YAVUZ DONAT
|
  
Ne olacak?
TBMM Başkanı Ömer İzgi'nin makam odasına girmeden önce "konuşacağımız konuları, soracağımız soruları" tek tek not etmiştik...
Önce "klasik soruyla" başlayacaktık:
- Ne olacak bu memleketin hali?
Sonra...
"Diğer soruları" sıralayacaktık.
Örneğin...
"Hükümet, bu kışı çıkarabilir mi?"
"Seçim ne zaman olur?"
"Cumhurbaşkanı ile ne konuştunuz?"
"Anayasa'da deniliyor ki, ekonomi kötüye giderse, olağanüstü hal ilan edilebilir. (Madde 119) Şimdi böyle bir formül gündeme gelebilir mi?"
Ve daha pek çok soru.
***
Meclis Başkanı, TBMM Büro Şefimiz Emin Özgönül ile bizi "buyur" etti.
"Sorularımızı" dinledi.
Ve dedi ki:
- Yavuz Bey, kravatınız sarı kırmızı."
Başkan'ın kravatına baktık.
Onunki "sarı lacivert."
Ama renkler "hayli soluk."
Ömer Bey devam etti:
- Bizim takımın (Fenerbahçe) durumu maalesef iyi değil... Ne yapacağız bilemiyorum.
***
Meclis Başkanı'nın evinde "koalisyon" varmış.
En büyük ve en küçük iki çocuğu "Galatasaraylı."
"Aradaki" iki kızı, Fenerbahçeli.
Damatlardan "biri Galatasaraylı."
"İkisi" Fenerbahçeli.
Eşine gelince...
- Hanım, Fenerbahçeli idi... Fakat... Ne zaman GS-FB maçı olsa... Aman oğlum üzülmesin diye, Galatasaray'ı tutuyor.
***
Odaya "ne olacak bu memleketin hali" diyerek girmiştik.
Başladık "ne olacak bu Fenerbahçe'nin hali"ni konuşmaya.
Ömer İzgi:
- Bu çalışma temposu ile Fenerbahçe'nin işi zor... Ayrıca... Bir sistem oturtması lazım... Sistem yok... Ve biz, bütün taraftarlar buna çok üzülüyoruz.
***
"Sayın Başkan" dedik:
- Kaç yıldır Fenerbahçeli'siniz?
- Ortaokulda okurken Altay'ı tutardım.
- Altay sempatisi nereden?
- Dedelerimiz Altaylar'dan gelmiş ya.
***
- Efendim, inşallah Fenerbahçe kısa sürede toparlar... Türkiye ne zaman toparlayacak?
Baktık, Başkan "bu konuyu konuşmaya kapalı."
Soruyu değiştirdik:
- Ekonomi yönetimi için... Olağanüstü hal... Cumhurbaşkanı ile konuştunuz mu?
Ömer İzgi hemen Anayasa'ya uzandı.
"119. maddeyi" açtı.
Başladı okumaya:
- Tabii afet, tehlikeli salgın hastalıklar veya ağır ekonomik bunalım hallerinde, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde, süresi altı ayı geçmemek üzere, olağanüstü hal ilan edilebilir.
Başkan'ın "okuması" bitti.
Bize döndü:
- Evet... Sayın Cumhurbaşkanı ile konuştum... Ve ikimiz de, sorunların TBMM içinde çözülmesini uygun gördük.
***
Meclis Başkanı "her şeyin" farkında.
Sorunların "uzlaşma ile... Toplumsal barış zedelenmeden... Kurumlar yıpranmadan... Sistem yara almadan" çözümünden yana.
Ve bunun için "elinden geleni yapmaya çalışıyor."
Ama yaptıklarının ve yapacaklarının da "dillenmesini" pek istemiyor.
Dileriz, sonuç alır.
|