Afganistan'daki Taliban iktidarına ve Bin Ladin'e karşı; ABD, İngiltere, Rusya ve NATO'nun başlatmaya ortaklaşa karar verdiği ve hazırlıklarını tamamladığı askeri harekat; gümbürtüsü Dünya medyasında da yankılanacak olan bombardımanlar için, ABD Savunma Bakanı Rumsfeld'in, Ortadoğu'yla Orta Asya ülkelerinde çıktığı hızlı geziden dönmesini bekliyor gibi...
Bütün bu ölümcül gürültü patırtıların, Türkiye'yle Türkler'e etkisi ne olacak?
Görünen o ki, Ankara'nın biraz sırtı sıvazlanacak; iç ve dış borçların ödenmesinde, içine düşülen kısır döngü biraz rahatlatılacak...
Daha fazla bir şeyler beklememek ve aşırı umutlara kapılmamak gerek...
Örneğin enflasyon cadısını dize getirmek; öncelikle Ankara'ya düşen bir sorun. Bu konuda dışardan gelecek destek, üç beş öğüdün ötesine geçmeyecektir pek...
Uluslararası büyük firmaların üst düzey yöneticileri; Türkiye'nin, 2004'e kadar büyük sıkıntılar çekeceğini ve iyice dibe vurduktan sonra, yukarı doğru çıkmaya başlayacağını söylüyorlar.
Ve Türkiye'nin 2 yıldan sonraki geleceğine, iyimser bir gözle bakıyorlar.
Bu arada nelerin değişmekte olduğunu anlamakta da, sanırız büyük yararlar var.
Bir takım "imajlar" yaratarak, olduğundan fazla görünme dönemi artık sona eriyor. "Sanal"lık, "saydamlık"a dönüşüyor. Sanal kurumların görüntü afurtafuru sıtmaya tutuluyor.
Ve bu sıtmadan, piyasa ekonomisinin dopingleriyle "farkedilmek" için pahalı giysilere, son model arabalara yönelen genç kuşak bireyleri de; nasibini ya almada, ya almak üzere...
Doğal bir güdüsellikle, sıradan görünmek yerine, "farkedilmek" isteyen milyonlarca genç kız ve delikanlı...
Ve bu güdüsellikten kâr sağlamaya çalışan, satış odakları...
Olduğundan fazla görünme rolleriyle, farkedilmek için pahalı markalardan, pahalı lokallerden medet ummak...
Böylesi bir özenti virüsüne yakalanmış genç kızlarla delikanlıların hayatları üstünde; ekonomik krizlerle evrensel değişimin giyotini kalkmakta...
Korkarız ki, çoğuna yazık olacak onların...
Gelelim evrensel değişimi daha derinliğine anlamanın pusulasıyla haritasına... "Art and Humanities Citation Index" 1980-1992 arasında, kendilerinden en çok alıntı yapılmış üst düzey 10 düşünür, yazar ve yapıtı şöyle sıralıyor:
1- Karl Marx
2- Lenin
3- Shakespeare
4. Aristo
5- İncil
6- Platon
7- Freud
8- Chomsky
9- Hegel
10- Çiçero
Yeni çağı, getireceği değişikliklerle birlikte değerlendirmeye yönelmiş beyinsel aristokrasinin, son günlerde üstünde daha da çok durduğu Noam Chomsky'yi ele alalım.
Robert F. Barsky, şöyle diyor Chomsky için:
"Bizim için Galileo, Descartes, Newton, Mozart, ya da Picasso; ne anlam taşıyorlarsa, gelecek yüzyıllar için Chomsky de, o anlamı taşıyacaktır." (Noam Chomsky - Bir Muhalifin Yaşamı; Robert F. Barsky, Çeviren: Gülden Şen)
M.İ.T.'nin ünlü Dilbilimci Profesörü Chomsky'ye göre, "bir çok yetişkin, alışılagelmiş eğitim düzenleriyle medya yayınları tarafından koşullandırıldığı için; bir takım apaçık ve belirgin gerçeği algılayamamakta..."
Bizim Türkiye ise; genç kuşaklar da dahil, öylesine tuhaf bir koşullanma içinde dertop olmuş ki; "sanallık"tan "saydamlık"a geçiş evresinde, ne gibi bedeller ödeyeceğini tam kestiremiyoruz.