kapat
01.10.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 

Öğrencim bahşiş verdi ağladım


M. öğretmen ile Ankara'nın kenar mahallelerinden birinde bulunan bir düğün salonunda buluştuk.
Söyleşi talebimizi önce tereddütle karşıladı. Bir gazeteciyle, yaşadığı ekonomik ve sosyal sıkıntıları paylaşmasının 19 yıllık öğretmenlik mesleğini kaybetmesine neden olabileceği kaygısını dile getirdi.

Hüzün ve yorgunluk dolu gözleri kısa bir süre daldı. Sonra, kararlı bir tavırla "Ben yaptığım işten utanmıyorum. Benim değil, devletin ayıbı" dedi.

M. öğretmen Şubat krizine kadar sadece "öğretmen", "eş" ve "baba" sıfatlarını taşıyormuş. Kriz, son sekiz aydan bu yana "piyanist şantör" sıfatının ağırlığını da omuzlarına yüklemiş. İzbe bir düğün salonunda ek iş olarak arabesk parçalar ve kıvrak oyun havaları ile düğünleri renklendiriyor.

M. öğretmen, 12 Eylül sonrasının toplumsal patlamasıyla üne kavuşan Cengiz Kurtoğlu, İbrahim Tatlıses ve Kibariye'den parçaları, seslendirerek, düğün sahiplerini eğlendiriyor. Her gece saat 19.30'da aldığı "eğlendirme nöbeti"ni saat 23.00'e kadar sürdürüyor.

UTANMIYORUM AMA...
O, yaptığı işten utanmadığını söylüyor. Ancak, yine de öğrencilerinin ve ek iş yaptığını bilmeyen tanıdık ve komşularının kendisini görmesinden rahatsızlık duyacağını söylemekten kaçınmıyor. Temmuz ayının ortalarında da korktuğu başına gelmiş. Müzik öğretmeninin güç işi, öğrencisinin cebine koyduğu "bahşiş" ile drama dönüşmüş.

BENİ TANIDILAR!..
"Yorgundum. Yine org başına geçtim. Çalmaya başladım. Her gece söylediğim standart cümleleri sarfettim. Sonra gelin ve damat salondan içeri girdi. Yüzleri tanıdık geldi. İkisi de mezun ettiğim öğrencilerimdi. Salondaki tüm imgeler birbirine karıştı. Kısa bir süre sonra öğrencilerim beni tanıdı. Önce şaşırdılar. Damat bey yani öğrencim benim cebime bahşiş koyarken, "Sağol hocam. Ellerine sağlık" dedi.

ÇOK ACI ÇEKTİM...
Bütün bir gece söylediğim şarkılarla konukları eğlendirirken, programlanmış bir robot gibiydim. Programı bitirdikten sonra eve gittim. Eşim ve çocuğum çoktan uyumuşlardı. O gece cebimden çıkan paraya baktım; bahşişlerle birlikte 25 milyon liraydı. Tarifi imkansız bir duygu bu. Öğretmensiniz ve öğrencinizin düğününde şantörlük yapıyorsunuz. Cebinizden çıkan paraları da öğrenciniz koyuyor. Çok acı çektim, Yatağa girdim, sadece ağladım."

19 YILDA BİR KEZ TATİL
M. öğretmen, öğretmenlik mesleğine başladığından bu yana, yani 19 yıldır sadece bir kez yaz tatile gidebilmiş. Eşi de kendisi gibi öğretmen. Ev kirası, çocuk masrafı derken, şubat kriziyle ikinci bir işe ihtiyaç duymuş. Klasik müzik dinmeyi, kitap okumayı çok seviyor. Ancak, kitap, müzik, sinema ve tiyatro için ayrı bir bütçe ayırmasını imkansız gözüküyor.

ÇOCUĞUM BİLMİYOR
En son hangi filmi izlediğini hatırlamıyor. Klasik müzik CD'lerini işportadan, kitapları, korsan yayınlardan tercih ediyor. "Çocuğum bu yıl altı yaşına girdi. Anaokuluna yazdırmak istedim. 150 milyon lira bütçemizi sarsar düşüncesiyle gönderemedik. Eşim zaman zaman üzülüyor. Henüz çok genciz ama, çok kopuk yaşıyoruz. Çocuğum benim düğün salonlarında şarkı söylediğimi bilmiyor" diyor M.öğretmen ve ekliyor:

"Okuldaki bir çok arkadaşım kitap pazarlama, boya badana işleri ve kalebodur kaplama işlerinde çalışıyor."

Hale KÖŞÜŞ

www.superbahis.com
www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır