kapat
28.09.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
İLKER SARIER(isarier@sabah.com.tr )

Somut çözümler

Evet kriz sürüyor. Ama hayatta hiçbir şey daima kötü gitmez.

Bu gidişat, yerini mutlaka canlılığa ve üretime bırakacak...

Fakat birşeyler de yapmak lazım.

Bireylere düşen görev, daha cesur olmak.

Ülkeye, topluma ve kendine güven duymak...

Ankara'ya düşen görev ise bireyleri cesaretlendirecek somut adımlar atmak...

Türkiye'nin yiyecek ekmeği, suyu, çayı, şekeri, pirinci, bulguru, makarnası var.

Yağı, peyniri, zeytini de var...

Biraz daha darlık içinde kalsak da, bu vartayı çok daha kolay atlatabiliriz.

Buna karşılık, korku ve panik işimizi zorlaştırmaktan başka işe yaramaz.

O halde, Ankara bizi cesaretlendirmeye mecbur!

Ama nasıl?

Benim aklıma iki şey geliyor:

Birincisi şu:

Yürürlükteki vergi sistemi kökünden değiştirilsin.

Büyük bir "mali af" ile yeni bir vergi sistemi koyulsun.

Öyle bir af ki...

Vatandaşın, devlete olan bütün vergi borçları, bir defada tümden silinecek...

Vatandaş, şöyle bir oh çeksin, önce...

Akabinde, tek vergi sistemine geçilsin.

Herkes tek çeşit vergi ödesin ve bunun oranı da yüzde 10'ları geçmesin...

Bu konuyu anlatmaktan Besim Tibuk'un dilinde tüy bitti, kendisine tamemen katılıyorum.

Herşeyden önce de şu KDV soygununa kesin bir son verilmeli...

Diyeceksiniz ki, devlet yeterli vergiyi toplayamazsa, yatırım nasıl yapar, borçlarını nasıl öder?

Yatırım falan zaten yaptığı yok.

Borçları da alırken düşünseydi.

Bize mi sordular, Batı'dan milyarlarca doları alırken?..

Bu borçları, daha uzun vadeye mi yayarlar, yoksa başka formüller mi geliştirirler, orası yönetenlerin bileeceği iş...

Benim bildiğim şu:

Bu millet, devlete güven duymadıkça, bu krizler bitmeyecek!

Şu vaziyette de devlete hayatta güven duymayacak!

İkinci adım da şu:

Devlet hızla küçülmeli...

Bakınız, Ankara'da 38 bakanlık var.

Peki ne ne işe yarıyor, söyleyin?

Müsteşarları, danışmanları, binlerce personeli ve genel müdürleri ile şu iflahımızı kesen krizi seyretmiyorlar mı?

Kriz seyretmek için bakanlık yapılır mı?

Bakanlık sayısı 10'a hatta, 5'e indirilebilir.

Hemen ardından da, devletin elindeki geniş olanakların, lojmanlar, telefonlar, daireler, makam otoları vesairenin, "topluma devri" gerçekleştirilebilir.

Hem de büyük bir hızla...

Tıpkı ihtilal yapar gibi!..

Vatandaş ancak böyle bir devlete güven duyacak ve cesareti artacaktır.

Cesareti artınca da, alışveriş başlayacak ve piyasalara canlılık ve güven gelecektir.

Bence ekonomik ihtilalin yolu buradan geçiyor.

Verginin ve devletin sınırları daralacak...

Bireysel atılımım ve serbest piyasanın sınırları genişleyecek...

Sıkıştığımız nokta burası değilse, neresi?

Hergün gazeteleri dolduran ekonomi yazarlarının yavelerinden sıkıldım, bıktım artık!

Kumar oynamamış
Mehmet Ali Erbil'in kumarda 90 bin dolar kaybetmesini eleştirmiştim.

Avukatı Lalehan Eymirlioğlu, nazik bir açıklama göndermiş ve bu haberin uydurma olduğunu, müvekkilinin asla böyle bir para kaybetmediğini belirtmiş...

Erbil'in avukatına güveniyor ve açıklamasını okurlarımla paylaşıyorum.

Erbil'in büyük bir ayıp yaptığını söylemiştim.

Eğer böyle bir ayıp yapmamışsa, bu beni sadece sevindirir...

Seks diyeti
Gazeteler, vatandaşa, "daha güçlü seks" yapabilsinler diye, özel diyetler tavsiye ediyor.

Bu haberleri yayınlayanlar, Mars'tan mı geldiler, anlayamıyorum.

Yahu bizim daha dilimizin dönmediği o tuhaf isimli bitkileri, pahalı yiyecekleri vatandaş nasıl alacak, nerede bulacak, bir...

İkincisi, bu ekonomik krizde, bu moral bozukluğunda, millette "seks iştahı" mı kaldı ki bir de diyet uygulayacak.

Biz o haberleri, kriz havasını biraz olsun dağıtmak için yapıyoruz diyorsanız, bilin ki, milletin asabını daha çok bozuyorsunuz.

Bir teklif
İkiz kulelerin enkazı altında 240 milyon dolarlık altın varmış...

Altının parıltısı, aklıma parlak bir fikir getirdi:

Amerika'ya bir teklif götürelim.

Türkiye'den bir işçi, memur ve emekli ekibi oluşturulsun...

AKUT gibi...

New York'a götürülsün...

Şundan emin olabilirler ki, 450 bin ton enkaz bir gecede kaldırılacaktır. Yerde bir toz zerresi kalmamacasına...

Alâ, çıkan altın bizim olacak!

TEBESSÜM
Karı koca göl kenarında tatile gitmiş... Kadın kıyıda kitap okurken, kocası kayıkla balık avlamaya çıkmış...

Daha sonra adam sıkılıp otele çıkınca, karısı biraz da ben dolaşayım derken, kayık balık avlama yasağı olan bölgeye süzülmüş...

Kasabanın iriyarı şerifi hemen kadının yanında bitmiş:

"Hanımefendi" demiş, "balık avlama yasağı olan yerde avlanıyorsunuz!"

Hayır demiş kadın, ben kitap okuyorum.

"Peki bu avlanma techizat ve ekipmanı neyin nesi? Sizi karakola götürmek zorundayım"

"Eğer beni karakola götürürseniz, tecavüz etmeye kalkıştığınızı söylerim"

"Bunu da nereden çıkardınız" demiş şerif...

"Tecavüz için ekipmanınız yok mu?"

www.superbahis.com


www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır