|
|
 |
| |
|
|
'Böyle oynayın canımızı verelim'
Tribünlerden yükselen "Hep böyle oynayın, canımızı verelim" tezahüratı dünkü Beşiktaş'ı anlatıyor. Tribünleri tıkabasa dolduran muhteşem Beşiktaş taraftarı aynen böyle haykırdı. Ve Beşiktaş coştukça coştu, kabına sığmadı. Helal olsun sahadaki 11 Kartal'a. Öyle bir savaş verdiler ki, ayakta, hatta amuda kalkıp alkışlamamak elde değil.
Belli ki, A.Gücü maçı sonrası süngüler çıkarılmamış. Göğüs göğüse çarpışma, yere yıkılmak yok, saklanmak yok. Tek hedef karşı kale. Tek komut gol. Peki kendi kalesi? İlk yarıda Kocaeli'nin pozisyonu, şutu, doğru dürüst atağı yok. Körfez tamamen abandone. İnönü'de bir grizu patlaması.
10 kişi, 15 kişilik oynadı
Kartal öyle dolmuş ki, durdur durdurabilirsen. Arkasında enkaz bırakarak yıkıp geçiyor. Şu futbol meğer, ne güzel, ne keyifli bir oyunmuş. 31'da penaltı kaçırdılar. Aldırış bile etmediler. 35'te 10 kişi kaldılar, devrenin sonuna kadar bu eksikliği hiç hissettirmediler. 10 kişi adeta 15 kişilik oynuyordu. Beşiktaş için sadece ikinci yarının ilk 6 dakikası kâbustu. Ama Beşiktaş'ın pes etmesi söz konusu bile değildi. Öfke, siyah-beyazlıları çepeçevre sarmıştı. Kocaeli kalesine yine dalga dalga gidiyorlardı. 4. gol noktayı koymaya yetti de arttı bile. Hiç abartmıyorum, Beşiktaş 10 kişi kalmasaydı harika futboluyla çok rahat bir gol rekoru kırardı. Tamam Daum, 4-4-2 aranan formül. Taşlar yerine oturdu. Takımın üstüyle başıyla daha fazla oynama. Dün tek sorun hava toplarıydı. Buna bir çözüm getirmen şart. Kjaer, sen de biraz havalan artık. Nedir o, çizgiden tek adım atmıyorsun?
Kartal ölümüne oynadı
Merhaba Nihat. Seninle tekrar buluşmak ne kadar güzel. İşte özlediğimiz Nihat bu. Gol pası verdin, gol attın, bazukalarınla rakip kaleyi dövdün. Ve koştun, koştun, koştun. Aslında ölümüne koşmayan kim vardı Beşiktaş'ta? İlhan üç kişiyle boğuştu. İbrahim solda durmadan gitti geldi. O ne ciğer öyle? İbrahim için söylediklerim Bayram için de geçerli. Ben onu izlerken tribünde yoruldum. Ümit için hep 'İyi futbolcu, ama iyi oynamıyor' dedim. Artık iyi oynamaya da başladı. Ronaldo takıma ısındı. Uzun zamandır oynamayan Khlestov bile görevini yaptı.
Aferin Mutlu Çelik
Etti ikide iki. Bu galibiyet sayısının artması gerekir. Beşiktaş herkesin düşlediği gibi zirve yarışına katılmalı. Hakem Mutlu Çelik'in maçtan önce kulağının çekildiği kesin. Herhalde, hayatında hiç kimseyi Tayfur'u attığı kadar kolay bir kararla sahadan atmamıştır. Ayrıca Faruk'a göstermesi gereken sarı kartı Hasan'a göstererek, Kocaeli'yi 10 kişi kalmaktan da kurtardı. Aferin. Ağabeylerinin öğütlerine kulak vermiş (!)
|
|
 |
|