kapat
22.10.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 


Yok arkadaş; sana hayat hakkı yok

Yok arkadaş yok! İki farkı koruyamıyorsan sana hayat hakkı yok. Nerede ilk yarıdaki Beşiktaş ve nerede ikinci yarıdaki... Yüreğin mangal gibi açıkken rakibini sildin süpürdün. İlk 45 dakikada Galatasaray'ın tek gol pozisyonu yok. Oyunun kontrolü hep Beşiktaş'ın elinde. Kanatlardan bindirmeler, sahanın ortasında garanti paslar ve golü atmak izin muazzam bir hırs ve istek. Bunun ötesinde 'Biz bu maçı koparacağız' kararlığı... Pres yapan Galatasaray değil Beşiktaş. Rakipten kapılan sayısız top ve baskı altında olmadıkları için rahat oynama, karşı kaleye kolay gitme keyfi... Kısacası ilk yarı Beşiktaş için güllük gülistanlık. O bildiğimiz Galatasaray'ın sahada varlığı bile belli değil.

Şimdi gelelim ikinci yarıya... O aslan yürekli cengaverler gitmiş; yerine süklüm püklüm bir takım gelmiş. Kafalarda tek düşünce skoru koruma ve de öyle nazik, öyle kibar bir takım ki, rakibine biraz dokunan gidip 'Özürler' diliyor. 'Aman Galatasaray'ı kızdırmayalım' düşüncesinde bir ekip. Artık boğuşma yok, kavga yok, mücadale yok. Galatasaray'ın kendi yarı alanlarında oynamasına izin veren, topu kazanınca karşı kaleye gitmeyi gereksiz gören futbolcular...

Herşeye karşın 61.dakikada maçı bitirecek harika bir pozisyon. Khlestov'un nefis diriplinglerle getirip Ronaldo'nun önüne bıraktığı bir lokum. Kale bomboş, mesafe 1 metre ve bu topu Ronaldo mucizeler yaratarak dışarıya gönderiyor. İşte maçın dönüm noktası bu pozisyondu. Beşiktaş golü atıp farkı 3'e çıkaramadı ve bu top döndü Beşiktaş kalesinde golle sonuçlandı. Golden sonra Beşiktaş'ın abondone oluşuna öfkelenmemek elde değil. Tribünde muhteşem bir koro ve tek gollü de olsa bir avantaj. Ancak Beşiktaş yine kıpırdama niyetinde değil.

Daum da kulübede uyudu

Peki; Daum takımının bu denli yok oluşunda acaba kulübede ne yapıyordu? Tek oyuncu değişikliği yok. Adeta Daum da ikinci golü yemeyi bekliyor. Baya maçın başından itibaren sıfır. Yasin etkisiz. Erman durmadan top kaybediyor, pas hatası yapıyor. Peki bu oyuncular neden bu kadar uzunca süre oyunda tutulur? Önlem almak yerine kulübede sadece hakemlere bağırıp çağırırsan işte böyle tokatı suratına yersin.

Beşiktaş'ın ikinci yarıda uzunca süre devam eden gafleti 80.dakikada sona erdi. Son 10 dakika Beşiktaş yeniden yüreklendi. Ancak 'Atı alan Üsküdar'ı çoktan geçmişti.' Daum'un yaptığı değişiklikler artık anlamsızdı. Beraberlik elbette Galatasaray'ın işine geliyordu. Haklı olarak oyunu soğuttular ve sonunda da amaçlarına ulaştılar.

Daum sakın ola ki tek puanı büyük başarı olarak değerlendirmeye kalkışmasın. Onun favorisi Galatasaray istediğini kopardı. Beşiktaş ise 9 puan geride sefilleri oynamaya devam ediyor.

www.superbahis.com
www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır