek var. O da "politika" ile "bilim" arasındaki fark...

Diyelim ki, Napoleon, Wellington, Bismarck, Deli Petro, Churchill, Hitler, Lenin bir tarafta; Graham Bell, Thomas Edison, Marconi, Wright kardeşler, Alexander Fleming öteki tarafta..

Bell, icat ettiği telefonu; Edison, keşfettiği elektriği; Marconi, radyo kısa dalgalarını; Wright kardeşler, yaptıkları uçağı; Fleming de, yarattığı antibiyotik'i geri alsa..

İnsanlık tekrar ortaçağ karanlıklarının göbeğine gömülmez miydi?

Oysa siyasetçiler, hep kendilerinin üstünlüğüyle, kurtarıcılıklarını çıkarırlar ön plana...

Ve genellikle de ziyan zebil ederler yönettikleri bireylerin yaşamlarını...

Böyle bir bilinç içinde evrensel bir meslek sahibi olarak yetişmek, yahut yetişmemek...

İşte sorun...

www.superbahis.com


www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır