kapat
23.09.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
A. SAVAŞ AKAT(aakat@sabah.com.tr )

Programa muhalefet

Kasım krizinin en önemli simgelerinden biri olan Demirbank nihayet HSBC tarafından satın alındı. Krizden bu yana on ay geçtiğini böylece hatırladık. Bir de baktık ki 22 Şubat'ın yedi ayı, yeni programın dördüncü ayı dolmuş.

Eylül başında döviz piyasasındaki balonun sönmeye başladığına yönelik ciddi işaretler geliyordu. 11 Eylül'de ABD'ye terörist saldırısı oldu. Dünya piyasaları karıştı. Zaten ikircikli olan Türkiye ekonomisi yeniden sallandı.

Kriz uzadıkça programla ilgili eleştirilerin artması kaçınılmazdı. Önce dalgalı kura karşı bir muhalefet odağı oluştu. Temmuz sonunda Fischer geldi ve kesin tavrımı açıkladı. Muhalefet durakladı.

Ama durmadı. Tam tersine cephe genişledi. Ortam müsaitti. Yeni düzenin getirdiklerine alışmakta zorlananlar vardı. "Sıcak para-yüksek faiz" günlerini özleyenler çoktu.

İşalemi içinde "hep bana, hep bana" geleneği zaten yaygındı. "Ağlamayan çocuğa mama vermezler" özdeyişi hemen devreye girdi. "Battık, mahfolduk, bitiyoruz" çığlıkları atıldı.

Bürokrasi içinden de muhalefete destek vardı. Programı destekleyenleri sindirmek için kampanyalar başlatıldı. Dar alanda kısa paslaşmalar yapıldı. Medyadaki ilişkiler kullanıldı.

Saldırıların bir bölümü bana yöneldi. Üstünde durmaya gerek görmedim. Gazete sütunu ya da TV programı yerine mahkemede hesaplaşmayı tercih ediyorum. Ama önerilen ve yanlış olduğunu düşündüğüm iktisat politikalarını kısaca değerlendirmek istiyorum.

Öncelik seçimi
Sonucu baştan söyleyelim. Bugünkü programı tutarlı ve doğru buluyorum. "Bunun neresi yeni, eskisini de desteklemiştin" diyeceksiniz. Evet. Çünkü eski programı duvara toslatarak Türkiye çok büyük bir fırsatı kaçırmıştır.

Krizlerden sonra Türkiye'nin mevcut program dışında gerçekçi bir alternatifi kalmamıştır. Çünkü aniden çok ciddi bir borç tuzağına düşmüştür. Bütün çabalarını kamu borcunu çevrilebilir hale getirmeye yoğunlaştırması gerekmiştir.

Borcun geometrik dizi ile tırmanmasını nasıl engellersiniz? Cevabı basit bir aritmetiktir. Üç boyutlu olacaktır. Dış kaynak bulursunuz. Kamu açığını kaparsınız. Reel TL faizlerini makul düzeye çekersiniz.

Program da aynen bu üç ayak üstüne inşa edilmiştir. Dış kaynağı G-7'nin onayı ile IMF sağlamıştır. Bir yılda 15 milyar dolar çok paradır. Türkiye'ye verilmiş en büyük destektir.

Faiz dışı fazla, kamu açığını denetim altına almaktadır. Faiz dışı fazla arttıkça, kamunun cari yıl harcamaları nedeni ile ek borç alma ihtiyacı azalmaktadır. Böylece iç borcun çevrilmesi aslında bir stoğun döndürülmesine dönüşmektedir.

Döviz kurunun serbest bırakılması ise TL faizlerini rahatlatmaktadır. Aksi takdirde kuru korumak için en küçük belirsizlikte faizlerin yükseltilmesi gerekecektir. Bu ise borç yükünü arttıracak ve tuzaktan çıkmayı imkansız hale getirecektir.

Görüldüğü gibi, sistemin iç tutarlılığı seçilen önceliğe bire bir bağlıdır. Türkiye'nin bir numaralı sorununun borç tuzağı olduğunu kabul ediyor musunuz? O zaman çözümün de faiz öncesi bütçe fazlasının yüksek, kurun da serbest olmasından geçtiğini kabul edeceksiniz.

Hatlar karışırsa
Bir de olaya tersinden bakalım. Muhalefetin önerdiklerini yaptığımızı düşünelim. Faiz öncesi fazlayı azaltalım. Döviz kurunu da denetim altına almaya çalışalım.

Ne olur? İlki cari harcamaların artması ya da vergi gelirlerinin azalması nedeni ile Hazine'nin bulması gereken borç miktarını arttıracaktır. Daha fazla borç ancak faizler yükselince bulunabilir. Böylece borç yükü daha da ağırlaşır.

İkincisi doğrudan faizlerin yükseltilmesi demektir. Gene aynı yere geldik. Faiz harcamaları ve dolayısı ile ek borçlanma artacaktır.

Sanırım fasit daireyi görüyorsunuz. Programdan sapınca borcun çevrilebilmesi ihtimali azalacak. Konsolidasyon korkusu dövize talep yaratacak. Döviz talebini kırmak için faizler daha da yükselecek. Böyle devam edecek.

Şunu söylemeliyiz. Muhalefetin önerdiği politikalar ekonomiyi kısa sürede kaosa ve felakete götürür. Bugünleri mumla aramaya başlarız. Türkiye'nin mevcut programı kararlılıkla uygulamaktan başka yolu yoktur.

www.superbahis.com


www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır