|
|
 |
| |
|
Bu Kalp seni unutmaz
Zaman Zaman, Yana Yana, Bu Kalp Seni Unutur mu, Aşkın Mapusane gibi unutulmaz eserlerin besteci ve yorumcusu Fikret Kızılok artık şarkılarıyla yaşayacak
ŞÖHRETTEN HEP UZAK DURDU
Değerli olmak meşhur olmaktan önemlidir. İnsan ne kadar değersizse şöhretin ipine o kadar sarılır.
YAŞADIKLARINI SÖYLEDİ
Ben yaşadığım şeylerin müziğini yaparım. Hangi sevginin içindeysem, hangi sorunu yaşıyorsam onun şarkısını yazarım.
Türk müziğinin son 35 yılına damgasını vuran isimlerden Fikret Kızılok önceki gece saat 24.00'te bir süredir tedavi gördüğü Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi'nde hayata gözlerini yumdu. Kızılok, 7 Temmuz'da Bodrum'da kalp krizi geçirerek İstanbul'a getirilmiş ve Alman Hastanesi'nde kalp pili değiştirilmişti. Sanatçı bir hafta önce böbrek ve kalp yetmezliği nedeniyle hastaneye kaldırılmıştı. Fikret Kızılok, 1946 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Müziğe ilgisi Galatasaray Lisesi'nin ilkokul kısmında okurken başladı. İlk enstrümanı doğum gününde hediye edilen kırmızı bir akordeondu ve ilk konserini 23 Nisan'da Taksim Belediye Gazinosu'nda düzenlenen okul müsameresinde verdi. Fikret Kızılok ve Veliahtları grubu ise sanatçının adını okulun dışında duyuran ilk grup oldu.
OKUL YILLARI
Lise yıllarında gitar çalmaya başlayan Kızılok'un bu dönemdeki en büyük destekçileri aynı lisede okuyan Barış Manço ve Timur Selçuk'tu. Kızılok, aynı dönemde Cahit Oben'in kurduğu Sailors grubuna katıldı. Daha sonra yine Oben ile birlikte Beatles tarzı müzik yapan bir başka grup kurdu ve İlham Gencer'in işlettiği Çatı gece kulübünde program yapmaya başladılar. Bu arada kendi paralarıyla iki 45'lik plaklarını doldurdular. Ama Kızılok o dönemlerde ağırlığını iyice hissetiren arajmanların dışında bir şeyler üretmeyi planlıyordu ve sazını kapıp Anadolu yollarına düştü ve Aşık Veysel'le tanıştı.
İstanbul'a dönüşünde stüdyoya giren Fikret Kızılok, Aşık Veysel'in 'Uzun İnce Bir Yoldayım' türküsünü yeni bir düzenlemeyle kayda aldı ve bu ikinci 45'liği müzikal çizgisinde önemli bir dönüm noktası oldu. Kızılok, asıl çıkışını 'Yumma Gözün Kör Gibi! Yağmur Olsam' plağıyla yaptı. Plakta gitar, tumba ve sazın yanısıra enstrüman olarak tahta ve taş kullandı. Şarkılar çok beğenildi ve ilk altın plağını aldı. Bu başarının ardından fazla ara vermeden yaptığı "Söyle Sazım" adlı plağı ile 1970 yılında "Yılın Erkek Sanatçısı" seçildi.
ŞARKILARIYLA ELEŞTİRDİ
Aşık Veysel'in ölümü üzerine müzikten uzaklaşıp kendini tümüyle asıl mesleği olan dişçiliğe veren Fikret Kızılok, 1975 yılında Tehlikeli Madde adını taşıyan yeni grubu ile Anadolu turnesine çıkana kadar ortalıkta görünmedi. Bu grup ile folk motiflerinin rock ile harmanlandığı şarkılar yaptı. Son 45'liği ise 1976'da yayınlandı. Bu plağında Mahzuni Şerif'ten "Biz Yanarız" ve vazgeçemediği Veysel'den "Sen Bir Ceylan Olsan" adlı türküleri yorumladı.
Fikret Kızılok, 1980'lere gelindiğinde Bülent Ortaçgil'le birlikte Çekirek Sanat Evi'ni kurdu. Bu birliktelik, iki sanatçının ortak imzasıyla çıkan Pencere Önü Çiçeği adlı albümü doğurdu. Kızılok, albümünde Bülent Ecevit'in sözlerini yazdığı ve Türk-Yunan dostluğunu ele alan şarkıdan çarpık entelektüelliğe, aşktan Ajda Pekkan'a kadar Türkiye'yi simgeleyen fotoğrafın temel çizgilerini eleştiriyordu. Kızılok'un eleştirel tavrı, 90 başındaki "yükselen değerleri" yerden yere vurduğu Vay Hayvan Vay (Why High One Why) adlı şarkıyla zirveye çıktı. Ardından yine bir süre sessizliğe gömüldü Fikret Kızılok.
DENİZE VE OĞLUNA TUTKUNDU
90'ların ikinci yarısında ise Süleyman Demirel'e 'çattığı' Demirbaş-Müzik'al Vaziyetler, Vurulduk Ey Halkım ve Devrimcinin Güncesi adlı albümleri geldi peşpeşe. Sanatçı son olarak Sertab Erener'in yeni albümündeki "Kumsalda" adlı şarkıyı yapmıştı. Yaz dönemine damgasını vuran bu şarkı ile Kızılok, genç nesiller ile daha sıkı kucaklaştı. İki kez evlenen ve Yağmur isminde 23 yaşında bir oğlu olan Kızılok'un 13 altın plağı bulunuyor.
Başbakan Ecevit: Müzik tarihimizin öncüsüydü
Başbakan Ecevit, Kızılok'un ölümü nedeniyle bir başsağlığı mesajı yayınladı. Ecevit mesajında Kızılok ile ilgili düşüncelerini şöyle dile getirdi: Değerli besteci ve yorumcu Fikret Kızılok'un zamansız aramızdan ayrılışından üzüntü duydum. Kızılok, birbirinden güzel besteleri ve eşsiz yorumculuğu ile her dönem büyük beğeni toplamış ve müzik tarihimizin öncü sanatçılarından olmuştur. Merhuma Allah'tan rahmet, ailesi ve sanatçı dostlarına başsağlığı dilerim.
İlham Gencer: "Büyük bir müzik adamıydı"
Müzik dünyamız çok önemli bir değerini yitirdi. Kendisini 1964 yılında tanımıştım ve ilk çıkışını yaptığı Çatı Restaurant'ta iş vermiştim. O zamanlar henüz beste yapmıyordu. "Altın Mikrofon Şarkı Yarışması"nda rakip olmuştuk. Sonra beste de yapmaya başladı. Bu büyük müzik adamına Allah'tan rahmet, ailesine sabır diliyorum.
Timur Selçuk: "Barış ve Fikret buluştular"
Fikret benim Galatasaray Lisesi'nden arkadaşımdı. Melih Kibar ile birlikte parçasını okuduğum ender iki insandan biriydi. Bizim dönemin müzisyenleri birer birer gidiyor. Sanırım sıra bende. Barış Manço da bizim dönemin erken giden isimlerindendi. Şimdi Barış ve Fikret buluştular; bizi beklemeye başladılar....
Bülent Ortaçgil: "Fazla söze gerek yok..."
Fazla yorum yapacak değilim. Sözlere gerek yok aslında. Çok üzgünüm... Farklı bir söz yazarıydı. Çok güzel şarkıları vardı. Unutulacak gibi değil. 80'li yıllarda iş ortaklığı yaptık. Ama daha sonra bazı işler noktalandı ve yollarımız ayrıldı. Açıkcası 10 yıldır doğru düzgün görüşmüyorduk diyebilirim.
Sertab Erener: "Çocuk kalpli bir adamdı"
Tanışmadan sert biri olduğunu duymuştum. Bodrum'a giderken ürküyordum. Tanıyınca ne kadar sıcak ve çocuk kalpli olduğunu anladım. Öylesine yetenekli ve iyi bir insanı tanımış olmaktan son derece mutluyum. Bence Türkiye'nin yetiştirdiği en önemli sanatçılardan birisiydi. Onu hiç unutmayacağım.
"EVLENDİĞİM İKİ KADINI DA SEVDİM"
İki evlilik yaptı Fikret Kızılok. Birkaç ay önceki bir ropörtajında "Evlendiğim iki kadını da sevdim" diyordu. Ama uzun yıllardır Bodrum'daki 12 metrelik teknesinde sürdürüyordu yaşamını. Ve ona göre kadınlar "denize dayanıklı" değildi. Kızılok'un en sevdiği şey, teknesinde oğlu Yağmur'la birlikte vakit geçirmekti.
Ali ÖZTÜRK-Esin ÖVET
|
|
 |
|