kapat
23.09.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
HULKİ CEVİZOĞLU()

Rakiplerin dağıttığı kartlarla

Türkiye tarihine damgasını vurmuş ve ne söyleyeceği merakla beklenen bir orgeneralin sözleri -halkın büyük çoğunluğu açısından- ne yazık ki kaynadı gitti.

Perşembe gece yarısı ATV ekranında canlı olarak yayınlanan Ceviz Kabuğu programında, Em. Org. Çevik Bir'in yaptığı açıklamalar ve yorumlar, katılın ya da katılmayın ama tarih araştırmacıları için büyük önem taşıyor. Bu sözler, tarihe mal oldu ve şimdi araştırmacıların ilgisini bekliyor.

***
Bu pazar günü, güzel bir pazar yazısı yazmak istiyorum. Ama, gündemdeki gelişmeler bizi kovalıyor. Ben yine de, gündemden kopmayan bir pazar yazısı yazacağım...

Su kadar akıcı ve şekilsiz
New York'taki Dünya Ticaret Merkezi'ne yapılan "uçaklama" (gökdelenlere uçakla intihar saldırısı yapma) teröründen sonra binlerce masum insan yaşamını kaybetti.

ABD bugün "düşmanını arıyor." 11 Eylül 2001'de gerçekleşen terörist saldırıyı kimin yaptığı henüz bilinmiyor, hiçbir kanıt yok ama, ABD, tescilli terörist Üsame bin Ladin'i Afganistan'dan istiyor. Asıl sorun da burada. Türkiye'nin alacağı tavırda.

Hıristiyan ABD ve NATO ülkelerinin topyekün saldırısına maruz kalan Afganistan'a karşı Türkiye ne yapacak, benzer olaylarda ne yaptı?..

Bugün güvenip, sahip çıkabileceğimiz istikrarlı bir politikamız var mı?.. Yok !..

İstikrar nasıl sağlanabilir, bizi yönetenler niçin bunu sağlayamıyor?.. Bakınız, ABD bugün "düşmanını arıyor." Ancak sanılmasın ki, "bulunacak" ya da "işaret edilecek düşman" ABD için "ezel”dir." ABD'nin düşmanı her dönem değişmektedir, tıpkı dostları gibi. Nasıl ki dün, Üsame bin Ladin ABD'nin "dostu" idi, bugün "düşmanı" oldu. (Rusya'ya karşı kendisi eğitmiş ve yetiştirmişti.) Aynı şekilde, bugün "dostum" dediği Türkiye, dün ABD'nin ambargo uygulayacak kadar "düşmanı" idi. Üstelik, her iki dönemde de Türkiye'nin başındaki başbakan aynı kişi yani Bülent Ecevit idi.

Kıbrıs Barış Harekâtı ve Ecevit'in Türkiye'ye uygulanacak "Haşhaş yasağını" kaldırmasından sonra ABD Türkiye'ye "ambargo" uyguladı. Başbakan Bülent Ecevit, hem bu iki olayda, hem de Körfez Savaşı'nda ABD karşıtı tutum takınmış ve ABD'nin "aradığı düşmanlardan biri" olmuştu. O dönemde Başbakan Ecevit, yazılarıyla "ABD emperyalizmini" eleştiriyordu.

Kadere bakın ki, aynı Ecevit bugün "ABD'nin her istediğini yapacağız" diyor.

Dost kim, düşman kim?... Kim ne zaman dost, ne zaman düşman?... Dostluk ya da düşmanlık sonsuza kadar mıdır?...

Hepsi izafi, göreceli yani değişken. Bu kadar değişkenlik içinde kendimizi nasıl koruyacağız?... Robert Greene sanki ABD'yi anlatıyor: "Düşmanınızın kavrayacağı bir şekil almak yerine kendinizi her yere uyabilir ve hareketli kılın. Hiçbir şeyin kesin ve hiçbir yasanın sabit olmadığı gerçeğini kabul edin. Kendinizi korumanın en iyi yolu, su kadar akıcı ve şekilsiz olmaktır; asla istikrar ve uzun kalıcı düzen üzerine bahse girmeyin. Her şey değişir."

"Kendinizden başkasının tarafını tutmayın"
"Taraf tutmada acele edenler aptaldır. Kendinizden başka kimsenin tarafını tutmayın, bağımsızlığınızı sürdürerek diğerlerinin efendisi olabilirsiniz; insanları birbirine karşı kullanarak, peşinizden koşmalarını sağlayarak yapabilirsiniz bunu." Bu söz de sanki bizi anlatıyor.

Bugün Türkiye'nin peşinden kimse koşmuyor, ama kimi politikacılar öyleymiş gibi gösterip, bize "siyasal illüzyon" yapıyorlar. Kimilerimiz zaten "doğuştan hipnozlu" olduğu için "kesin inançlı."

"En iyi aldatmacalar diğer kişiye seçim hakkı vermiş gibi görünenlerdir. Kurbanlarınız kontrolün onlarda olduğunu sanırlar, oysa aslında kukladırlar. İnsanlara sizin lehinize olan seçenekler verin. Her ikisi de amacınıza hizmet eden iki kötü arasından daha az kötü olanını seçmeye zorlayın. Onları iki arada bir derede bırakın, nereye döneceklerini şaşırsınlar."

Greene'in dediği gibi, Türkiye'yi idare edenler bugün (dün olduğu gibi) "rakiplerinin dağıttığı kartlarla" oynuyor. Kontrolün kendimizde olduğunu, kendi kartlarımızla oynadığımızı sanıyoruz ama öyle değil.

Güçlü bir Türkiye adına yazık !

www.superbahis.com


www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır