kapat
28.09.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
OKAY GÖNENSİN(ogonensin@sabah.com.tr )

Asıl "derin" bakışlar

Uçaklar ikiz kulelere vurduğu andan beri bilgi ve deney sahibi binlerce insan her dilden yazıyor, konuşuyor ve olayın farklı boyutlarını anlatıyor. Haritalar çıkıyor, haritalar üzerinde dolaşan parmaklar ve kalemler savaş stratejileri çiziyor, dağları bayırları, silahları uçakları anlatıyor. Teknik açıklamalar, soğuk savaş oyunları tartışmaları, siyasi paranoya ürünü senaryolar ilk andan beri sahnenin önünde yerlerini aldılar.

Biraz geri planda kalsalar da, çoğunluk onlara fazla dikkat etmese de gerçek yazı insanlarının farklı ve gerçekten "derin" bakışları kağıtlara dökülmeye başladı. Bu bakışların ortak yanı ise bütün teknik ve askeri yorumların dışında insanı merkez almaları, insanın insanı düşünmesinin ürünü olmaları.

Woody Allen; Amerikalı, New York'lu ve en çok Manhattan'lı bu sinemacı, oyuncu, yazar ve müzisyen; "İnsan" olarak "intikam" duygusundan korkuyor:

İntikam hırsının budalalığı
"Bu saldırı yaşadığım yere yapıldı. Tabii ki hemen yardım etmek, kan vermek için sokağa indik. Dostlarımızı, yakınlarımızı kaybettik ama ben hiç kimseden intikam almak istemiyorum. Terörizm izlensin ve yok edilsin istiyorum. Ve umut etmek istiyorum ki, bir gün teröristlerin güdüleri daha iyi anlaşılmış olsun.

Öyle değişiklikler yapmalıyız ki, hiçbir insan böyle korkunç cinayetler işlemek ihtiyacını duymasın. Mesele bundan böyle gizli servislerle gizli servislerin savaşı; ekonomik, siyasi ve askeri baskılar, aşırı güvenlik olmasın. Bazı insanların diğer insanlara böyle şeyler yapmasına yol açan kötülüklerin köklerine saldırılsın. Zenginliklerin dağılımı sorunu da artık ortaya konulmalı. Ben de çok öfkeliyim, sorumluların yakalanıp yargılanmaları gerektiğini düşünüyorum, ama kendimizi intikam duygularına bırakmamızın da budalalık olacağını düşünüyorum."

İngiliz yazar Doris Lessing savaşları hatırlatıyor ve "savaş" kelimesinin böyle çabuk ve kolay telaffuz edilmesinden rahatsız olduğunu anlattıktan sonra "insan"ın derinliklerine dönüyor:

"Çok gururlu ve kurumluyuz. Dokunulmaz olmadığımızı unutmaya çalışıyoruz. Tabiata egemen olduğumuzu düşünmeyi pek seviyoruz, ama hiçbir şeye egemen değiliz."

Demokrasi yerine psikoterapi
Amerikalı yazar Susan Sontag, ülkesinde özellikle yönetim katlarında takınılan tavırdan rahatsızlığını şöyle anlatıyor:

"Politikanın; tartışmayı ve samimiyeti teşvik eden demokrasi politikasının yerini psikoterapi aldı. Hep birlikte acı çekelim. Ama hep birlikte aptallaşmayalım. Biraz tarih bilinci, geçmişte ne olduğunu ve bundan sonra neler olacağını anlamamıza yardımcı olacaktır. Bize sürekli olarak 'Ülkemiz güçlüdür' diye tekrar ediliyor. Ben bu sözle teselli bulmuyorum. Amerika'nın güçlülüğünden kimin kuşkusu var ki? Ama Amerika sadece bu olmamalıdır."

Nobel ödüllü Portekizli yazar Jose Saramago "Allah adına ölme ve öldürme"yi tartışıyor:

"Herkes bir nedenle ölecektir. Ama insanların başka insanların ölmesini sağlamak için yarattıkları şeyler ve nedenlere ilişkin kavramları düşünmeliyiz. Bunlardan birisi de; en canicesi, en saçması; en basit mantığa bile aykırı olanı, zamanın ve uygarlıkların başlangıcından beri Allah adına öldürmeyi emredenidir."

Savaş... Güç... Allah adına öldürmek... Bir dava adına ölmek... İntikam almak... Göze göz, dişe diş istemek... Bütün bunları tekrar tekrar düşünmek, düşünmüş olanların yazdıklarını okumak; her türlü strateji yorumundan daha çok ufuklar açacak, zihinleri derinleştirecek, bakışları keskinleştirecektir.

www.superbahis.com


www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır