kapat
28.09.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
ŞÜKRÜ KIZILOT(skizilot@sabah.com.tr )

Kayıtdışı olmanın dayanılmaz cazibesi

Gelir arayışı içinde olduğumuz şu kriz ortamında "bu ne biçim başlık?" diyeceğinizi tahmin ediyorum. Haklısınız, kayıtdışı olayı, yıllardır ülke ekonomisinin ve maliyesinin en önemli sorunu. Yüzde 40-50 ile ifade edilen kayıtdışılık, hiç değilse yarıya inse, bugünkü sorunların çoğunu yaşamayız.

Ancak, ortada bir de gerçek var. Bu ülkede kayıtdışı olmayı teşvik eden, kayıtlı mükellef olanı ya da servetini kayıtlarına intikal ettireni cezalandıran, çok sayıda yasa maddesi var. Böyle olunca, iyiniyetli vatandaşlar bile, "aman kayıtlara girmeyelim, girsek bile, herşeyimizi kayıtlara intikal ettirmeyelim" diye düşünüyorlar.

Bazı örnekler
Halen yürürlükte olan yasaları da gözönüne alarak, bazı örnekler verelim.

Yatı, kotrası, villası, lüks otomobili olanlar

Ticari ya da sınai faaliyette bulunan veya serbest meslek kazancı elde eden bir kişiden, asgari bir gelir beyan etmesi isteniliyor. Gelir Vergisi mevzuatımızda "Hayat Standardı Esası" olarak yeralan bu vergilendirmede otomobili, yatı, kotrası, hizmetçisi olan ve yurtdışına çıkan bu mükelleflerden daha fazla vergi alınıyor.

Oysa, vergi dairesine kayıtlı olmadığı halde, çok lüks bir yaşantısı olan, yatları ve lüks otomobilleri bulunan, dünyanın değişik turizm merkezlerine giden, sosyete dergilerinde poz poz resimleri çıkan, lüks villalarda ya da yalılarda oturup ona buna hava atanlardan, hayat standartlarına göre asgari bir vergi alınmaz. Bunlara, kimse de hiçbir şeyin hesabını sormaz.

Milyon doları ya da trilyonları olanlar
Vergi dairesine kayıtlı olan ve 1 milyon dolar nakit parası bulunan bir firmanın, bu parası olduğu gibi dursa dahi, 2001 yılında kur farkı nedeniyle, yaklaşık 700 milyar TL. kazanç sağlamış sayılıyor ve varsa faiz geliri ile birlikte bu kazancın vergisi isteniyor. Firmanın, TL. cinsinden nakit parası olması halinde de, bunun faiz gelirini beyan edip, vergi ödemesi isteniyor.

Oysa, vergi dairesine kayıtlı olmayan bir kişi, değil 1 milyon dolar 10 milyon doları olsa dahi, bu paranın kur farkından ve faiz gelirinden dolayı, beyanname vermiyor, vergi de ödemiyor. Bu durum, trilyonlarca lira cinsinden faiz geliri olan bir kişi için de aynen geçerli.

Hisse senedini işletmeye koyanlar
Kaç yıl geçtikten sonra satarlarsa satsınlar, bundan doğan kazanç vergiye tabi. Oysa, hisse senedini bir işletmeye koymayan yani işletmenin kayıtlarına yazmayanlarda, üç ay geçtikten sonra yapılan satışların kazancı vergiye tabi değil. Örneğin, Nisan 2001'de 1 trilyon liraya aldığı hisse senedini, Ağustos 2001'de 6 trilyon liraya satıp 5 trilyon lira kazanan bir kişi, 5 kuruş dahi vergi ödemez.

Gayrimenkul ve otomobil satanlar için KDV oranları

Trilyonluk bina, arsa, arazisini ya da lüks otomobilini işletmeye kaydedenler, bunları sattıklarında;

- Doğan kazancın gelir ya da kurumlar vergisini öderler.

- Bu satışlar ayrıca KDV'ye tabidir.

Oysa, işletmeye kayıtlı olmayan trilyonluk gayrimenkullerin ve lüks otomobillerin satışı KDV'ye tabi değil. Ayrıca, alındığı tarihten itibaren 4 yıl geçtikten sonra satılan bir gayrimenkulün, örneğin 100 milyar TL.'ye alınıp 10 trilyon liraya satılan gayrimenkulün, satışından doğan kazancın, 10 lira dahi vergisi yok!..

Hazine bonosu - tahvil geliri avantajı

İşletmenin defterlerine kayıtlı Hazine Bonosu ve Devlet Tahvili faiz gelirlerinin tamamı, enflasyondan arındırmaya da tabi tutulmadan gelir kaydedilir ve vergisi de ödenir.

Oysa, gerçek kişilere ait olanlarda; elde edilen gelire;

- Enflasyondan arındırma uygulanır,

- Her bir aile bireyi (yakında 50 milyar TL. olması beklenen) istisnadan ayrı ayrı yararlanır.

Altın, döviz, otomobil, gayrimenkul
Bir kuyumcu, iki kilo altını 100 milyar liraya alsa ve 6 ay sonra 140 milyar liraya satsa, 40 milyar TL.'yi defterine gelir yazıp, vergisini ödemek zorunda. Benzer durum dövizin kur farkı ve faiz geliri, otomobil ve gayrimenkul satış kazancı için sözkonusu.

Oysa, gerçek kişiler için, bir kısmını yukarıda da açıkladığımız gibi, bu tür bir kazanç ve vergi sözkonusu değil.

Olağanüstü durumlarda alınan vergiler
Ekonomik krizlerde ya da deprem gibi felaketlerde, ek gelir toplamak isteyen hükümet; "Net Aktif Vergisi", "Ekonomik Denge Vergisi","Ek Gelir Vergisi", "Ek Kurumlar Vergisi" ve benzeri vergileri, genellikle kayıtlı mükelleflerden almakta, kayıtdışı olanlar bu vergileri de ödememektedirler.

Görüldüğü gibi, mevcut yasalara göre, kayıtlı olmanın değil, kayıtdışı olmanın sayısız vergi avantajları var. Bir de, yasa dışı çalışanlar var ki, onların avantajları çok daha fazla. Yerimiz sınırlı olduğu için, kayıtdışı geliri olanlardaki avantajların çok az bir kısmını açıklayabildik. Yakında diğerleriyle devam edeceğiz...

www.superbahis.com


www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır