kapat
23.09.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
ZÜLFÜ LİVANELİ(livaneli@sabah.com.tr )

Amerikalılar iyi midir, kötü mü?

Bu yaşıma kadar Amerika konusunda tarafsız, soğukkanlı ve objektif olan insana çok az rastladım.

İnsanların bir bölümü Amerika'ya körükörüne hayran, bir bölümü ise amansız düşman.

Amerikan hayranlığını, taklit boyutuna vardıranlar yanında, her olayda Amerika'yı suçlayan fanatiklere de rastlanıyor.

Oysa hiçbir ulus için genelleme yapılamayacağı gibi, Amerikalılar için de yapılamaz. Onlar da diğer insanlar gibidirler.

Ne eksik, ne fazla!

***
Elia Kazan, Amerika'nın en büyük film yönetmenlerinden birisi olmasına rağmen, kendisini orada ömür boyu yabancı hissetmiş ve Anadolulu kimliğiyle Amerika'yı dışarıdan gözlemlemiştir.

On yıl önceki bir mavi yolculuk sırasında, teknemiz Göcek'in seyrine doyulmaz koylarından birinde demirlemişken, "Biliyor musun; Amerikalılar çok saf insanlardır." demişti. "İyi insanlardır."

Ben de ona hak veriyorum. Sayısı pek de az olmayan Amerikalı arkadaşlarımın hepsi, dünyada eşine az rastlanır bir ahlâk ve erdem örneği olarak yaşayan, dostluğun ve yardımlaşmanın değerini bilen olağanüstü insanlardır. Dostluklarıyla iftihar ederim.

Amerika'nın büyük bilim ve kültür merkezleri olan Harvard, Princeton gibi üniversiteler beni ağırlamış, düşüncelerimi değerlendirme nezaketinde bulunmuştur. Zaten bizim tarihimizle ilgili en önemli çalışmalar da oralarda yapılmaktadır.

Amerikan halkının da amacı, diğer halklar gibi daha iyi ve daha düzgün bir yaşamdır.

***
Peki "Çirkin Amerikalı" imgesi nereden doğuyor?

Madem bu kadar "saf ve iyi" bir halk yaşıyor orada, niçin dünyada bu kadar Amerika'dan nefret var?

Galiba bu soruların cevabını en iyi verenlerden birisi Henry Kissinger.

Geçenlerde yayımladığı "Amerika'nın Dış Politikaya İhtiyacı Var mı?" adlı kitabında Kissinger, ABD'nin tarihte hiçbir imparatorlukla ölçülemeyecek kadar büyük bir güç olduğunu ve dünyadaki popüler kültürün ve her türlü zevk ölçüsünün Amerikan standartlarına bağlı olduğunu öne sürüyor.

Şili'de darbe yaptıran Henry Kissinger, bütün dünyanın Amerikan yaşam biçimini benimsemesi gerektiğini düşünüyor.

Bir saldırı karşısında kalınca da "En ağır biçimde bombalamak"tan söz ediyor.

Ama unutmayalım ki, Amerika'da sadece Kissinger'lar yaşamıyor.

Dün Times meydanında savaş aleyhtarı gösteriler yapanlar da Amerikalı.

MoMa'daki Matisse sergisini izlemek için kilometrelerce kuyruk oluşturan, Faulkner'ı, Steinbeck'i, Dos Passos'u, Walt Whitman'ı, Frost'u yaratan da bu uygarlık.

***
Dolayısıyla Amerika, dünyanın diğer yörelerinden farklı değil.

Yani hem iyi, hem kötü!

Kim, hangi yüzünü görmek isterse, o yüzünü görüyor.

www.superbahis.com


www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır