Keşke doğru olsa..
Hürriyet gazetesi dün Rahşan Ecevit'in "Ecevit'ten sonrasını belirledik" dediğini yazdı.
Habere göre DSP Milletvekili Fahrettin Gülener, Başbakan Ecevit'e, sağlığı ile ilgili kaygılardan hareketle yerini bırakacağı adamı belirlemesini isteyen bir mektup sunmuştu.
Rahşan Ecevit de bunun üzerine evine çağırdığı Gülener'e "Biz Bülent'ten sonrasını belirledik, merak etmeyin" demişti.
Yazık ki dün haber yalanlandı.
Eğer halkı boş yere heyecanlandırıp umutlandırmışsa Hürriyet gazetesi ayıp etmiştir.
Ama geç kalmış böyle bir uyarıyı şimdiye kadar yapan bir tek DSP milletvekili bile çıkmamışsa ve Ecevit çifti de Bülent Ecevit'ten sonrasını belirlememişse, ortada daha büyük bir ayıp var demektir!
Tek eksik lider
Ülkenin en güçlü sivil toplum kuruluşu olan TÜSİAD'ın başkanı "Bizi yöneten var mı?" diye sordu.
Eski Cumhurbaşkanı Demirel Türkiye'de hiç bir şeyin yokluk ve kuyruğunun bulunmadığını söylüyor ve kendi üslubu ile hayretini ifade ediyor:
"Halkın cebinde 37 milyar dolar para var.. Ve Türkiye'de kriz var. İyi mi?!"
Türkiye'nin idare edilemediği ortada..
İyi bir idare, yokluklara dayalı krizlerden çıkabilme yeteneğini kazanmış bu ülkeyi çok kısa zamanda düze çıkarabilir.
Yeter ki "var"ları harekete geçirecek bir güven ve heyecan sebebi yaratılsın..
Cem Boyner'in tesbiti doğrudur:
"Anayasa değişikliklerini piyasa tınmadı bile. Sadece bu nedenle insanların sokağa çıkıp zil takıp oynaması lâzım. Zincirlerimizden kurtuluyoruz. Parlamento heykelleri dikilecek adamlarla dolu. Bayram olması gerekirken dolar ne düşüyor, ne düşecek. Çünkü Ankara'da lider yok. Problemin kaynağı da, çözümü de Ankara!"
Keşke Hürriyet'in haberi doğru olsaydı.
Keşke Ecevit, müthiş birikimini bu soruna çözüm yaratmak amacında değerlendirmeye karar verse..
Tarihi fırsat..
Türkiye'nin şartları Ecevit'in sadece kendisinden sonrasını belirlemesini değil, bunu hayatta iken gerçekleştirmesini talep ediyor.
Böyle bir cesaret ve özveri, Türkiye'yi Ecevit sonrasının belirsizliklerinden koruyacağı gibi, DSP'ye de kurumsallık ve geleceği sağlam bir parti kimliği kazandıracaktır.
Almanya'da Willy Brandt, bir casusluk skandalı nedeniyle 1974'te başbakanlığı bırakmak zorunda kalmıştı.
Yerine Helmut Schmidt'i koydu, kendisi partisinin başında kaldı ve SPD iki seçim daha kazanarak iktidar oldu.
Halefini belirleyecek iradeyi kongre rüzgârlarına bıraksaydı, Schmidt'in başbakanlığa getirilmesiyle sağladığı avantajları parti belki kaybedecekti.
Ecevit bu tecrübeyi değerlendirmeyi ciddi olarak düşünmelidir. Yeni bir iktidar yaratma şansını kargaşa riskine girmeden vaad eden yolu açabilir ve açmalıdır.
Hürriyet'in haberi hayali olabilir. Ama gerçekleşmesinde yarar olan bir hayaldir!