|
|
 |
| |
|
Çöp tenekesi çiçekçinin ortağı oldu
Çiçekçilik yaklaşık 800 bin kişinin ekmek yediği bir sektör. Ancak bazen siftah bile yapamayan esnaf, solan ürünlerini atmak zorunda kalıyor
Tahmini 800 bin kişinin geçimini sağladığı çiçekçilik sektörü kan ağlıyor. Lüks tüketim sayıldığı için krizde büyük bir durgunluğa giren çiçekciler siftahsız dükkan kapatıyor. Kriz sonrası işlerinin yüzde 80'e yakın azaldığını söyleyen çiçekçiler, "Eleman çıkartmaktan ve uykusuz geceler geçirmekten mahvolduk, birilerinin sesimizi duyması gerek" diyorlar.
İLANLARDAN BELLİ
İstanbul'da kendisine bağlı yaklaşık 8 bin 500 bahçıvan ve dükkan sahibine hizmet veren S.S. Çiçek Üretim ve Pazarlama Kooperatifi ya da çiçekcilerin deyimiyle çiçek mezatının açık artırma bandındaki çiçekler alıcı bulamadan doğruca depoya gidiyor. Çiçeğin güzellik ve sevgi göstergesi olduğunu söyleyen çiçekçiler, önlerinden yürüyüp giden ve üstü çiçek dolu banttan beğendikleri çiçekleri alamamanın sıkıntısını yaşıyor. Mezatın ilan panosu ise sıkıntının en belirgin örneği. Daha çok mesleki duyuruların olduğu panoda bugünlerde en çok devren kiralık ya da satılık çiçekçi ilanları görülüyor.
BANKALARA BORÇ
Mezatın Genel Müdürü Rıza Öksüz durumu şöyle özetliyor: "Çiçekçiler tahsilat zorluğuna girdiği için bizden aldıkları malların parasını geç ve eksik veriyor ya da hiç ödeyemiyorlar. Kooperatifimize ortak olan bahçıvanlara paralarını ödeyebilmek için bankalara borçlanarak kredi almak zorunda kalıyoruz. Bundan önce de çok kriz gördük ama hiç bu kadar fazla etkilenmemiştik."
'ÇİÇEK GÖNDERİN!'
Öksüz çiçek kültürünün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu da söylüyor: "Bizi kriz kadar, davetiye ve ilanlardaki 'çiçek gönderilmemesi' ibaresi de etkiliyor. Tabii ki biz kimseye bağış yapmasın demiyoruz. Bizim de çocuklarımız okuyor, biz de bağış yapıyoruz. Ama çiçek gibi güzel bir hediye niçin ortadan yok olsun ki? Hem bu sektörden yaklaşık 800 bin kişi ekmek yiyor. Bir anda bu kadar insanı ekmeksiz bırakmaya kimin hakkı var?"
ÜRETİCİ VE DÜKKAN SAHİBİ ÇİÇEKÇİLER DERT KÜPÜ
* Mustafa Sepek (Dükkan sahibi): "İşler o kadar kötü ki sinir krizi geçirdim"
İşler azalınca üç elemanımı işten çıkardım. 2 yıl önce tanesini 1,5 milyon liraya sattığımız gülü şimdi yine aynı fiyata satıyoruz. Çoğu gün siftah etmeden dükkan kapatıyoruz. Bu durumda ne kirayı ne elektrik ne de su faturasını ödeyebileceğiz. İşlerin kötü gidişi yüzünden sinir krizi geçirdim. Şimdi tedavi görüyorum. Devamlı sakinleştirici kullanıyorum. Geceleri gözüme uyku girmiyor. Onun için uyku hapıyla uyuyorum.
* Ali Ulvi Öztürk (Dükkan sahibi): "Borçları kapamak için hanımın altınlarını sattım"
Asıl kazancımızı dükkan müşterisinden değil, şirketlerden sağlardık. Ama iş yaptığımız şirketler de kapandı ya da maddi sıkıntı içindeler. Kriz öncesi ayda 100 demet satarken şimdi 30 demete düştü. Bağ-kur, sigorta ve vergi borçlarımızı ödeyemediğimiz için taksitlendirmiştik. Şimdi o taksitleri bile ödeyemiyoruz. Borçları ödemek için hanımın altınlarını sattık. Ruh sağlığımız da berbat. Ne evde huzurumuz kaldı, ne de işte.
* Metin Balcılar (çiçek üreticisi): "Eskiden 40 alıyorsam şimdilerde 15 alıyorum"
Büyükada'da çiçek üretiyorum. Dükkanım da var. Çiçek soğanlarını Hollanda'dan alıyoruz. Devalüasyondan sonra bir anda fiyatlar katlandı. Üretimle geçinseydik, bitmiştik. Çiçeğin ömrü 3-5 gün. Sonra çöpe gider. Satamasak da çöpe giden çiçeklerin yerine yeni mal alıp vitrine koymak zorundasın. Eskiden bir mezata geldiğimde en az 40 kalem mal alırken şimdi 15 kalemi zor alıyorum. Şu anda çiçekçilerin en büyük ortağı çöp tenekesidir.
|
|
 |
|