kapat
14.10.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
GÜLAY GÖKTÜRK(ggokturk@sabah.com.tr )

Afganistan'da cinskırımı

Bu başlığı bundan iki yıl önce yazdığım bir yazıda aynen kullanmıştım. Birleşmiş Milletler'in Kosova'daki soykırımı sona erdirmek için yaptığı müdahaleden sonraki günlerdeydi.

İnternette dolaşan ve altında yüzlerce imza olan bir duyuru, Afganistan'daki kadınların 1996'dan bu yana yaşadıkları cehennem azabını son derece somut bir biçimde, tüyler ürpertici örnekleriyle anlatıyor ve şu soruyu soruyordu:

"Bugün Afganistan'da kadınların yaşadıklarının, İkinci Dünya Savaşı'nda Polonya'daki Yahudiler'in yaşadıklarından ne farkı var? Kosova'daki soykırımına son vermek için müdahale eden ABD Hükümeti Afgan kadınlarının yaşadıkları sistemli kıyım karşısında neden bir şey yapmıyor?"

Bugün ABD'nin Afganistan'a saldırısı üzerine her halkın kendi rejimini seçme hakkını hatırlayanlar, aslında bu tartışmanın şimdi değil, Kosova'dan sonra yapılması gerektiğini unutmuş görünüyorlar.

Evet, bu tartışma taa o zaman yapılmıştı. Küreselleşme çağının gündeme getirdiği çok hayırlı bir tartışmaydı bu: Uluslararası kamuoyu, dünyanın herhangi bir yerinde süren insanlık dışı muameleye "iç işlerine karışmama" ilkesinin yüzü suyu hürmetine seyirci mi kalmalıydı; yoksa zulme "dur" demek için askeri müdahale dahil her yolu kullanmalı mıydı?

Kosova müdahalesinin dünya demokratik kamuoyunun büyük bölümünden aldığı destek, çağımıza damgasını basan temel bir ilkeyi de ortaya koyuyordu. İnsan haklarının devlet egemenliğinden daha üstün bir kavram olduğunun kabulüydü bu.

Ama ne yazık ki, çifte standardı dünya yüzünden kaldırmak o kadar kolay görünmüyor.

Dün soykırımcı Miloseviç'in egemenliğini meşru görmeyenler, bugün cinskırımcı Tâlibân'ın egemenliğine saygı istiyor.

O zamanlar, ABD'nin Filistin politikasını ya da başka suçlarını hatırlarına getirmeyenler, şimdi birdenbire ABD'nin suçlarını hatırlayıp böyle bir müdahaleye hakkı olmadığını savunuyor.

Üstelik de bunu, cinskırımı suçunun üstüne bir de teröre yataklık suçu binmişken yapıyor...

***
Yıllardır, türban konusunun her açılışında, İslamcı basından tanıdığım gazetecilere, televizyonculara bir öneride bulunurum: "Geniş bir kesim, iktidara gelirseniz kadınların başlarını kapatacağınıza inanıyor. Eğer yasakçılığa karşı olduğunuzu kanıtlamak istiyorsanız, işte size güzel bir fırsat: Afganistan'da Tâlibân rejiminin kadınları zorla sarıp sarmalamasına, eve hapsetmesine karşı çıkın... Elinizde imkânlar var. Oraya muhabir gönderin, röportajlar yapın, yazı dizileri, televizyon programları hazırlayın, kadınların çektiklerini Türkiye'ye aktarın. Türkiye'de kadınların örtünme hakkını daha sağlam savunmak için Afganistan'daki kadınların örtünme hakkını savunun."

Hepsi de "Gerçekten iyi fikir" derler, bu öneriyi yayın organlarına ileteceklerini söylerler. Ama ben şimdiye kadar, hiçbirinin böyle bir röportaj yaptığına, dizi ya da yazı hazırladığına rastlamadım.

Oysa bu hayati önemdeydi.

Eğer Türkiye'de İslami referansla siyaset yapanlar, "kol kırılır yen içinde" anlayışını terketmiş olsalardı, şimdiye kadar kendilerini Tâlibân rejiminden net bir biçimde ayırmış olsalardı, demokratik dünya onların bugünkü itirazlarını duymaya çok daha açık olurdu.

***
Afganistan'a müdahale, küreselleşme sürecinin en çetin konularından biri olan "uluslararası müdahale hakkı" konusunu bir kez daha, bütün karmaşıklığı ile önümüze getiriyor.

21. yüzyılın insanı bu çetrefil sorunu çözmek; müdahalenin koşulları ve sınırları konusunda sağlam ilkeler yerleştirmek, güvenilir kurumlar oluşturmak, böylece konunun reel politika alanında kötüye kullanımının önüne geçmek için daha çok tartışacak.

Ama böyle bir tartışmada fikir söylemeye hak kazanabilmek için önce kendi çifte standartlarından kurtulduğunu ispatlamak; önce uluslararası toplumun güvenilir bir parçası olabilmek gerekiyor.

Bizim İslami kanat işte bunu yapamıyor.

www.superbahis.com


www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır