|
|
 |
| |
|
Artık Müslümanlar'ın silkinme zamanı
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, İslam'a yönelik cesur eleştirilerine yenilerini ekledi Yılmaz, İslam ülkelerine "Kafanızı kumdan çıkarın" dedi ve ekledi: Müslümanların imajı zedeleniyor
Bütün dünyanın Afganistan'daki ilkel Taliban görüntülerini "Müslümanların genel görüntüsü" gibi seyrettiği bir dönemde, sert çıkış yaparak, İslam dünyasını uyaran ve özeleştiri yapmaya çağıran Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, İslam ülkelerine yeni bir çağrıda bulundu. "Artık İslamın silkinme zamanıdır. Kafanızı kumdan çıkarın. Bilime sırtınızı dönerek bir yere varamazsınız" diyen Yılmaz, madde ve mana birlikteliğini istedi.
"TALİBAN KÖTÜ ÖRNEK"
Yılmaz SABAH aracılığıyla İslam ülkelerine ve İslam'ı TV'lerdeki, gazetelerdeki Taliban görüntülerine bakarak değerlendirenlere şu mesajı gönderdi: "Müslümanlar Afganistan'daki gibi bir rejimde elbette yaşamak istemez. Taliban dünyayı İslam konusunda yanıltıyor. Taliban'ın uygulamalarına bakıp İslam'ı değerlendirmek hata olur. Taliban, İslam'ı sevimsiz, kaba, geri bir din gibi gösteriyor. Müslüman imajına darbe vuruyor. Sanki Müslümanlık, fotoğraflara yansıyan ilkel Taliban görüntülerindeki bir din gibi algılanıyor. Halbuki İslamiyet bunun tam tersini emreder. İslam'ın görüntüsü, Taliban'ın verdiği görüntü asla değil. Terör ve korkunun, hoşgörüsüzlüğün İslam'da yeri yoktur. Bu terörün altında yatan sebeplerin belki baş sebebi hoşgörüsüzlüktür. Terörü yenmeye çalışanlar, hoşgörüsüzlüğü de yenmelidir."
"ÖNCE BİLİM-TEKNİK"
Mehmet Nuri Yılmaz, İslam ülkelerine "Kafanızı kumdan çıkarın" çağrısı yaptı. Yılmaz "Bilim ve tekniğe sırtınızı dönerek hiçbir yere varamazsınız. Üstelik bu durum İslam'ın imajını da zedeliyor" dedi. Petrol gibi doğal zenginliğe güvenerek, çalışmadan, bilimde teknikte Batı ile yarışmadan yaşayan Arap ülkeleri de Yılmaz'ın uyarısından payını şöyle aldı:"Allah'ın verdiği doğal zenginliklerin sonu vardır. bir gün biter. O zaman ne yapacaklar? İslam dini madde ve mananın bir arada olmasını, her ikisinin dengede tutulmasını emreden bir dindir. Gerçek yaşamı, üretimi, çalışmayı unutmadan ibadet etmek lazım."
Diyanet İşleri Başkanı Yılmaz, Müslümanların geri kalıp Batının ilerlemesindeki en önemli nedenlerden birinin "İslam dünyasının asırlarca sadece metafizik konulara yönelmesi" olduğunu söyledi.
"KURAN'A UYUN!"
Yılmaz, şu değerlendirmeyi yaptı:"İslam dünyası hep Allah'ın zatı ve sıfatıyla uğraştı. Kendileri için faydalı olan, insanlık için faydalı olan şeyleri, bilimi, buluşları ihmal ettiler. Yani madde ile manayı bir arada götüremediler. Oysa, Allah insanlara dünyayı imar ve inşa konusunda gerekli gayreti, çalışmayı göstermelerini emretmişti. Müslümanlar bunu yapamadı. Mesela, Abbasiler döneminde; Allah'ın zatı ve sıfatı aynı mıdır, gayrı mıdır, Allah birtakım şeyleri yapmaya mecbur mudur gibi zaman kaybettirici felsefi tartışmalarla meşgul oldular. Kuran'daki o dipdiriliği, canlılığı yakalayamadılar.
İslam, bilimi tekniği teşvik etmektedir. Bunlarla ilgili Kuran'da sayısız ayetler vardır: Ama Müslümanlar bunlara gözlerini kapadılar. Artık silkinmenin, uyanışın, kendine gelmenin zamanı gelmiştir, hatta geçmektedir. Kültür mirasının yeniden gözden geçirilmesi lazım. Muhtelif asırların örf ve adetlerini din olarak görmekten vazgeçmelidirler. Dinin ruhuna, özüne dönmelidirler. Eğer elimizdeki kutsal kitabın, Kuran'ın emrine tam olarak uysaydık, bugün dünyanın en medeni milletleri, ilimde teknikte en çok ilerlemiş ve en zengin toplumları, Müslüman ülkeler olurdu. Afganistan'daki gibi çağ dışı görüntüler de asla doğmazdı. Müslüman imajı bu görüntülerle zedelenmezdi. Buna kimsenin hakkı yoktur."
Siyasiler ve ilahiyatçılar Yılmaz'a destek verdi
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz'ın Miraç kandili nedeniyle yayınladığı mesajda, Müslümanları "geri kalmışlık" açısından özeleştiriye davet etmesine siyasilerden ve bilim adamlarından farklı tepkiler geldi. Ancak hemen herkes Müslümanların kendini geliştirme konusunda çaba harcaması gerektiği görüşünde birleşti. İşte dün SABAH'ın manşetine taşıdığı haberle ilgili farklı tepkiler:
* Eyüp Sanay (AKP Ankara Milletvekili): İslam dünyasının gelişmemiş olmasının İslamiyet ile ilgisi yok. Bu devletlerin, toplumların, yöneticilerin tavrı, kurulu sistemlerle ilgili bir olay. İslam dünyasındaki mevcut toplumsal yapılar böyle sürdüğü müddetçe, geride kalmaya devam ederiz. Daha çok çalışmamız gerektiği yönündeki düşüncelerine katılıyorum ama, bunları söylemenin yeri ve zamanı ayrıdır.
* Turhan Alçelik (SP Milletvekili): Sadece Müslümanlar'ın değil, dünyadaki herkesin daha iyiyi daha güzeli yararlıyı bulma, bunlara ulaşma yönünde çaba göstermesi lazım. Çünkü Müslüman ülkelerin durumu biraz da bireylerin kendi eksikliklerinden kaynaklanıyor.
* Hüseyin Çelik (AKP Milletvekili): Miraç, Hz. Peygamberin gökyüzüne çıkma mucizesi, insan oğlunun ulaşabileceği noktayı gösteren bir mucizedir. Müslümanlar bunu örnek almalıydı. Yılmaz'ı açıklamalarından dolayı kutlarım. Ancak İslam toplumlarının yüzde 99'u şu anda despot rejimlerle yönetiliyor ve Taliban yönetimi ile İslamiyeti özdeş kabul eden bir anlayışı kabul etmek de mümükün değildir elbette...
* Lütfü Doğan (SP Milletvekili): Sayın Yılmaz'ın bu görüşleri ilmi esaslar çerçevesinde dile getirdiğinden endişe etmiyorum. İsra ve Mirac çok önemli. Mirac peygambere özel bir mucizedir. Bundan hem Müslüman toplumların, hem de diğer insanların çıkarabileceği güzel dersler ardır. Bir kısım insanlar bundan yararlanıyor, bir kısmı ise yararlanmıyor olabilir. Yararlanmak için akıllı ve bu alemin prensiplerine uygun çalışmaya ihtiyaç var.
* Prof.Yaşar Nuri Öztürk: Ben aslında Yılmaz'ın bu söylediklerini 20 yıl önce söylediğimde benim için, "Dini yozlaştırıyor, dini düzeni keyfine uyduruyor, reform yapıyor" diye çok eleştirdiler. Hatta hakaret ettiler; beni din dışı ilan ettiler Ancak geç olsa da Diyanet İşleri Başkanı'nın bunları söylemesi beni mutlu ediyor, çünkü bunlar hakikat.
* Doç.Dr.Hasan Elik (M.Ü İlahiyat Fak.): Diyanet'in yapmış olduğu bu açıklamayı alkışlamak lazım. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurum olarak böyle bir kurumu inşa etmesi bile İslam dünyası için bir ayrıcalıktır. İslam dünyasının ilim açısından Batı'dan geri olduğu gün gibi aşikar. Ama tarihin belli dönemlerinde İslam dünyası da Batı'nın önündeydi. Eğer imanı ilimle bütünleştirmezseniz, iman kuru bir inattan ibaret kalır. Diyanet İşleri'nin yaptığı açıklama işte bu nedenlerden dolayı çok önemlidir ve yerindedir.
* Abdurrahman Dilipak (Gazeteci): Başkan'ın sözleri genel anlamda doğru ancak; bu sözleri Batı uygarlığının İslam uygarlığına; Batı'nın İslam toplumuna üstünlüğü anlamında yorumlamak mümkün değil. Evet sistemli bir şekilde geri bırakıldık. Ahlaksızlaştırıldık. Bu Türk milletine tarşı kurulmuş bir komploydu. Toplum uygarlığı 300 yılı bulmayan, kızılderili kanı, siyah insanın gözyaşı ve sarı ırkın çalınan alınterleri üzerine kurulu; iç savaştan çıkıp son yüzyılda dünyaya iki dünya savaşı armağan eden ve üçüncüsünün fünyesini ateşlemeye çalışanlardan bu konuda alacak fazla bir dersimiz olmasa gerek.
* Zekeriya Beyaz (İlahiyatçı): Diyanet İşleri Başkanı'nın görüşlerini doğru ve yerinde buluyorum. Zaten biz, bu görüşleri yıllardan beri tekrarlıyoruz. Kur'an'ı Kerim'in ilk ifadesi 'Oku' kelimesiyle başlar; devam eden ayetlerde yine okumak, yazmak ve öğrenmekten bahseder.
Müslüman ülkeler ve milli gelirleri
| Ülke | Milli gelir ($) |
| Cezayir | 1.550 |
| Azerbaycan | 550 |
| Bangladeş | 370 |
| Kamerun | 580 |
| Mısır | 1.400 |
| İran | 1.760 |
| Ürdün | 1.500 |
| Kazakistan | 1.230 |
| Kırgızistan | 300 |
| Malezya | 3.400 |
| Fas | 1.200 |
| Nijerya | 310 |
| Pakistan | 470 |
| Papua | 800 |
| Senegal | 510 |
| Suriye | 970 |
| Tacikistan | 290 |
| Tanzanya | 240 |
| Tunus | 2.100 |
| Türkiye | 2.900 |
| Türkmenistan | 660 |
Mehmet ÇETİNGÜLEÇ
|
|
 |
|