kapat
01.10.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 

2002 için "rica" ekonomisi


Bir çelişkidir gidiyor. Devlet Bakanı Kemal Derviş ve ekibine bakılırsa, ekonomideki sorunların kaynağı "kamu".
Bu nedenle, 2002 yılında mali disiplininden taviz verilmemesi gerekiyor. Hazine Müsteşarı Faik Öztrak'ın yönlendirdiği bu görüş, "Biz, kamu olarak kendimize çeki düzen veriyoruz. Yapabileceğimiz bundan ibaret. Programı gevşettik mi, toparlanması mümkün olmayan bir noktaya gideriz" şeklinde özetleniyor. Öztrak ister istemez 1994 yılındaki krizin ardından, kendisinin de etkin katılımı ile hazırlanan programı ve programın nasıl delindiğini hatırlıyor.

Oysa üretim cephesi, aynı olaya farklı bakıyor ve şöyle diyor: "Eğer 2000 yılının ilk yarısındaki performans 2001'de sürseydi, 2002 için ekonomiyi canlandıracak önlemler istemeye kimsenin hakkı olmazdı. Bugün durum farklı. Hasta ölmek üzere. Ölüden kan alamazsınız. Cesede ancak otopsi yaparsınız."

IMF, kamunun ekonomideki payının her yıl GSMH'nin yüzde 1-1.5'i oranında azaltılması için bastırıyor. Devletin küçültülemediği ekonomide, reel gelir baskı altına alınarak idare ediliyor. Örneğin, memur sayısı azaltılamıyor, bunun yerine fazla mesai, vergi iadesi gibi sosyal sübvansiyona dönüşen ödemelere göz dikiliyor.

İşin ilginç yanı Derviş de "Kamunun küçültülmesine, vergi oranlarının indirilmesine taraftarım ama şu anda bunları yapamayız" diye yakınıyor. Sonra, 2002 yılı için "Açıklanacak hedeflere olumsuz yaklaşmayın" ricasında bulunuyor. Öztrak ise "Bu rakamlara ulaşılamaz denince, olumsuz hava oluşuyor. En azından psikolojik katkı bekliyoruz" diyor.

Ancak bu kez küçük ya da büyük ayrımı olmaksızın sanayicilerden benzeri sesler yükseliyor. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Üyelerimiz bize, 'Geçen sene de programa destek vermiştiniz. Sonra ne oldu?' diye soruyor. Üyelerimizin sizin destek talebinizi algılayacak hali yok" çıkışını yapıyor. TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan, büyük firmaların da zor duruma girdiğini hatırlatıyor ve faiz dışı fazlanın yüzde 6 yerine yüzde 3-4 olarak hedeflenmesini istiyor.

Bir önceki programa safiyane destek veren sivil toplum, bu kez kendi hesaplarını yapıyor. Hatta farklı çıkarları temsil eden kesimler arasında bile ortak tavır gelişiyor. Nitekim Türk İş Başkanı Bayram Meral patronlara, "Bu işi biz çözeriz, IMF değil. Gelin siz karlarınızdan fedakarlık yapın, bize de acımızdan ölmeyecek kadar ücret verin" çağrısını yapıyor.

Bütün bu tartışma fırtınası içinde 2002'de bizi bekleyen politikayı IMF Türkiye Daimi Temsilcisi Odd Per Breek, özetliyor: "Önemli oranda faiz dışı fazla verin, dalgalı kur politikasına devam edin, enflasyon hedeflemesine geçin, mali disiplini koruyun, böyle yaparsanız güven ortamı oluşacak, faizler düşecek, ekonomi canlanacak, yabancı sermaye girişi hızlanacak ve büyüme sağlanacak!" İster inanın, ister inanmayın!

Aliicin mi, satıciin mi?
İMKB Başkanı Osman Birsen'le sohbet etme fırsatı bulduk. Birsen'i karşısında gören herkes Borsa'nın durumunu sorunca Başkan daha önce anlattığı bir fıkrayı yineledi: "Kayserili'ye sormuşlar. İki kere iki kaç eder? diye. Bizim ki alıciin mi, satıciin mi? diye cevap vermiş. Anlayacağınız, alacaksanız Borsa iyi, satacaksanız pek iç açıcı değil."

Birsen, bir gözlemini eklemeden edemedi:
"Bizde, Batı'daki gibi Borsa ile büyük yatırımcı ilgilenmiyor. Küçük tasarruf sahipleri geleceklerini Borsa'da kurtarmaya çalışıyor. Büyük tasarrufu olanlara, 'Neden Borsa'ya girmiyorsun?' diye soruyorsunuz. 'Bana, kumar gibi geliyor' yanıtını veriyor. Bunu nerede söylüyor? "Büyük Kulüp'te kumar oynarken!"

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
* TBMM'deki Yüksek Planlama Kurulu Toplantısı'ndan çıkan Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan'ın, Ziraat Bankası bankamatiğinden 40 milyon lira çektiğini, kendisini izleyen gazetecilere dönerek, esprili bir biçimde, "Ne olacak bu memleketin hali?" dediğini,

* TESEV'in yolsuzluk raporunda, kamu kurumlarında günlük işi yaptırmanın hediye tarifesinin 15-168 milyon lira olarak belirlendiğini, gümrükler, mahkemeler ve polisin ilk üç sırayı paylaştığını,

* 2002 yılı Bütçesi'nin konuşulduğu toplantıda Bütçe ve Gelirlerler Genel Müdürleri'nin bulunmadığını,

www.superbahis.com
www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır