|
|
 |
| |
|
Şirketleri kurtarma operasyonu başlıyor
Hükümet reel sektörü borçlarını vadeye yayacak, 10 milyon doların üzerinde ihracat yapan firmalara kolaylık sağlayacak paketi hazırladı
Reel sektörün ayakta tutulması için yaklaşık iki aydır üzerinde çalışılan planın ana hatları ortaya çıktı. Uzmanların hazırladığı taslak, Bankalar Birliği tarafından Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'ne (TOBB) gönderildi. Tarafların, görüş bildirmeleri ve süratle uygulamaya geçilmesi istendi.
Londra Yaklaşımı olarak da adlandırılan plan, aynı firmadan alacaklı bankaların bir tür centilmenler anlaşması yapmasını ve kredilerin yeniden yapılandırılmasını içeriyor. Bu plan aynı zamanda tahsil kabiliyeti kalmayan krediler için bankaların takibe geçmesini kolaylaştıran, yeni kredi açılmasına ilişkin maliyetleri azaltan, kamu ve fon bankalarınnı da katalımını sağlayan özellikler içeriyor.
Öncelik İhracatçıya
Önümüzdeki hafta son şeklini alması beklenen reel sektör yaşatma planında şu düzenlemeler dikkati çekiyor:
* Karşılıklar Kararnamesi, bir geçiş dönemi için değiştiriliyor. Böylece, vadesinde ödenmeyen kredilerde takibe geçme süresi uzatılıyor, kredilerin ödemesi takvimi uzatılıyor, yeni kredi açılmasına fırsat tanınıyor.
* İcra İflas Yasası'nın bazı maddeleri askıya alınıyor. Takip ve tahsilatın ertelenmesinin banka alacaklarında maddi kayba yol açmaması düşünülüyor.
* Kamu ve Fon bankalarının reel sektör iyileştirme planına aktif katılımlarını sağlanması hedefleniyor. Bu amaçla yasal güvence getiriliyor.
* Kredi sözleşmelerinden Damga Vergisi alınmaması düşünülüyor.
* En az 10 milyon dolarlık ihracat yapan firmalara öncelik veriliyor. Ancak, ihracatı olmayan, teminatı yeterli, pazarı bulunan firmaların da bu kapsama alınması öneriliyor.
* Kredisi yeniden yapılandırılacak firmaların bir Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenmesi öngörülüyor. Komisyon; Bankalar Birliği, TOBB ve TÜSİAD temsilcilerinden oluşuyor.
* En büyük üç alacaklı, kredinin yüzde 75'ine hakimse, yeniden yapılandırma kararına diğer alacaklıların zorunlu olarak katılmaları şartı getiriliyor.
3 milyar dolar bütçeye bağlı
Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş'in ABD'den ağır ev ödevi ile dönmesi karşısında, 2002 yılının kaderi 11 Ekim için planlanan Yüksek Planlama Kurulu'nda (YPK) çizilecek. 2002 Yılı Bütçesi ve makro ekonomik hedeflere son şeklinin verileceği bu toplantının ardından bütçe 17 Ekim günü TBMM'ye sunulacak.
Derviş'in, IMF, Dünya Bankası ve ABD yönetimi ile yaptığı görüşmelerin ardından bu hafta kritik kararlar alınması gerekiyor. Derviş, Washington'dayken, üzerinde pazarlık yapılan bütçe hedeflerini, harcama azaltıcı ve gelir arttırıcı önlemleri Ankara'ya faksla göndererek onay istemesine karşın, nihai karar YPK'ya kaldı. IMF'nin, devletin küçültülmesi ve vergi gelirlerini artırıcı ilk kademe önlemler ile 2002 yılı içinde alınacak kararlara ilişkin kesin sözler istediği öğrenildi. Bu nedenle, geleceğe yönelik sözlerin yansıyacağı 2002 Yılı Bütçesi görülmeden, 10. Gözden Geçirme Müzakerelerinin sonuçlandırılmayacağı, Türkiye'nin bu ayın son haftasında gündeme alınacağı ve 3 milyar dolarlık kredi diliminin en erken ay sonunda serbest bırakılacağı Türk tarafına iletildi.
Faiz dışı harcamaya sınır
IMF, faiz dışı harcamalara 55 katrilyon lira sınırı getirdi. Bu sınır aynı zamanda 2002 yılında şu anda öngörülen vergi gelirine de eşit. Bir başka deyişle 2002 yılında toplanması öngörülen vergi geliri ile ancak devletin faiz dışı harcamalarının karşılanması söz konusu olacak. Bu nedenle, 17 katrilyon lirayı bulması beklenen 2002 yılı faiz dışı fazla hedefi için ilave gelir yaratılması ya da harcamaların kısılması gündeme gelecek. 2002 yılında faiz ödemeleri ise 44 katrilyon liradan az olmayacak.
Katmerli vergiler geliyor
Devlet Bakanı Kemal Derviş'in, ekonominin içinde bulunduğu koşullarda yeni vergi alınmasının mümkün olmadığı yönündeki sözlerine rağmen bazı vergi kalemleri katmerli artırılacak. Vergi yasaları gereği, bazı vergi ve harçların her yıl yeniden değerleme oranı kadar yükseltilmesi zorunluluğu bulunuyor. 2002 yılındaki vergi miktarlarının arttırılmasına baz teşkil edecek olan bu oranın yüzde 52-55 civarında oluşması bekleniyor. Aralarında Motorlu Taşıtlar Vergisi, Taşıt Alım Vergisi, Emlak vergisi, noter harcı gibi vergi ve harçların, 2002 yılında yüzde 70'e kadar artırılması söz konusu olacak. Bu arada IMF heyeti, hafta ortasında yeniden Türkiye'ye geliyor. IMF heyetinin ziyareti kapsamında, 10. gözden geçirme ile 2002 program ve bütçe çalışmalarının tamamlanmasına yönelik görüşmeler yapılacak.
Okan MÜDERRİSOĞLU
|
|
 |
|