kapat
24.10.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )

Sezer'in çelişkisi

Anayasa Mahkemesi kararlarını salt çoğunlukla alıyor. Yani 11 üyeden 6'sının oyu karar almaya yetiyor.

Şimdiyi kadar tek istisna Anayasa değişikliklerine ilişkin iptal davalarında yaşanıyordu. Meclisten geçen anayasa değişikliklerinin iptali ancak üçte iki oy çokluğu şartına bağlı bulunuyor.

Son anayasa değişikliği paketi, istisnayı ikiye çıkardı.

Bundan böyle Anayasa Mahkemesi'nin bir parti hakkında kapatma kararı verebilmesi için en az 7 oy gerekecek.

Yani muhalif 5 oy, kapatma yönünde verilen 6 oydan daha değerli sayılacak!

Bu değişiklik, yılın başında Fazilet Partisi ile dava sona yaklaşırken bir "kurtarma operasyonu" olarak düşünülmüştü.

Ama öyle bir tepki oldu ki vazgeçildi.

Sezer açıkça karşı idi
O tartışmada Anayasa Mahkemesi'nden yapılan açıklamada "Partilere, ülkenin bütünlüğüne ve demokratik düzenin ortadan kaldırılmasına yönelik faaliyetlerde bulunma özgürlüğü verilemez" denildi.

"Parti kapatılmasının olanaksız hale getirilmesinin, demokratik cumhuriyeti korumasız bırakacağı tartışmasızdır" denilerek sert bir uyarı yapıldı.

"Bu oylama biçimi ile 4 oyun 7 oya egemen olması gibi demokratik olmayan bir sonuç" doğacağı, Anayasa ile bağdaşmayan bir ayrıcalık oluşturacağı, ayrıca kuvvetler ayrılığı ilkesinin de zedeleneceği belirtildi.

Mahkeme Başkanı Bumin, Başbakan Ecevit'i ziyaret ederek "Karar çoğunluğunu değiştirmek Anayasa Mahkemesi'ne güvensizlik anlamına geliyor. Bize güvenmiyorsanız istifa etmeye hazırız" dedi.

Bumin, Ecevit'ten sonra Cumhurbaşkanı Sezer'e gitti. Ve bu değişiklik, itirazlara hak veren Sezer'in Ecevit'i telefonla araması üzerine askıya alındı.

Yani Anayasa Mahkemesi Başkanı ile TBMM Başkanı'nın karşı olduğu bu değişikliğe, Anayasa Mahkemesi'nin eski başkanı olan Cumhurbaşkanı da açıkça karşı çıktı.

Ama sonra ne oldu?
Cumhurbaşkanı, anayasa paketine giren bu maddeyi veto etmeyi veya referanduma götürmeyi düşünmeden onayladı.

Buna karşılık milletvekili aylıklarıyla ilgili ayıplı maddenin referandumsuz düzeltilmesi imkânı mevcut olduğu halde referandum ısrarından vazgeçmedi.

Şimdiye kadar gözden kaçan bu noktanın sergilediği çelişki, Cumhurbaşkanı'nın kararlarında salt hukuk ve demokrasi normlarına dayandığı hakkında oluşan yaygın kanıya gölge düşürmüyor mu?

Referandumsuz düzeltilecek bir yanlışı, halkın partilerden hınç alma arzusunu tatmin etmek uğruna halk oyuna götürmek, ama rejimi zayıflatan, yüksek mahkemeyi zedeleyen, demokrasiye ve hukuka ters düşen başka bir maddeyi, yanlış olduğunu bile bile yürürlüğe sokmak..

Popülizm fırsatlarını değerlendirmekten hoşlanan bir Cumhurbaşkanı imajı uyandırmak istemiyorsa eğer...

Sayın Sezer bu çelişkinin doğurduğu tereddütleri ortadan kaldırmalıdır.

www.superbahis.com


www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır