kapat
09.10.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
İLKER SARIER(isarier@sabah.com.tr )

Allah ittifakınızı versin!

Hayvanlar arasında savaş yok. Kavgayı bile aç kaldıklarında yapıyorlar...

Velakin beniadem, her gün gırtlak gırtlağa, sık sık da büyük savaşlarda boy veriyor...

Sanki, toplu öldürme kaabiliyeti için sık sık idman yapmak gerekiyor.

Bu cümleye bakıp da, sanmayın ki, "Ay kardeş, vallahi ben barıştan yanayım, savaşa çok fena karşıyım" diye ne kokar ne bulaşır bir tavır sergileyeceğim.

Normal insan zaten savaşa karşıdır.

Fakat savaş da kaçınılmaz hale gelmişse dalarsın olayın içine, zaten kaçamazsın, kaçmana fırsat vermezler, şovalye gibi çarpışırsın, ya öldürürsün ya da geberir, gidersin.

"Tavırsızlık" zaten imkansız hale geliyor, bazen...

Amerika'nın başlattığı saldırı, dünyayı üçe böldü.

Teröre kesin karşı çıkıp Bin Ladin'e kin kusanlar, bir yanda...

Sırf Amerika'ya karşı oldukları için, dolaylı dolaysız Bin Ladin'in yanında duranlar...

Üçünçü saf da, korkaklar, fikirsizler, renksizler vesaire...

Tabii üçüncü saftakiler, Bin Ladin'in "lojistik kuvvetleri" oluyor, orası ayrı...

Bu savaş postmodern bir savaş olacağa benziyor.

Bütün enstrümanların kullanılacağı topyekun bir gırtlaklaşma...

Silah, istihbarat, gizli servis, ekonomi, maliye, ithalat, ihracat, ambargo, kimyasal, fizik ve belki de biyolojik, manada bütün imkanların kullanıldığı cephesiz bir gırtlaklaşma...

Olur mu bilemem ama Allah, Bin Ladin'in çıplak ayaklı ordusunun yardımcısı olsun, diyeceğim, dilim varmıyor!

Sahi... Musevilerle Hristiyanların Tanrısı ne düşünüyor bilemem ama bizim yüce Allah'ımız, günahsızları öldürenlere "kıyak yapıyor muydu?"

"Terör" İslamcı bir kisveye sokulunca, Allah bu numarayı yutuyor mu?

Ben en çok, Afgan halkının, araya gitmesine yanarım...

Büyük trajedi yaşıyor bu halk!..

O kadar kadersiz bir kavim ki, Taliban ve Bin Ladin belasından kurtulması için tepesine bomba yağması gerekiyor, sanki...

Bu çatışmada başka zor durumlar da var:

Bin Ladin ve Taliban, belli ki Afgan halkını kendine kalkan yapacak!

Onlar için Afgan halkı önemli değil...

O zaman Amerika, bu kalkanı incitmeden Taliban'ı nasıl çözecek, nasıl dize getirecek?

Bu da çok zor bir vaziyet!

Fakat başka bir gelişme daha dikkatleri çekiyor.

İnsanlar saflarını alıyorlar ya...

Bizim Recai Kutan da açıklamayı patlatmış...

"Dünya ikna olmadı" türünden oportünist bir açıklama ile Amerika'ya karşı çıkıyor, dolaylı olaraktan "din kardeşi" Ladin'e arka çıkıyor.

Eeeee... ne olacaktı?..

Sen, yıllar yılı, demokrasi olsun diye değil de, "din devleti" olsun diye siyaset yaparsan, halkın inançlarını gıdıklarsan, işte sonunda böyle terörü desteklemek zorunda kalırsın...

Bu oportünizm ve inanç kuyrukçuluğu yüzünden siyaseten daha da beter hale geleceksiniz, söylemişti dersiniz.

Sırf Amerika'ya "karşı" olmak için, "Ladinci" kesilen üçüncü sınıf solculardan ne farkınız kaldı?

Allah hepinizin ittifakını versin!

Ne acı kader!

Saddamcı, solcu, sosyalist, köktenci, PKK'cı, taşaron devrimci ile barışçı kisvesi takmış duygu dolandırıcılarını bir safta görmemiz için Amerika'da binlerce kişinin ölmesi mi gerekiyordu?

Silahların kaynağı
Teröre kesinlikte karşı olmak, Batı'nın "ikiyüzlülüğünü" ve temel ahlak haline getirdiği "ahlaksızlığı" sorgulamayı engellemez...

İdeolojik fanatizmle bakmıyorsanız olaylara, meseleleri görmek kolaydır.

Yeter ki, hayatın her yeni gelişmesine "özgür" bir yaklaşım gösterebilelim.

Körükörüne tapınma değil, gelişmelere göre değerlendirme...

Bizler, "bilmemneci" değiliz, insanız!

Öyleyse soralım:

Taliban'a elindeki silahları kim veriyor?

Nerden buluyorlar onca silahı?..

Kim satıyor o silahları bu arkadaşlara, hangi "çağdaş" ülke yahut ülkeler koalisyonu bu adamları silahlandırıyor.

Karşılığında eroin dolarlarını cebe indirerek...

Aynı eroinler, Batı başkentlerinde ve vilayetlerinde, çekirdek nohut gibi satılıp, gençliği perperişan etmeye devam ederken...

Şu bizim PKK belasının silahlarını kimler veriyordu ve hala veriyor acaba?

Kimler bu iblisler?

"Medeni Koalisyon", bu "silah-eroin-dolar" sarmalının üzerine gidip, meseleyi çözmezse eğer, dünyadan terörü asla silemeyecek, sadece intikam almış olacaktır.

Kelle vergisi
Kemal Derviş'in yeni bir vergi paketi üzerine çalıştığı yolunda iddialar bir kısım basında yer aldı.

Güya hükümet IMF'in isteği doğrultusunda, kelle vergisi getirecekmiş...

Vatandaş, ev başına 100 milyon, otomobil başına da 250 milyon lira ödeyecekmiş...

Panik çıkarmak için yazıyor değilim.

Ama hükümet böyle bir şey tasarlıyorsa eğer, "kendi iyilikleri için" söylüyorum, hemen vazgeçsinler...

Çözüm vergileri arttırmakta değil, azatlmakta yatıyor.

Aynı zamanda, bütçedeki giderleri azaltmakta tabii ki...

Haaa!

Hazır savaş ortamı da varken, bir de halkı isyan ettirelim de, heyecan olsun diyorsanız, ona karışmam!

Vatan haini
Üzerinden birkaç gün geçti ama yazmazsam çatlarım.

Geçenlerde, ODTÜ'deki bir öğrenci toplantısına Mesut Yılmaz konuşmacı olarak katıldı.

O toplantıda, ateşli öğrencilerden biri, freni patlamış kamyon gibi dalmış meseleye ve Mesut Yılmaz'a "vatan haini" diyecek kadar ileri gitmiş...

Yılmaz da, kendisine sadece "terbiyesizleşme" diye cevap vermiş...

Zamanında o okulda, bunda çok daha heyecanlı ve ateşli tartışma toplantılarına katıldığım için rahatlıkla söyleyebilirim.

Bu öğrenci tavrı ve bu üslup, hiçbir zaman ODTÜ'nün üslubu olmamıştır. O öğrenci, herhangi bir siyasetin mensubu ise, o siyasete kolaylıklar dilerim.

Değilse, babasının biraz daha kulağını çekmesi gerekiyor!..

ODTÜ'lü olmanın da bir raconu vardı eskiden...

www.superbahis.com


www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır