kapat
14.10.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 

'Ankara haddinden fazla büyüdü'


Ankara'nın kendi kendini yiyecek bir mekanizma haline geldiğini savunan Nevzat Saygılıoğlu sert konuştu: Tedirginim, bu gidiş sağlıklı değil
Gümrük Müsteşarı Nevzat Saygılıoğlu, "Ankara'nın haddinden fazla büyüdüğünü, kendi kendini yiyecek bir mekanizma haline geldiğini" söyledi. Saygılıoğlu, dövizin fiyatının olmadığını belirterek, ''Çıpadan kurtulan dövizin nereye gittiği belli değil. Ne olacağı da belli değil'' dedi.

Saygılıoğlu, TOBB Ticaret ve Sanayi Odaları Konsey Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, ekonomi çevrelerinin, 2002 ortalama döviz kurunun ne olacağını tahmin etmekte zorlandığını öne sürdü. Bürokraside kaygılar bulunduğunu, bürokratların aynı zamanda algılama sorunu olduğunu ileri süren Saygılıoğlu, şöyle konuştu:

SPEKÜLASYONLAR VAR
''Ankara haddinden fazla büyüdü, kendi kendini yiyecek bir mekanizma haline geldi. Devletin işleyişinde sorunlar var. Ben 27 yıllık bir bürokrat olarak tedirginim, rahatsızım, bu gidiş sağlıklı değil. İşin perde arkasını iyi-kötü bilen biri olarak söylüyorum. Serbest piyasada fiyatların oluşumunda spekülasyonlar devreye girince, Merkez Bankası'nın da kartı olmayınca, sıkıntı ortaya çıkıyor. Faizin de fiyatı yok. Paranın maliyetini bugün belirlemek mümkün mü? Enflasyon oranı konusunda ekonomi çevrelerinde farklı değerlendirme yapılıyor. Milli gelirde faizin oranı yüzde 3,5 iken, bu rakam 2000'de yüzde 16, 2001'de yüzde 19 ve gelecek yıl yüzde 25'in üzerinde olacak. Toplam kamu harcamaları gelirlerin yüzde 42'sini alır duruma geldi.''

Talep yetersizliğinin bir neden değil, sonuç olduğunu savunan Saygılıoğlu, ''Çünkü fiyat mekanizması yok. Kasım ve Şubat krizinde oturmamış fiyatlar var. Satın alma gücünde sıkıntı var, buna bağlı olarak da talep yetersizliği doğuyor'' dedi.

2001 ihracat hedefinin 30 milyar dolar civarında olduğunu ifade eden Saygılıoğlu, maliyetlerin yüksek olması nedeniyle dış satımın istenilen ölçüde sağlanamadığını kaydetti. 1980-90 yılları arasında Türkiye'ye önemli bir kaynak girdiğini hatırlatan Saygılıoğlu, 1990-99 arasında Körfez krizi nedeniyle 27 milyar dolarlık bir zarar ortaya çıktığını terör eylemleri ve deprem nedeni ile kaynak girişinin azaldığını, aynı zamanda kaynak çıkışı olduğunu bildirdi.

Yastık altında 20-40 milyar dolarlık para bulunduğunu vurgulayan Saygılıoğlu, bankaların yurtdışındaki mevduatlarının yılsonu itibariyle 7 milyar dolar olacağını belirterek, ''Para piyasaya niye girmiyor? Fiyatı yok. İnsanlar üç yıl sonrasını göremiyor'' dedi.

VERGİ GELİRLERİ SAPMAZ
Gelirler Genel Müdürü Akif Hamzaçebi de, 2001 yılı vergi gelirleri hedefinin tutmayacağı yönünde görüşlerin bulunduğunu belirterek, ''Rakamlarda sapma beklemiyoruz'' dedi. 2001 bütçesinde vergi gelirleri hedefinin 37.7 katrilyon öngörüldüğünü, ancak Ekim ayında bu rakamın 38.4 katrilyon olarak revize edildiğini hatırlattı. 2001 yılındaki vergi gelir oranının yüzde 20.8 olduğunu, 2000 yılında ise bu rakamın yüzde 21 olarak gerçekleştiğini belirten Hamzaçebi, 0.2'lik düşüşün 2000 yılında bir defaya mahsus olarak alınan vergilerin 2001'e göre daha yüksek bir rakam olmasından kaynaklandığını kaydetti.

Reel sektör programa feda edildi
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ülke tarihinin en ağır ekonomik krizinin yaşandığını belirterek, ''Türkiye'nin gerçekleri tam olarak dikkate alınmadan hazırlanan bu programdan sapmamak uğruna reel sektör feda edilmiştir'' dedi.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nda düzenlenen toplantıda konuşan Hisarcıklıoğlu, Kasım ve Şubat krizlerinin üzerinden yaklaşık bir yıl geçmesine rağmen ekonomik açıdan son derece vahim bir tablonun ortaya çıktığını ifade etti. Hisarcıklıoğlu, enflasyon, faiz ve döviz kurlarının kontrolsüz bir şekilde artış kaydettiğini, buna paralel olarak fabrikaların ardarda kapandığını ve işsizler ordusunun katlanarak büyüdüğünü söyledi.

Üretimden başka alternatifin olmadığını anlatan Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti:

''Türkiye'nin gerçekleri tam olarak dikkate alınmadan hazırlanan bu programdan sapmamak uğruna reel sektör feda edilmiştir. Bu nedenle artık Türkiye'nin istikrar politikaları yanında büyüme politikalarını da göz önüne alması kaçınılmaz hale gelmiştir. Türkiye ekonomisinin üretim, yatırım ve istihdamda azalmaya tahammülü kalmamıştır.

www.superbahis.com
www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır