
Özgür Lucescu
G.Saray, her geçen maç sistemiyle, mücadelesiyle yavaş yavaş istenilen düzeye geliyor. Burada en önemli faktör, Lucescu'nun haktan yana davranıp bütün oyuncularını belli zamanlarda ve lazım olduklarında kullanmasıdır. Bu durum rekabeti arttırdığı için de hem takım üstünde disiplin sağlanıyor, hem de kenarda oturan oyuncular her an oyuna girecekmiş gibi hazır duruyor. Tabii bu, takım için en olumlu yöntem. Çünkü bu uzun maratonda böyle yapmak zorundaydı.
Artık görülüyor ki, Lucescu bu sezon özgür. Geçen sezon daha çok Hagi'nin baskısı ve Popescu'nun da etkileri takım içinde gruplaşmalara bile yol açmıştı. Ama bu sezon görülüyor ki, Lucescu rahat ve artık kendi başına karar veriyor.
Savunma risk almalı
G.Saray'a yorgun demeyeceğim çünkü alışkınlar. İlk yarı, gole kadar oyunun hakimiydiler. Attıkları golden sonra rehavete kapılıp, aralarındaki pas ciddiyetsizliği başlayınca rakip karşısında bocaladılar. G.Saray hücuma çıkınca 3-6-1 şeklinde hareket ediyor. Ama yalnız orta sahanın kalabalık olması yeterli değil. Sergen hücuma yönelik oynuyor ama Ümit Karan'a yakın değil. Ümit defansın içinde tek başına kayboluyor.
G.Saray golü yedikten sonra rakip alana yerleşip orta alan oyuncularının forvete yakın olması ve ceza alanında kalabalıklaşmasıyla hem gol attı, hem de pozisyon hazırlığı yakaladı. Gol pozisyonu yaratabilmek için bazen savunmayı riske etmek lazım. "Gol yemeyeyim" diye düşünürseniz, nasıl galip geleceksiniz? İşte Lucescu elindeki kadroya rakip alanda mücadeleyi öğretip böyle bir sistemi uygulatırsa G.Saray gol sıkıntısı çekmez.
G.Saray'ın defansı bu şekliyle güvenilir ve en az hatayla oynuyor. Böyle güçlü defansınız varsa hem hücuma sağlıklı çıkarsınız, hem de istediğiniz gole rahat kavuşma olanağı doğar.