Hayvanlar arasında savaş yok. Kavgayı bile aç kaldıklarında yapıyorlar...
Velakin beniadem, her gün gırtlak gırtlağa, sık sık da büyük savaşlarda boy veriyor...
Sanki, toplu öldürme kaabiliyeti için sık sık idman yapmak gerekiyor.
Bu cümleye bakıp da, sanmayın ki, "Ay kardeş, vallahi ben barıştan yanayım, savaşa çok fena karşıyım" diye ne kokar ne bulaşır bir tavır sergileyeceğim.
Normal insan zaten savaşa karşıdır.
Fakat savaş da kaçınılmaz hale gelmişse dalarsın olayın içine, zaten kaçamazsın, kaçmana fırsat vermezler, şovalye gibi çarpışırsın, ya öldürürsün ya da geberir, gidersin.
"Tavırsızlık" zaten imkansız hale geliyor, bazen...
Amerika'nın başlattığı saldırı, dünyayı üçe böldü.
Teröre kesin karşı çıkıp Bin Ladin'e kin kusanlar, bir yanda...
Sırf Amerika'ya karşı oldukları için, dolaylı dolaysız Bin Ladin'in yanında duranlar...
Üçünçü saf da, korkaklar, fikirsizler, renksizler vesaire...
Tabii üçüncü saftakiler, Bin Ladin'in "lojistik kuvvetleri" oluyor, orası ayrı...
Bu savaş postmodern bir savaş olacağa benziyor.
Bütün enstrümanların kullanılacağı topyekun bir gırtlaklaşma...
Silah, istihbarat, gizli servis, ekonomi, maliye, ithalat, ihracat, ambargo, kimyasal, fizik ve belki de biyolojik, manada bütün imkanların kullanıldığı cephesiz bir gırtlaklaşma...
Olur mu bilemem ama Allah, Bin Ladin'in çıplak ayaklı ordusunun yardımcısı olsun, diyeceğim, dilim varmıyor!
Sahi... Musevilerle Hristiyanların Tanrısı ne düşünüyor bilemem ama bizim yüce Allah'ımız, günahsızları öldürenlere "kıyak yapıyor muydu?"
"Terör" İslamcı bir kisveye sokulunca, Allah bu numarayı yutuyor mu?
Ben en çok, Afgan halkının, araya gitmesine yanarım...
Büyük trajedi yaşıyor bu halk!..
O kadar kadersiz bir kavim ki, Taliban ve Bin Ladin belasından kurtulması için tepesine bomba yağması gerekiyor, sanki...
Bu çatışmada başka zor durumlar da var:
Bin Ladin ve Taliban, belli ki Afgan halkını kendine kalkan yapacak!
Onlar için Afgan halkı önemli değil...
O zaman Amerika, bu kalkanı incitmeden Taliban'ı nasıl çözecek, nasıl dize getirecek?
Bu da çok zor bir vaziyet!
Fakat başka bir gelişme daha dikkatleri çekiyor.
İnsanlar saflarını alıyorlar ya...
Bizim Recai Kutan da açıklamayı patlatmış...
"Dünya ikna olmadı" türünden oportünist bir açıklama ile Amerika'ya karşı çıkıyor, dolaylı olaraktan "din kardeşi" Ladin'e arka çıkıyor.
Eeeee... ne olacaktı?..
Sen, yıllar yılı, demokrasi olsun diye değil de, "din devleti" olsun diye siyaset yaparsan, halkın inançlarını gıdıklarsan, işte sonunda böyle terörü desteklemek zorunda kalırsın...
Bu oportünizm ve inanç kuyrukçuluğu yüzünden siyaseten daha da beter hale geleceksiniz, söylemişti dersiniz.
Sırf Amerika'ya "karşı" olmak için, "Ladinci" kesilen üçüncü sınıf solculardan ne farkınız kaldı?
Allah hepinizin ittifakını versin!
Ne acı kader!
Saddamcı, solcu, sosyalist, köktenci, PKK'cı, taşaron devrimci ile barışçı kisvesi takmış duygu dolandırıcılarını bir safta görmemiz için Amerika'da binlerce kişinin ölmesi mi gerekiyordu?
Teröre kesinlikte karşı olmak, Batı'nın "ikiyüzlülüğünü" ve temel ahlak haline getirdiği "ahlaksızlığı" sorgulamayı engellemez...
İdeolojik fanatizmle bakmıyorsanız olaylara, meseleleri görmek kolaydır.
Yeter ki, hayatın her yeni gelişmesine "özgür" bir yaklaşım gösterebilelim.
Körükörüne tapınma değil, gelişmelere göre değerlendirme...
Bizler, "bilmemneci" değiliz, insanız!
Öyleyse soralım:
Taliban'a elindeki silahları kim veriyor?
Nerden buluyorlar onca silahı?..
Kim satıyor o silahları bu arkadaşlara, hangi "çağdaş" ülke yahut ülkeler koalisyonu bu adamları silahlandırıyor.
Karşılığında eroin dolarlarını cebe indirerek...
Aynı eroinler, Batı başkentlerinde ve vilayetlerinde, çekirdek nohut gibi satılıp, gençliği perperişan etmeye devam ederken...
Şu bizim PKK belasının silahlarını kimler veriyordu ve hala veriyor acaba?
Kimler bu iblisler?
"Medeni Koalisyon", bu "silah-eroin-dolar" sarmalının üzerine gidip, meseleyi çözmezse eğer, dünyadan terörü asla silemeyecek, sadece intikam almış olacaktır.