
İnsanlık ölmedi
Allah bütün herkese sağlık versin. Bugün size başımdan geçen çok ilginç bir insanlık öyküsünü anlatacağım. 2 yıl önce böbreğimden rahatsızlandım. Hala diyalizlerde zaman geçiriyorum. Gazetede arkadaşım Sedat Sertoğlu, benim böbrek hastası olduğuma dair bir yazı yazdı.
Hiç tanımadığım 91 asil insan bana hiçbir karşılık beklemeden böbreğini vermek istedi. Ama bu imkansızdı. Çünkü kanuna göre sadece 1. ve 2.derece yakınlarım bana böbreklerini verebilirdi. Bu arada Irak, Pakistan, Rusya ve Hindistan'ı denedim. Ama damarımdaki bir incelmeden dolayı ameliyatı Prof.Dr. Mehmet Haberal'ın yapması gerekiyordu. O da böbrek bulamadı.
Neyse o günlere gelelim. Arayan insanlara duyarlılıklarından dolayı teşekkür ettim. Bir tanesi beni inanılmaz bir duygusallığa itti. İzmir'de üniversite öğrencisi olan, yüzünü dahi görmediğim İlker Balcı, telefonumu nereden aldığını bilmiyorum, hasta Fenerli, her zaman arar takımı sorardı. İlker şu anda Ağrı'da 48 günü kalmış bir asker. Hala beni arar.
Sağolasın İlker
Sedat'ın yazısı üzerine beni aradı ve aramızda şöyle bir konuşma geçti. "Hüsnü Abi, çok üzüldüm", "Sağol İlker. Veren Allah, şifayı verecek olan da Allah", "İstanbul'a geliyorum", "Ne zaman geliyorsun? Seni aldırayım", "Direkt hastaneye geçeceğim", "Rahatsız mısın?". "Böbreğimi uyarsa sana vereceğim"
Dondum kaldım. "Benim üniversitede okuyan 2 oğlum var. Onlara kıyamam. Sana hiç kıyamam" dedim. O ise, "İnsan bir böbrekle 100 sene yaşarmış. Geliyorum" dedi. Ona kanunların müsait olmadığını anlattım ve ikna ettim. Benim için dua etmesini istedim. İlker'le Cumartesi günü konuştuk. 49 gün sonra gelecek. Kadıköy ve Fenerbahçe'yi çok özlediğini söyledi. Gelince tanışacağız. 22 yaşındaki bu asil genci ömrüm boyunca hiç unutmayacağım. Çünkü o hiç tanımadığı bir insana genç yaşta böbreğini verecek kadar asil bir kişi.