
Üstünü kapat altta kalsın
Futbol Federasyonu yönetmelik çıkardı; "Küfür edilen statlarda maçlar yarıda tatil edilecek" diye...
Sahaya atılan maddeler için böyle bir yönetmelik çıkarmaya gerek yoktu. Çünkü yıllardır, böyle bir yönetmelik vardı. Uygulanıyor mu? Hayır. İşte Metin Tokat'ın G.Saray-F.Bahçe maçı. Küfürden vazgeçtik, elde somut deliller olan sahaya atılan maddeler yüzünden Türkiye'de çok maçın tatil edilmesi gerekir. Ali Sami Yen Stadı, o maçta neredeyse telefon bayii gibiydi. Şimdi telefon bayii olma sırası Şükrü Saracoğlu Stadı'na geliyor.
Aynı Ali Sami Yen'de bu hafta G.Saray-Nantes maçını izledim. Sahaya kürdan atılmadı kürdan!.. Ama bizim federasyonumuz ve hakemlerimiz, çıkartılan yönetmeliklerin arkasında duramıyorlar.
Ama bizim muazzam Futbol Federasyonumuz, tribündeki küfürü yönetmeliklerle halledemezken saha içindeki küfüre çare buldu beyler...
Nasıl mı? Sirküler yayınlayarak.
Geçtiğimiz haftadan itibaren naklen yayınlarda, kale arkasında ve pistte mikrofon bulunması yasaklandı. Sebebi de, rakip futbolcuların birbirine ettiği küfürler, hakeme yapılan küfürler meydana çıkmasın diye...
Ne güzel değil mi? Tam arap işi... Üstünü kapat altta kalsın. Tam benzetme yaparsak, güneşi balçıkla sıvıyorlar. Hemen aklıma geldi. 3 hafta önce Cafer, maçtan sonra Musa Eryılmaz için "Şerefsiz" demişti.
Hadi, diyelim ki, federasyon, gözlemci, temsilci, 4. hakem, yardımcı hakem bunu sineye çekti. Hakem Musa Eryılmaz nasıl sineye çekti, bir türlü anlayamadım.
Cesur hakemler
Pazartesi İstanbul'daydım. Ankara'dan Tayfun Bayındır aradı; "Ağabey, G.Saray-Beşiktaş maçının hakemi kim olur?" dedi. "Tayfuncuğum, takip etmedim, aslında biraz dikkatle bakılırsa o çıkar, sence kim olur?" dediğimde "Ağabey, maç Orhan Erdemir'le Muhittin Boşat'a doğru gidiyor. Orhan'ı aradım, sohbet ettik, ben bir şey sormadım, o da bir şey söylemedi. Ama gayet neşeliydi" cevabını verdi.
"Muhittin'i aradın mı?" diye sordum. "Aradım cep telefonu kapalıydı" yanıtını verdi. "Yaz Tayfuncuğum" dedim. "Maçın hakemi Muhittin Boşat'tır. Çünkü Türk hakemlerinin çoğunluğu cesaretsiz olduklarından, özgüvenleri eksik olduklarından aldıkları maçtan önce ve sonra telefonlarını kapatırlar. Hiç merak etme." Yayınlanan listeye baktım. Hakemler konusunda yanılmamışım!
Bu mu iyi yönetmek
Soru: Beşiktaş Shorunmu'yu niye sattı? Şimdi fellik fellik kaleci arıyor. Yanıt: Bu kaleci sık sık alacağı olan parasını istiyor, vermeyince de etrafını bozuyor.
Soru: Peki, Münch'ü niye sattınız?
Cevap: Bu oyuncudan iyi para geldi.
Soru: Ona da tamam. Veit'le kaleci Kjaer'i niye geri gönderdiniz, hem de tazminatlarını ödeyerek?
Cevap: İyi çıkmadılar.
Soru: Peki bunları kim aldırdı?
Cevap: Daum.
Soru: Peki Veit ile Kjaer'i alırken ve gönderirken verdiğiniz toplam para ne kadar?
Cevap: Münch'ün satılmasından kulübe gelen para kadar.
Sonra da çıkıp "Biz Beşiktaş'ı iyi idare ediyoruz" diyorsunuz. Ve bunları yazan çizenlerin üzerine de seyircinizi yolluyorsunuz.
6 saniye kuralı Türkiye'de var mı?
Allah aşkına birisi çıkıp bana söylesin. Kalecilerin topa sahip olduktan sonra elden çıkarmaları için verilen 6 saniye süresi ihlalini Türkiye'de uygulayan bir hakem var mı? Görmedim. Atladıysam özür dilerim. Gören varsa bildirsin.