Afganistan harekatı, büyük resmin küçük bir parçası sadece. Sırada Irak var. Ve Washington yönetimi bu gerçeği şu günlerde Ankara'ya iletti. Ankara'da, Amerika'nın Saddam'a yapacağı harekatın hem hazırlıkları hem de telaşı başladı.
11 Eylül saldırılarının ardından Washington'da dillenen "Dünya artık eskisi gibi olmayacak" deyişi içi boş bir laftan ibaret değildi. Amerika Dışişleri Bakanı Collin Powell'ın, geçen hafta tüm dünyaya yeni savaşı tarif ederken kullandığı "Phase war" (Kademeli savaş) tabiri de bir tesadüf değil. İlk gün CNN'e çıkıp olayın ardında Irak'ın olduğunu söyleyen CIA eski Başkanı James Woolsey'in apar topar geri plana itilmesi de rastlantı değil. Amerika ilk günden bu yana terörist saldırıların Saddam Hüseyin'le de bağlantılı olduğunu çok iyi biliyor.
Brüksel'deki diplomatik kaynaklara göre, Amerika terörle savaşını 4 cephede verecek.
İlki, şu anda gerçekleşiyor. Hedef Ladin ve takımını yok etmek. Taliban da hedefte. Hatta onun başı Molla Ömer de... Ama ABD, Molla Ömer'i direkt hedef göstermek istemiyor. Bush yönetiminin önünde en güçlü seçenek olarak kara harekatı durmasına rağmen, şu sıra pek de tercih edilmiyor. ABD, bir taraftan casus uçaklarıyla Afganistan'a dün ve önceki gün yapılan saldırıların hasar değerlendirmesini (damage assessment) yaparken diğer taraftan da Arap dünyasının nabzını (tepkisini) ölçüyor. Aldığı tepkiler olumlu... ABD ikinci aşamaya geçmeden önce birkaç kez daha Taliban'ı vuracak ve yine Arap dünyasının tepkisini ölçecek.
İkinci aşamada hedef Saddam rejimini devirmek olacak. Bu operasyonun en erken 2 hafta sonra başlaması bekleniyor. 11 Eylül gününden bu yana susan Saddam'ın, dün yaptığı kışkırtıcı ve saldırgan açıklamaların da Washington yönetimindeki şahinleri oldukça tahrik ettiği ve operasyonu hızlandırdığı söyleniyor. Saddam'ı, öncekilere oranla çok daha şiddetli bir ateş gücü bekliyor. Washington'da Saddam sonrası denklemler konuşulurken, Ankara'da da tedirgin hava giderek sancıya dönüşüyor. Çünkü Saddam'ın ardından "zaten istikrarsız olan Kuzey Irak'ın daha da başı boş kalacağı ve sonunda bölgede bağımsız bir devlet oluşacağı" ihtimali kabus gibi çöküyor.
Üçüncü hedef: Hizbullah... Amerika yine, Irak'a yapılan saldırının Arap dünyasında yol açacağı tepkilere göre hareket edecek. Ve İran-Irak sınırındaki Hizbullah kamplarını kapatmaya çalışacak. Bush, "Ya bizdensiniz ya da teröristlerden" diyerek açıkça ülkelerin tercih yapmasını istedi. Bu aşamaya gelinmesi için en az 3 ay geçmesi gerekiyor. Amerika, İran'daki ılımlı Hatemi hükümetine güveniyor. Ve İngilizler'i arabulucu olarak kullanmaya başladı bile. İsrail gizli servisi, zaten Bush yönetimine terör kamplarının yerleriyle ilgili her türlü detayı sağlıyor. Ya İran uzlaşmayı reddederse... Sıcak bir çatışma çıkıp çıkmayacağı o dönemde Amerika'nın arkasındaki desteğe bağlı.
Son aşamada ise Avrupa'daki terörist örgütler hedef alınacak. Bunların mali kaynakları kurutulacak ve elebaşları yakalanacak. Türkiye kartlarını iyi oynarsa bu noktada İBDA-C, DHKP-C ve PKK gibi örgütlerin kökünü tamamen kazıyabilir. Bakalım gelişmeler ne gösterecek?
GÜNEY ÖZTÜRK