Maçı seyretmeyip karşılaşmanın skoruna bakanlar dün gece Kadıköy'de başa baş bir mücadele oynandığını sanabilirler. Ama bizler ve maça gidenler biliyoruz ki Fenerbahçe kendi evinde tarihi bir hezimetten kalecisi Rüştü sayesinde kurtuldu. Şampiyonlar Ligi'nde galibiyeti ve puanı olmayan sarı-lacivertli takım tahmin ediyorum ki bu ligi haftaya galibiyetsiz ve puansız kapatacak.
Dün gece gördük ki kaleci Rüştü haricinde hiçbir futbolcunun ne aklı ne de ayakları Şampiyonlar Ligi için çalışmıyordu. Fenerbahçeli futbolcular bu lige zaten çoktan havlu atmışlardı. Onlar için dün gece sonrasında yine aynı şeyler söylenip yine aynı şeyler yazılacak. Yani "Bu takım koşmuyor, bu takım iyi mücadele etmiyor. Zor kazanılan toplar rakibe kolayca teslim ediliyor. Üç pas doğru dürüst yapılamıyor. Orta saha yok. Pres yok. Defans yok. Kademe anlayışı yok. Ve bu takımın sistemi yok."
Bunlar düne kadar yazılıp ve dün geceden sonra da yazılmaya devam edecek görüş ve eleştiriler. Leverkusen iki farkla öne geçtikten sonra devre biterken Oktay öyle nefis bir gol attı ki tribünler de havaya girdi. Oyunun ikinci bölümünde bu golle morallenen ve havaya giren bir Fenerbahçe'nin oyun alanına gelmesi işin en doğal yani idi. Ama ikinci devre maç Bayer Leverkusen takımıyla Rüştü arasında geçti. Sanki mağlubiyetten kurtulmak isteyen Alman takımı, galibiyeti korumaya çalışan da Fenerbahçe idi.