kapat
08.10.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 


Ekmeğe yağ!

Milli maç nedeniyle verilen ara bazı takımlara ilaç gibi geldi, bazılarına ise zehir gibi... Formsuz olan oyuncuların toparlanması ve sakatların iyileşmesi için iyi bir fırsattı bu ara... Ama gördük ki, bazı takımlarımızdaki futbolcular antrenman yaparken sakatlanıyor. Bu, hiç de içaçıcı bir görüntü değil. Demek ki, profesyonelce yaşamıyorlar.

Galatasaray ne bereketli takımmış. Eskisiyle, yenisiyle Milli Takım'da 13 oyuncusu (Ergün, Hasan, Hakan Ünsal, Sergen, Arif, Ümit Karan, Emre Aşık, Okan, Hakan Şükür, Emre Belözoğlu, Ümit Davala, Tugay, Fatih) var. Bu çocuklar, aşağı yukarı 7-8 senedir ara vermeden iyi hizmet için ter döküyorlar.

Şimdiki G.Saray'a bakıyorum da; sanki hiç kayıba uğramamış. Süper Lig ve Şampiyonlar Ligi'nde çok iyi futbol oynamasalar bile, özveri, iyiniyet ve yürekli mücadeleleri ile istedikleri puanları toplayıp hedefe ilerliyorlar. Bu yılki kadro, son dönemdeki kadar güçlü olmasa da, böyle bir çıkışın yakalanabilmesinin en önemli nedeni, Lucescu'nun saha içi ve saha dışı rekabeti çok iyi uygulatması. Yerleri garanti olmayan futbolcular, oynamak için büyük gayret sarfediyor. İşte takım olma özelliğinin en basit ve en güzel örneği.

Sarı-kırmızılı takımda her şey dört dörtlük mü? Tabii ki değil. Lucescu bir söyleşisinde diyor ki, "Ben korkak değilim. Uzun yıllar İtalya'da çalışmam nedeniyle, o ekolü benimsedim. Önce gol yemeyeceğim. Gol atmak sonra geliyor." Yani, "Önce puan" diyor Romen hoca; bir veya üç... Ama ille de puan.

Orta alanı tazele, kazan

Dikkat ederseniz, Lucescu, oyuncu değişiklik haklarını genelde orta sahadan yana kullanıyor. Çünkü, takım içindeki organizasyonun sağlıklı gelişmemesi ve orta alandaki oyuncuların bu yükü uzun süre kaldıracak kapasitede olmamaları nedeniyle iyi futbol çıkmıyor ortaya. Bunlara ek olarak, gol pozisyonu da fazla yaratılamıyor. Yeterli performans alamadığı için ofansif adamları tazelemek doğru bir tercih. Galatasaray'ın bu yolla aldığı puanlar da ortada.

Lucescu'nun elindeki kadro Süper Lig için yeterli. Ama Şampiyonlar Ligi için pek değil. Bu yüzden, Avrupa'da rakibin gücüne göre taktiği, oyuncu seçimi, stratejisi ve tedbirleri hoş görülebiliyor. Ama Süper Lig'de şu anda çoğu rakibine üstünlük sağlayabilecek takım yapısına sahip. Avrupa'da az gol pozisyonuna girip değerlendirdiğin zaman puan alabilirsin, ama Süper Lig'de Avrupa maçları gibi pozisyon azlığı yaratacak sistem oluşturmak, gol atmayı zorlaştıracak tercihlerde bulunmak yanlış. Zaten rakipler sana karşı defansif oynuyor. Bunların üstüne gitmezsen, "Ben gelmiyorum. Sen benim üstüme gel" dersen, işin içinden çıkamazsın. Kapanan rakiplerinin ekmeğine yağ sürersin!

www.superbahis.com
www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır