|
|
 |
| |
|
Taliban mahkumları çarmıha geriyordu
Taliban gizli servisinde görev yapan Sadıkullah Hasani işkence yöntemlerini, bin Ladin ve Molla Ömer'in dostluğunu İngiliz Telegraph gazetesine anlattı
Afganİstan'da yönetimi elinde bulunduran Taliban rejiminin Gizli Servisi'nde görev yaptıktan sonra Pakistan'a kaçan Sadıkullah Hasani adlı Afgan, İngiliz Telegraph gazetesine mollaların din adına işledikleri vahşeti anlattı: Kurbanlarımı ellerinden çivileyerek çarmıha gerer, ölene kadar döverdim...
Gazetenin haberine göre, Hasani'nin hikâyesi, 1998 yılında 85 yaşındaki dedesinin Taliban milisleri tarafından tutuklanarak dövülmesiyle başladı. Taliban, aileden bir kişinin Taliban'a katılmaması halinde ihtiyar adamı öldüreceğini açıkladı. Hasani de mecburen Taliban saflarına katıldı. Bu Taliban'ın klasik adam toplama yöntemiydi. Bir diğer yöntem ise uyuşturucu ticaretinden kazanılan paraların rüşvet olarak dağıtılıp örgüte adam kazandırılması.
MAHKUMLARI BÖCEKLE DOLU HÜCRELERDE TUTUYORLARDI
Pakistan'da işletme eğitimi gören Hasani, Taliban tarafından gizli polis teşkilatında görevlendirildi. Göreve başlayacağı gün gizli polis şefi, karşısına geçerek şu talimatı verdi: "Gaddar olmalısın. Bir yere girdiğinde insanlar titremeye başlamalı. Herkes insanları dövebilir, aç bırakabilir. Benim adamlarım yeni işkence yöntemleri bulmalı. Mahkumların çığlıkları yuvalarındaki kargaları bile korkutmalı. Sağ kurtulanlar bir daha rahat rahat uyuyamamalı."
Hasani'ye ilk verilen iş sokaklarda devriye gezmek oldu. Görevi, televizyon seyreden, kağıt oynayan, kuş besleyen insanları yakalamaktı. Sakalını kesen erkekler, sokakta gezen kadınlar tutuklanıyordu. Tutuklananlar atıldıkları hücrelerde oda kanla dolana kadar dövülüyordu. Ardından da böceklerle dolu bir hücrede ölene kadar aç bırakılıyordu.
KENDİNDEN GEÇEN İHTİYARIN YARALARINA TUZ BASTILAR
Her seferinde farklı işkence yöntemleri deniyorlardı: Bazılarını ayaklarından tavana asıyorlar, bazılarını çarmıha gererek ellerinden çiviliyorlardı. Mahkumların ulaşamayacakları yerlere ekmek parçaları atarak haykırışlarını dinliyorlardı. Ve her akşam amirlerine yaptıklarını rapor ederek ne kadar yaratıcı olduklarını gösteriyorlardı. Hasani'nin gördüğü en kötü şey ise bütün vücudu yediği dayaklar yüzünden kanlar içinde kalan bir ihtiyardı. Yediği dayaklar yüzünden kendinden geçen adamı, yaralarına tuz basarak uyandırıyorlardı.
Hasani bu görev sırasında iki kez Taliban kamplarına eğitim için gönderildi. Bunlardan biri 10 gün kaldığı Helmand bölgesindeki Sarı Çöl'deydi. Araplar ve Pakistanlılar tarafından kontrol edilen kampa, Suudi prensler avlanmak için gelirlerdi. Bu prenslerin kendi özel havaalanları bile vardı.
BİN LADİN VE MOLLA ÖMER BOMBAYLA BALIK AVLARDI
1 Yıl kadar gizli serviste çalışan Hasani daha sonra Taliban'ın dini lideri Molla Ömer'in korumalığına atandı. İşte Hasani'nin tarifiyle Molla Ömer:
"Orta boylu, hafif şişman, hiç hareket etmeyen, yeşil renkli takma gözü olan bir adam. Sürekli yatağında oturuyor, çevresindekilere emirler veriyor ve Amerikan doları dağıtıyor. Çok konuşmuyor. Sadece adını yazacak kadar okuma yazma biliyor. Sadece Molla Ömer değil, Taliban yönetimindeki insanların tamamı kara cahil..."
Hasani, Molla Ömer'in korumalığını yaparken Suudi terörist Usame bin Ladin'le de birkaç kez karşılaştı: "Ladin Kandahar sokaklarında koyu renk camlı Toyota Land Cruiser marka cipleriyle gezerdi. Peşinde 7-8 arabalık bir konvoy dolaşırdı. Bütün muhafızları Araplar ve Sudanlılar'dan oluşurdu. Ladin ve Molla Ömer çok iyi anlaşırlardı. Birlikte kuş avına giderlerdi. Bazen de el bombalarıyla balık avlamaya."
Hasani Kuzey İttifakı'yla savaşmaya gönderildi, komutanları kendilerini cephede bırakıp kaçınca o da kaçarak Pakistan'a gitmeye karar verdi. Eski Taliban ajanı ancak üçüncü denemesinde başarılı oldu ve Pakistan'daki karısı ve kızına kavuştu. Hasani'ye göre Taliban rejimi içindeki birçok kişi de kendisi gibi kaçma planları yapıyor.
|
|
 |
|