kapat
16.10.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
ŞÜKRÜ KIZILOT(skizilot@sabah.com.tr )

Dolarla borçlanmanın avantajı da var

Dolar dedik ama Mark, Sterlin, Frank, Euro'da olabilir. Şirket, ortağı olan kişiden ya da ortağı olmayan bir tanıdığından, döviz olarak borç para alır ve daha sonra bu borcu döviz olarak öderse, önemli bir vergi avantajı sağlayabiliyor. Örneğin;

* Ortak (A) 200 bin dolar vermiş, (kur 1 milyon 200 TL) dört ay sonra da 200 bin doları (kur 1 milyon 600 bin TL) aynen geri almıştır. Ortada bir kazancı yoktur.

* Borç alan şirket, 200 bin doları borç aldığında, TL. karşılığı 220 milyar TL. idi. Ödeme sırasında TL. karşılığı 320 milyar TL. ediyor.

Bu duruma göre, aradaki fark olan 100 milyar TL., şirketin "kur farkı gideri" olarak defterine yazacağı masraf oluyor.

Olayın dayanağı
Çok kişi, yukarıdaki uygulamanın dayanağı olan yasa maddelerini, varsa Danıştay Kararlarını ve yorumları merak edebilir. Özetleyelim.

* Gelir ve Kurumlar Vergisi yasalarına göre, ticari kazancın elde edilmesi ve faaliyetin sürdürülebilmesi için yapılan her türlü giderler, masraf olarak yazılabiliyor (GVK Md. 40, KVK Md. 14). Kur farkı giderleri de, masraf yazılabilecek harcamalar arasında yeralıyor.

* Kur farkı, elde eden kişi açısından bir gelir ya da menfaat olmadığı gibi, bir hizmet ya da sağlanan bir değer de değildir. Bu nedenle faiz kapsamında değerlendirilemez. Kur farkı, elde eden gerçek kişi açısından vergiye tabi bir gelir de değildir (Danıştay Vergi Dava D. G.K.K. 14.04.1995 Tarih ve E.94/201, K.95/124, Bkz. Yaklaşım Dergisi, Şubat 1996).

* Borç alan firma, döviz cinsinden borç aldığı kişiye, fazladan bir ödeme yapmamaktadır. Örneğin 200 bin dolar borç alıp, aynı tutarı 4-5 ay sonra iade etmektedir. Burada, ortaya çıkan "kur farkı" ile borç verene herhangi bir menfaat sağlanmamaktadır. Firma, dövizi şahıstan değil de, bankadan kredi olarak alsaydı, ayrıca faiz de ödeyecekti. Şahıstan aldığında, faiz ödemekten de kurtulmaktadır.

* Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 15/2. maddesinde, sadece örtülü sermaye üzerinden ödenen faizlerin, gider olarak indiriminin kabul edilmeyeceği belirtilmiştir. Türk Lirasının, yabancı paralar karşısında değer kaybetmesinden kaynaklanan kur farkı giderinin, örtülü sermaye üzerinden ödenen faiz olarak değerlendirilmesi mümkün değildir (Danıştay'ın bu yönde, çok sayıda kararı vardır. Örneğin; Dn.4.D. 26.1.1999 Tarih ve E.1998/2250, K.1999/50; Dn.4.D. 4.5.1999 Tarih ve E.1998/3380, K.1990/1651, Bkz. Şükrü KIZILOT, Danıştay Kararları ve Özelgeler, Cilt : 5, Ankara, 2000, s.415-416)

www.superbahis.com


www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır