***
Siyaseti 1999 yılında bırakan Dr. Yıldırım Aktuna, şimdi sağlık danışmanlığı yapıyor. Maaşına zam alan vekilleri eleştiren Aktuna, "Asıl halka bakmak lâzım" diyor.
Yıldırım Aktuna Meclis'in en renkli kişiliklerinden biriydi. Rakı sofralarında fotoğrafları çıkan, lacivert-gri kostümlü Meclis'e, hardal renkli, kareli ceketlerle giden, duygularını ifade etmekten çekinmeyen bir politikacı portresi çizmişti. Nitekim Türkiye'nin Süperstar'ı Ajda Pekkan'la yaşadığı aşkı da herkes adım adım izledi.
Aktuna artık İstanbul'da. Sağlık programlarına danışmanlık yapıyor. Siyaseti bıraktığı 1999'dan beri Ankara'ya üç kez gitmiş. "Ankara" denildiğinde ayaklarının geri geri gittiğini söylemekten çekinmiyor. Yeniden siyasete girme konusunda ise aslında tam karar vermiş değil. Şimdilik yalnızca siyaseti yakından takip etmekle kalıyor.
70 yaşında olmasına rağmen "çakı gibi" görünen Aktuna, yaz aylarında yüzüyor, kışın da her sabah 6 buçuk kilometre yürüyor. Uzun zamandan beri yalnız yaşayan Aktuna Türkiye'de bir ekonomik kriz olduğunu kabul etmiyor, "Artık ülkenin ekonomisi böyle, buna alışmak zorunda kalacağız" diyor. Ecevit'in başbakanlıktan ayrılmasının halka moral vereceğini düşünüyor ve "Ecevit ayrılırsa halkın morali yükseleceğinden dolar olduğu yerde kalır, borsa da düşmez" diyor. Ecevit'in sağlık sorunları konusunda da, "Kendisi kabul etmese de Ecevit'in yaşlılığın dışında bir sağlık sorunu olduğu görülüyor" diyor.
BİRDEN BOŞLUĞA DÜŞTÜM
* Siyasetten uzak kalmak hayatınızda ne değiştirdi?
Ülkenin durumu böyle olunca aslında Türkiye'de herkes siyasetin içinde. Başta siyasete ara vereceğimi, ara vermek zorunda kalacağımı tahmin etmiyordum. Siyaset yapmak için değil, hizmet etmek için siyasete girmiştim. Üretmeyi severim, görevde olduğum zaman içinde saniyem boş geçmedi.
Ara vermek zorunda kalınca boşluğa düştüm. Başka alanlarda çalışmaya başladım. Özel sektörde çalıştım.
* Özel sektör sizi tatmin etti mi, ne gibi işlerde çalıştınız?
Doktor olduğumdan itibaren devlete hizmet etmiştim, sonra başhekimlik, belediye başkanlığı, sonra milletvekilliği, bakanlık. Sonuçta özel sektöre adapte olamadım. Danışmanlık gibi işler buldum ama olmadı. Şimdi sağlık programları danışmanlığı yapıyorum ama ben para işlerinden hiç anlamıyorum.
Para hesabı yapmamaya alışmışım.
PARA HESABI YAPAMAM
* Siyasetçiler para hesabı yapmazlar mı?
Para düşünmedim siyasetteyken. Para alıp ona göre yaşam tarzı kurmuştum. Şimdi para getirecek işler konusunda beceriksizim. Çok dışında kalmışım bu işlerin, para filan almadan çalışıyorum. Arkadaşlara Medya Medikal Production adlı bir şirket kurmalarını önerdim, sağlık programları yapmaya başladık. 3-4 ay onlarla çalıştım sonra ayrıldım ama halen sağlık programları danışmanlığı yapıyorum.
* Nerede, nasıl yaşıyorsunuz?
İstanbul'da oturuyorum. Yalıkavak'ta da bir evim var ve genelde orada olmayı tercih ediyorum. Sürekli yürüyorum, geziyorum, halkla sohbet ediyorum. Ankara'ya gitmiyorum.
* Ankara'ya gitmemenizin özen bir nedeni var mı?
Ayaklarım Ankara'ya gitmiyor. 2-3 kere bazı işler için gittim. Arıyorlar, çağırıyorlar, "gelirim" diyorum ama gitmiyorum. Siyasetten ayrıldığı halde devamlı Meclis'e gidenleri, Ankara'dakileri ziyaret edenleri doğru bulmazdım. Şimdi bunu yapacak değilim. Hayatımda iş takibi filan da yapmadığım için Ankara'ya da gitmiyorum.
* Siz çok bohem bir hayat yaşıyor gibi görünüyorsunuz. Siyasetten sonra sizi sıkmıyor mu?
Bodrum'da balığa çıkıyorum, yüzüyorum, okuyorum. Bohem bir hayat konusunda haklı olabilirsiniz ama koşullar bunu getirdi. Ama Ankara'daki çalışma koşulları da çok iyi değildi bildiğiniz gibi.
* Kriz, şimdi de savaş, Meclis'in ruh hali nasıl?
Ben çok iyi görüyorum. İzliyorum ve hepsinin ruh hali iyi gibi geliyor bana. Sizin maaşınıza bu ortamda zam yapılsa siz nasıl olurdunuz?
* Çok iyi olurdum.
İşte bunun gibi. Esas halkın durumuna bakmamız lâzım.
* Halk stres içinde. Bu stresle nasıl başa çıkacağız? Siz şimdi doktorluk yapsanız eminim çok hastanız olurdu...
Herkes tehdit altında, depresyona girmek çok mümkün. Herkesin derdi doğal olarak para. Yemek yemek için, ulaşmak için her şey için para gerekiyor ve kimsede para yok.
İLAÇ HÜKÜMETİN İSTİFASI
* Doktorluk yapsanız halka hangi ilacı verirdiniz?
Halkın bir ilâcı var. Hepimiz için bir ilâç var. O da hükümetin çekilmesidir. Bu hükümet yapamıyor, herkes bunu söylüyor. Sokakta beni çevirip bunu söylüyorlar, sürekli duyduğum en somut konu bu.
* Hükümet istifa etse ya da Ecevit çekilse kriz büyümez mi?
Tam tersine. Herkesin keyfi yerine gelir. Dolar olduğu yerde kalır, borsa da düşmez. Çare bugünkü hükümetin değişmesidir. Hükümet gider güven duyulan bir seçim hükümeti oluşturulur.
* Peki ama ekonomik kriz nasıl aşılacak?
Bence artık ekonomik kriz filan yok. Ekonomist değilim, ama ekonomi bu halde ve böyle devam edecek diyebiliyorum. Öyle bir hükümet haline geldi ki bu hükümet ekonomide IMF'ye bağlı, demokratikleşmede AB deyip duruyor, anayasa değişikliğini AB talimatları doğrultusunda yapıyor, şimdi terörle mücadele ABD ne derse ona göre yapılıyor. Bu kadar kendi iradesini teslim eden, kendi milliyetçilik duygularından bu kadar uzaklaşan bir dönem olmadı. Ben bu hükümetin aldığı kararları yok görüyorum. Bu çok aşağılatıcı, küçük düşürücü bir durum.
SİYASET KOLAY DEĞİL
* Partinizden istifa ettiniz, bakanlıktan ayrıldınız? Bizim siyasetçilerimiz neden istifa edemiyor?
Siyaset kolay iş değil. Çok emek istiyor, özveri istiyor ama hak ettiği gibi de yapılmıyor. Bizim vekillerimizin en büyük yanlışı kişiliklerini Meclis'e girince değiştirmeleri.
Ajda ve ben çok şanslıydık
Yıldırım Aktuna bir dönem basında aşık bir politikacı olarak yer aldı, üstelik aşık olduğu kadın Süperstar Ajda Pekkan'dı. Pekkan bir söyleşisinde "Kedi kadınım" demişti, biz de merak ettik, Yıldırım Bey'e sorduk: "Kedi kadın ne demek?" "Akla iki tür kadın gelir. Bunlardan biri nankör kadındır. Ancak bu özelliğin yanısıra kediler şahsiyetlidir. İkisinin karışımı nasıl olur siz karar verin."
* Yeniden aşık oldunuz mu?
Bu zamanda insanların aşık olacak halleri de kalmadı. Ben de aşık değilim. Sıkıntılar insanın o kadar zamanını alıyor ki kimsenin birbirine ayıracak zamanı kalmadı. Kötü bir durum bu. Hepimizin aşka, sevgiye ihtiyacı var.
* Politikacı aşkına toplum nasıl bakıyor?
Halk siyasetçinin herşeyini normal görmek istiyor. Oysa bir insan için bu mümkün mü? Çok doğaldır bir politikacının da aşık olması. Şükrü Sina Bey'in durumuna bakın. Kendisi aşık olduğunu söyleyerek çok doğru bir şey yaptı. Toplumda artık bunlara alışıyor. .
* Ünlü biriyle birlikte oldunuz, o dönemde hiç zorluklar yaşadınız mı, alınganlıklarınız, kıskançlıklarınız oldu mu sizin ya da Ajda Hanım'ın?
Bence biz şanslıydık. Çünkü iki taraf ünlü. olunca çok sorun olmuyor. Herkes biriyle ilgilenip diğeriyle ilgilenmese belki kıskançlık olur. Ama bizde böyle şeyler yoktu.
* Çok güzel, erkeklerin bakışlarının üzerinde olduğu bir kadınla birlikte oldunuz, zor muydu?
Ajda Hanım çok tanınmış, çok güzel bir hanım. Ama birlikteyken bunları çok hissetmedim. Herkesin özellikle de erkeklerin ilgisi oluyordu ama benim yanımda yalnızca yan gözle baktıklarını fark ederdim, bu kadar da olsun.
* Kalbiniz boş mu?
Şimdilik öyle.
Ecevit iyiyim diyor ama...
* Vekiller kişilik erozyonuna mı uğruyor Meclis'te?
Ankara'da değişiyorlar, koltuk sahibi oluyorlar ve bir daha da o koltuğu bırakmak istemiyorlar. Çünkü güce bağımlı bir toplumuz. Bakın bunu en güzel asker yapıyor. Belli bir süre sonra komutanlar değişiyor, sistem aynı kalıyor ama insanlar değişiyor. Siyasetçinin emekliliği başarısızlık olmalıdır. Bizde kimse başarısızlığın kendisine bağlı olduğunu kabul etmiyor. Bir karı-kocanın anlaşmazlığı gibi bu durum. Boşanmaya karar verirler ama iki taraf da kendini haklı görür.
* Başbakan Ecevit'in sağlık sorunu sürekli gündeme geliyor. Siz bir hekim gözüyle baktığınızda Ecevit'in sağlığını nasıl görüyorsunuz?
Sayın Ecevit'e baktığınızda rahatsız olduğunu görüyorsunuz. Yaşıyla ilgili sorunları olabilir ama bunun dışında Sayın Ecevit'in patolojik sorunlarının da olduğu belli. Birkaç kez bu konuda demeçler verdim ve kendisiyle bir gün karşılaştık. Bana iyi olduğunu söyledi ama bana bunu söylerken dahi kendisinin hasta olduğunu görüyordum. Bakın Sayın Ecevit iyiyse dünyada sağlığı bozuk kimse yok.
ELİF ERGU