|
|
 |
| |
|
|
İlahi fırsat
Derbiyi G.Saray aldı. Maç öncesi yorumunuzun ışığında G.Saray daha mı az aptaldı? İki teknik direktörün de birbirinden fena halde korktuğu, sahaya çıkardıkları takımlardan anlaşıldı. Burada tabii daha akıllı olan Mustafa Denizli idi. Maçın başladığı gibi bitmesi deplasmandaki F.Bahçe'nin işine yaracaktı. Ayrıca Barcelona yenilgisinden sonra G.Saray yenilgisine tahammülü yoktu Denizli'nin. Lucescu, akılalmaz korkak takım ve taktikle 45 dakikayı ziyan etti. F.Bahçe'de tek forvet Oktay. Onu üç bek (Bülent, Capone, Emre) bekliyor. G.Saray, alışılan 4-4-2'sinden vazgeçmiş, 3-5-2'ye dönmüş, orta sahaya da ne kadar savunma adamı varsa (Sergen dışında) onları doldurmuş. Bütün bu yarı boyunca Rapajç'in geri pası dışında G.Saray'ın pozisyonu yok. Mustafa Denizli'nin bu yarıdaki ikinci tuzağı da oyunu gererek, sinirlendirerek, kaliteyi düşürerek futbol oynanmasını engellemekti. G.Saray, bu tuzağa da önce sahada, sonra da tribünde düştü.
* Maçın gidişini değiştiren neydi?
G.Saray'ı ve Lucescu'yu kurtaran, Bülent'in sakatlanması oldu. O anda Lucescu'nun iki tercihi vardı. Bülent'in yerine Vedat'ı alıp, aynı düzen ve taktikle oyuna devam etmek, ya da bu düzen ve taktikten hiçbir fayda gelmeyişini anlayıp Bülent'in yerine Suat'ı alarak G.Saray'ı alıştığı oyuna döndürmek. Lucescu, bu defa doğru değişikliği yapmaya cesaret etti. Tek forvetli F.Bahçe'nin hiçbir etkinlik kuramadığını nihayet anlayarak, bu ilahi fırsatı değerlendirdi. İlahi deyişim şuradan: Bülent'in sakatlanması herhangi bir ikili mücadele ya da darbe sonucu değil. Kendi kendini sakatladı. Bu değişiklikle G.Saray alıştığı oyuna dönünce önce orta sahaya hakim oldu, sonra da etkili akınlar yapmaya başladı. Ve gol geldi. G.Saray'ın üç stoperden iki stopere döndüğünü gören ve de bir gol de geriye düşen Denizli hamlesini yaptı; çift santrforunu oyuna soktu. Ama F.Bahçe'nin bu dakikalarda oyunda neredeyse ezici bir baskı kurmasının sebebi bu değişiklik değil, G.Saray'ın şaşkın bir savunma anlayışı içinde defansı 18'i üzerinde kurup orta sahayı rakibine bırakmasıydı. F.Bahçe'nin bu dakikaları değerlendiremeyişi, Lucescu'ya tekrar kendine gelmesi için zaman kazandırdı. Sahada hayalet gibi gezen Ümit Karan'ın yerine Serkan'ın, Sergen'in yerine de Arif'in girmesi G.Saray'ın orta sahayı yeniden toparlamasına, Arif ile kontrataklar yapmasına, oyunu yeniden dengelemesine yol açtı. Ve bir Hasan-Arif verkaçında da 2. gol geliverdi.
* Hakem ve seyirci hakkındaki yorumunuz nedir?
Metin Tokat fevkalade eyyamcı bir yönetim gösterdi. Maçı 11-11 bitirdiği için başarılı olduğunu düşünebilir. Ama sahada karşılıklı öyle çirkinlikler vardı ki, bu maçta aslında kırmızı kart çıkmalıydı.
Seyirciyi aklım almıyor. Galip oynarken sahaya pet şişeler yağdırıp oyunu daha da germek, hakemi neredeyse maçı tatil ettirecek anonslara zorlamak nasıl sağduyulu bir seyirci anlayışıdır? Hakem topladığı telefonları 4. hakeme verdi. Pet şişeler atıldı diye anons yaptırdı. Bir kornerde yine şişe yağınca oyunu durdurdu. Bunların hepsi rapora yazılacak. Bu sorumsuz seyirciye ceza verilirse şaşmam.
|
|
 |
|