kapat
27.09.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
ÇETİN ALTAN(caltan@sabah.com.tr )

"Dünya" karışıyor mu, değişiyor mu?

Usta satranççıların, satranç tahtası önünde; uluslararası firmaların da, tüm yeryüzüne karşı, pratikte uygulayıp durdukları eski bir ilke vardır:

"Küresel düşünmek, yerel davranmak"...

Ne yazık ki, birey yaşamları bu ilkeyle hiç bir zaman bütünleşemedi.

Bütünleşebilseydi ne olurdu?
Şöyle olurdu: İlkokul çocukları, eğilim duydukları mesleklerin; örneğin doktorluğun, marangozluğun, bahçe mimarlığının, elektronik mühendisliğinin, terziliğin v.s. Son 50 yıl içinde tüm yeryüzünde neler yapmış ve en az-en çok neler kazanmış olduklarının bilinciyle, pekiştirirlerdi mesleki rotalarını.

Şimdiye dek insanlığın üstünde berraklaşamadığı bir başka konu da şu:

"Politika" nedir, "bilim" nedir?

"Politika" açısından bakıldığında, dünya karışıyor. Ya "bilim" açısından bakıldığında dünya ne oluyor?

Bu soruların yanıtı henüz uluslararası kamuoyunda araştırılmıyor. O nedenle de, sap saman birbirine karışıyor.

6 milyarlık dünya nüfusunun yüzde 7'si, dünyanın yarattığı zenginliğin yüzde 50'sini paylaşmada...

Tıpkı Türkiye'de de, en zengin kesimin ulusal gelirden aldığı payın; en yoksul kesimin aldığı payın, 14 katı olması gibi... Yani yüzde 1400 kat daha fazlası...

Böylesi bir dengesizlik; terör de dahil, savaş da, her türlü belayı emzirir.

ABD'nin içine düştüğü çelişi; teknolojide çok hızlı bir değişim sürecini başlatmışken, "politika"sında hiç bir değişim yapmaması..

ABD'de bu çelişiyi dile getirenler yok mu?
İnternette "ZNetcommentary" (www.zmag.org) sayfasına bir bakın... Ünlü dil bilgini ve M.I.T. profesörü Chomsky ile arkadaşları, yerden yere vuruyorlar ABD'nin dış politikasını...

Türkiye'de de, Soğuk Savaş yıllarında ABD'nin dış politikasını eleştirenler az değildi. Ankara'nın o zamanki egemenleri ise; geleceğin kadrolarının, demokrasi ortamının yarattığı sürekli etki-tepki dalgalarından çıktığını dahi bilmeyecek kadar anguttular. Washington politikasına bağlılıklarını kanıtlama tutkusuyla, Türkiye'nin en iyi yetişmiş insanlarını ezdiler, bitirdiler, yok ettiler.

Bugün yine insan eliyle birçok insan ölecek.. Bu arada "Terör" tanımında da, çeşitli görüş ayrılıkları çıkacak..

Ve terör ülkelerine karşı girişilecek silahlı eylemlerden, silah fabrikatörleri büyük çıkar sağlayacak..

Bir de, elektronik iletişim sektörüyle, ulaşım sektörünün uğrayacağı zararlar var...

Son toplamda ne olacak? Çeşitli ülke politikacılarının dışa dönük görüntüleriyle, kendi çıkarlarına uygun gizli hesapları saydamlaştıkça; "bilim"in doğruları, "politika"nın demagojilerine ağır basmaya başlayacak..

Ve "Avrupa Birliği" içinde aşılan "ulus-devlet" modeli, tüm Dünya'da da aşılmaya başlayacak..

Türkiye elinden geldiğince, AB üyeliğini gerçekleştirmeyi ve yılda en az 20 milyar dolarlık global sermaye girdisini sağlamayı başarırsa; büyük değişimler öncesinde rastlanan global kargaşadan en az zararla sıyrılıp, globalleşme sürecinde ön almaya başlar..

Bunu başaramazsa, beklenmedik belaların ardı arkası kesilmez gibi görünüyor...

"Değişim"in bayrağı; "politika"dan, "bilim"in eline geçti... Başkan Bush ise inatlaşıyor hem ABD'yi, hem dünyayı yönetmede...

Kendisinin, aşırı marjinal bulduğunu sandığımız Chomsky ve arkadaşlarıyla, arada sırada görüşse; kendisi için de iyi olur, dünya için de, gibi geliyor bize..

Evet, dünya karışıyor, çünkü değişecek..

www.superbahis.com


www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır