kapat
16.10.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
ZÜLFÜ LİVANELİ(livaneli@sabah.com.tr )

Anadil

Orhan Kemal müzesi açılmış. Büyük yazarımız adına kurulan müzede kitapları, fotoğrafları, masası, daktilosu, okuduğu kitaplar ve öldüğü gün yüzünden alınan maske sergileniyormuş.

Ne yazık ki İstanbul dışında olduğum için açılışa gidemedim ama yakında, edebiyatımızın bu büyük ismine gerekli ziyarette bulunurum nasıl olsa. Çünkü Türkçemizi geliştiren, ömrü boyunca bize aydınlık öyküler sunan Orhan Kemal'ler, her türlü saygıyı hak ediyor.

***
Türkçe dedim de aklım yine anadil konusuna takıldı.

John Berger "Anadil anayurt demektir!" diyordu.

Benim için de öyle.

Belki Türkiye'den uzakta yaşayabilirim ama Türkçeden ayrı yaşamama imkân yok.

Başka diller konuşuyor olmak da önemli değil. Bunlar sadece birer iletişim aracı benim için.

Türkçe kelimeler olmadan dünyanın tadına varamıyorum.

İster eksik, ister fazla, ister yeterli, ister yetersiz; kim ne derse desin; benim için dünyanın en güzel dili Türkçedir ve ben anadilimde konuşmadan, okuyup yazmadan, türküler söylemeden / dinlemeden yaşayamam.

Çünkü bir insanın anadili, ana sütü gibidir. Hiçbir şeyle kıyaslanamaz.

***
Anadilim benim için ne kadar aziz ise, Mehmet Uzun için de Kürtçe öyle olmalı.

Mehmet Uzun Türkiye'de olduğu kadar dünyada da ilgiyle izlenen, okunan bir yazar, bir kültür adamı.

Kürtçe yazıyor, yani anadilinde.

Romanları hem Kürtçe hem de Türkçe yayımlanıyor, sonra yabancı dillere çevriliyor.

Elimde Dagens Nyheter, Svenska Dagbladet gibi saygın İsveç gazetelerinin Mehmet Uzun'a ayırdığı sayfalar dolusu yazı var.

Uzun; aşkı da, hasreti de anadilinde anlatıyor. Kürtçenin ne yazık ki bilemediğim, derin ses nağmelerini işliyor.

Türkiye Cumhuriyeti'nin, kendi kültürel zenginliğini koruyan, bir dilin ilk romancısı olma onurunu dünya ile paylaşan bu yurttaşına ödül vermesi gerekir aslında.

Çünkü uygar ülkelerde bu işler böyle olur.

Ama gelin görün ki, burada Mehmet Uzun'un kitaplarını topluyorlar.

Sonunda takipsizlik de alsa, suç unsuru bulunmasa bile uğraşıp duruyorlar bu edebiyat adamıyla.

Geçenlerde DGM'deki duruşmasını dünya basını izlemişti. Neyse ki uygar bir duruşma sonunda o da, yayıncısı da aklanmıştı.

***
70'lerde yayımladığım bir hikâyede, Almanya'da çalışan ve hapse düşen bir yurttaşımızın, memleketten gelen eşiyle "görüşmesi" anlatılıyordu.

Alman hapisanelerinde kural, Almancadan başka bir dil kullanılmamasıydı.

Bu yüzden zavallı çift, köyde kimin ölüp kimin kaldığını, neler olduğunu, dillerinin dönmediği yalan yanlış Almanca kelimelerle aktarmaya ve sıla hasretini gidermeye çalışıyorlardı.

Bir trajediydi bu.

Analarının ak südü gibi hakları olan Türkçe konuşma hakları ellerinden alınmamalıydı.

Aynı şey bütün anadiller için geçerlidir ve resmi dil, anadil demek değildir.

Ana sütünü yasaklamak mümkün olabilir mi hiç?

Keşke kültür zenginliğini, siyasetin dar penceresinden seyretmesek!

www.superbahis.com


www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır