Eğri cetvel
Devlet Bakanı Yılmaz Karakoyunlu'ya sorduk: - Nasıl geçti?
"Konu" cuma günü Çankaya Köşkü'nde yapılan görüşmeydi.
Karakoyunlu dedi ki:
- Doğrusunu isterseniz Sayın Cumhurbaşkanı'nın ekonomik meseleler ve yaşanan sonunlar konusunda bu kadar hazırlıklı, bu kadar donanımlı geleceğine ihtimal vermiyordum... Son derece etkilendiğimi söylemeliyim.
DOĞAN KAYRAN
- Sayın Bakan... Cumhurbaşkanı "kaç dosya ile" geldi?
- Hayır... Yanında dosya yoktu.
- Danışman?
- Evet... Vardı... Özel Kalem Müdürü... Genel Sekreter... Ve Doğan Bey... Doğan Kayran.
Karakoyunlu bize "tanır mısınız" diye sordu.
Ama yanıtımızı beklemeden anlatmaya başladı:
- Doğan Kayran 1963'ten beri DPT'de... Türkiye'nin yetiştirdiği çok değerli bir bürokrat... Sayın Demirel zamanında da Köşk'teydi... Ben DPT'de Finans Müdürü iken, Doğan Bey Sektörler Müdürü idi... Memduh Aytür'le, Kemal Cantürk'le çalışmış bir isim... Cumhurbaşkanı'nın yanında işte o vardı.
REEL SEKTÖR
- Sayın Karakoyunlu... Cumhurbaşkanı neler istiyor?
- Üretim artsın diyor... Doğru... Sorunların çözümü için üretim şart.
- Sonra?
-- Üretim olacak ki... Piyasa canlanacak... Sayın Cumhurbaşkanı'nın önerileri yerinde.
- Başka?
- Küçük ve orta boy işletmelerin sorunlarının çözülmesi... Ekonominin dengeleri bozulmadan, bu işletmelerin çalışabilmesi.
- Başka?
- Yani reel sektör... Reel sektörün harekete geçirilmesi... Bütün ülkenin ana sorunu... Sayın Sezer de bunu vurguluyor.
ÖZELLEŞTİRME
Yılmaz Karakoyunlu:
- Afaki konuşmayan, konuştuğu konu için ciddi biçimde hazırlanan, olaylara vakıf bir Cumhurbaşkanı... Ciddi, emniyet veren bir üslup... Cuma günü Köşk'te bunu gördüm. Etkilendim.
- Sizin konunuza... Yani özelleştirmeye ilgisi?
- Fevkalâde... Ben, özel bir yasa tasarısı hazırladığımızı söyledim... Kendileri de bu konudaki bilgilerini, deneyimlerini, hukuki bakımdan daha önce karşılaştığı bazı hususları anlattılar.
SOKAKTAKİ ADAM
Sokaktaki adam "burnundan soluyor."
O nedenledir ki...
Çankaya'da konuşulanları "öğrenme hakkı" var.
Köşk'te "sokaktaki adamın durumu" hangi ölçüde ele alındı?
Bunları Karakoyunlu'ya sorduk.
İşte yanıtı:
- Hepimiz, sokaktaki vatandaşımızın durumunu çok iyi biliyoruz... Ben onların içindeyim... Köşk'te şunu gördüm... Sayın Cumhurbaşkanı Odalar Birliği'nden... Ama özellikle de Anadolu'daki odalardan gelen raporları çok iyi incelemişler... Onlardan gelen önerileri bize aktardılar... Bunların yerine getirilip, getirilemeyeceğini sordular... Tavsiyelerde bulundular.
TALİMAT
Cumhurbaşkanı:
- Ekonomiyi canlandırın... Bazı vergi kolaylıkları getirin... Dış ticareti harekete geçirin... İhracatı aksatmayın.
ÇÖZÜM
- Sayın Karakoyunlu... Hiç tartışma çıktı mı?
- Sayın Cumhurbaşkanı tartışmaları fevkalâde iyi yönlendirici bir tavır içindeydiler.
Ve son soru:
- Belli ki Cumhurbaşkanı bir dinamizm sergilemek ihtiyacını duyuyor... Aynı dinamizm Karakoyunlu olarak sizin kişiliğinizde de var... Ama... Hükümette de var mı?
- Bakanlar Kurulu'nun ilk toplantısında konuşacağım... Köşk'te dile getirilen talep, tavsiye ve talimatlar karşısında hazırladığım önerileri Hükümet'e arzedeceğim... "Buyrun çözüm yolları" diyeceğim... Gerisi Bakanlar Kurulu'nun takdiridir.
PROF. TOSKAY
Yılmaz Karakoyunlu'dan sonra "bir başka Devlet Bakanı'nı" aradık.
Çankaya'daki toplantıya katılanlardan, Prof. Dr. Tunca Toskay'ı.
Öğrendik ki...
Tunca Hoca, eşi ile birlikte, çarşıda.
"Bu ortamda" bir Bakan'ın "çarşı pazarı bizzat görmesinde" fayda var.
Prof. Toskay'ı bulduk:
- Ne yapıyorsunuz?
- Eşimle birlikte vitrine bakıyoruz.
"Hocam" dedik.
- Vitrine bakmakla olmuyor... İcraat lazım... İçeri girin... Alışveriş yapın... Piyasayı canlandırın. Görüyorsunuz... Ekonomi durdu... Köşk'te bunları konuşmadınız mı?
EXIMBANK
Prof. Tunca Toskayf:
- Para yok... Ekonomi daralma döneminde... Psikolojik ortam da buna eklenince... Talep kasıldı.
- Köşk'teki toplantı?
- Sayın Cumhurbaşkanı gerçekten çok dikkatli Hazırlanmışlar... İtina ile dinlediler... Görüşlerini söylediler... Gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirttiler.
- Sizin konunuz... Yani ihracat... Orada da tıkanma var.
- Köşk'te söyledim... Bankacılık sistemi kitlendi... Eximbank kaynaklarının takviyesini istedim... Buna kimsenin itiraz ettiği yok.
YENİ PAKET
- Sayın Toskay... Sonuç?
- İş dünyası ile birlikte bir önlemler paketi hazırlıyoruz... Ekonomiyi harekete geçirecek, üretimi ve piyasayı canlandıracak köklü öneriler... Bakanlar Kurulu'na sunacağım.
CETVEL EĞRİ
Yılmaz Karakoyunlu'yu... Prof. Toskay'ı... Sümer Oral'ı... Diğer bazı bakanları dinleyince...
"Konularına hakim olduklarını" görüyoruz.
Ellerinde "önlemler... Öneriler olduğunu" görüyoruz.
"Dinamizm" görüyoruz...
Ama "Hükümet kurumu olarak biraraya geldiklerinde..."
"Aynı dinamizmi" göremiyoruz.
Burada sorun "liderlik sorunu" olsa gerek. "Orkestra şefliği" sorunu.
Ataerkil bir yapıya sahip yönetim sistemimizin şu andaki "en büyük eksiği" bu.
Lider "hedef" gösterir.
"Yöneticiler" de bu hedefe gidilecek yolda, koşar adım mesafe alırlar.
Hükümette "yönetici" çok ama...
"Hedef budur... Haydi" diyecek bir "liderlik" yok.
İşte "eğirilik" burada.
Meşhur sözdür:
"Eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz."