Ağustos ayı sonunda açıklanan milli gelir rakamlarıyla ekonominin tahmin edilenden daha derin bir küçülme içinde olduğu ortaya çıktı.
Yetmedi, 11 Eylül'de ABD'ye terörist saldırı ile başlayan dış ekonomik şok da, krizdeki Türkiye ekonomisi üzerine yeni yükler eklemeye başladı.
Bu iki gelişme, ekonomik daralmanın daha da derinleşmemesi için Ankara'yı önlem almaya itiyor. Ankara kemerleri daha az sıkmak istiyor. IMF ise ödün vermiyor. Sonuçta 10. gözden geçirme Ankara'da sonuçlanamadı; bu ay sonunda ABD'ye bırakıldı. Türk tarafı 2002 bütçesinde faiz dışı fazlayı aşağı çekerek ve enflasyon hedefini gerçekçi bir düzeyde belirleyerek ekonomiyi biraz da olsa canlandırmak istiyor. Pazarlık yapılan konu bu.
* Krizin avantajları- 11 Eylül şoku, doğrudan veya portföy yatırımı yoluyla Türkiye'ye sermaye akışını durdurarak ekonominin üzerine yeni yükler bindirmesine bindirdi, ancak bazı avantajlar sağlayabileceği de ortaya çıktı. 2002'de geri ödenecek olan 5.5 milyar dolarlık IMF kredisinin ertelenmesi gündeme geldi. Buna IMF sıcak bakıyor. Hatta ABD'nin müttefiki olmasından ve Ortadoğu'da bulunmasından dolayı Türkiye'nin stratejik önemi bir kez daha öne çıkınca, IMF Başkanı yeni bir kredi kolaylığının kapısını araladı. Bu olumlu gelişmeler piyasalara yansımaya yansıdı ve bono faizlerini düşürücü etki yarattı, dış piyasalarda Türk Eurobondları prim yaptı.
* Ekonomik takvim etkisi- Önümüzdeki üç hafta içinde dünya krizinde ve dış piyasalarda yaşanacak olanlarla yurtiçindeki ekonomik takvimin işleyişi ekonominin önündeki belirsizlikleri azaltacak. Kemer sıkmaya ve daralmaya devam mı edilecek, yoksa canlanmanın kapısı mı aralanacak, bunun kararı önümüzdeki üç hafta içinde verilmiş olacak. Çünkü;
1- Bütçe 15 Ekim'de Meclis'e sunulacak. Bunun için de yeni yılda enflasyon, büyüme, faiz dışı fazla ne olacak? Bu hedeflere nasıl varılacak? Finansmanı nasıl sağlanacak? Bunlar IMF ile tartışılarak belirlenecek.
2- IMF'nin yeni yardımı belirlenecek. Türkiye'nin stratejik öneminin artmasına paralel yeni bir mali yardım alınması artık daha kolay.
Ufukta 5.5 milyar dolarlık erteleme olasılığı görülüyor. Bunun dışında yeni yılda yeni kredi imkanları olacak mı, ne kadar olacak, bu da önümüzdeki üç hafta içinde IMF ile görüşmelerde belirlenecek.
3- Enflasyon yeni koridorunu belli edecek. Özellikle ağustos ayında çekirdek enflasyon olarak bilenen özel imalat sanayi endeksinin yüzde 4.9 gibi beklenmeyen oranda artmış olması gelecek aylar için fiyat düzeylerinin yüksekliğine işaret ediyor. Eylül ayının da yüksek gelmesi halinde bu sonbahar ve kış aylarında enflasyonun içinde olacağı koridorun yüksekliği belirlenecek. 3 Ekim'de açıklanacak oranlar 2002 hedefinin saptanmasında gösterge teşkil edecek. Ekim ortasında geçilmesi pılanlanan enflasyon hedeflemesi uygulaması da bu konuda yine bir yaklaşımı gündeme getirecek.
4- ABD'nin askeri operasyonu netleşecek. Boyutu, bölgesi (ki Türkiye açısından son derece önemli) ve ne kadar süreceği konusunda hem dünya piyasaları, hem de dünya ekonomisi bir kanaat sahibi olabilecek. Bu anlamdaki belirsizlikler de azalacak.
* Borsalar düşüşte- Bu haftalar içinde dünya borsalarında genelde düşüş yönünde bir seyir beklenebilir. Aynı seyir Türkiye için de geçerli olabilir. Son olarak İMKB'nin geldiği 0.48 cent düzeyi biraz daha aşağıya gelebilir.
Bir tepki için bile tünelin ucunda bır ışığın ortaya çıkması gerekir. Bu üç haftalık süreç ekonomi için olduğu kadar piyasalar için de belirleyici olabilir.
* Sonuç- "İğnenin önce ucu geçmeli" Etyopya Atasözü