|
|
 |
| |
|
Kriz rafları!
Kriz sadece tüketiciyi değiştirmekle kalmadı; üreticiyi de önemli kararlar almaya zorladı. Önce marketler sonra uluslararası firmalar yeni ve ucuz markalar yarattı. Raflar tanınmayan markalarla doldu
Ekonomik kriz, tüketim alışkanlıkları ve miktarını değiştirince, büyük üreticiler de yıllardır var olan markalarıyla ilişkilerini yeniden gözden geçirmeye başladı. Pek çok üründe cirolar miktardan daha büyük oranda düşünce üreticiler, yüzde 15-20 oranında daha ucuz fiyatlı yeni markalar yaratmaya yöneldiler. Bunda, marketlerin kendi markalarıyla yarattığı fiyat rekabetinin de etkisi oldu.
Market zincirleri kendi markalarını taşıyan ve düşük maliyetli ürünlerle yıllardır var olan marka bağımlılığını, fiyat duyarlılığına çevirince, markalı ürünler çıkış yolu aramaya başladı. İşte tam bu dönemde kimi yeni ürünler raflarda yerini alırken, zaten var olan bazı 'alt marka'ların da reklam faaliyetlerine ağırlık verildi.
UCUZ KARDEŞLER
Örneğin Procter & Gamble, Mintax Bonux markasıyla yeni ve ucuz bir deterjanı piyasaya sürerken, Ülker İçim Süt'ün yanına Halk Süt'ü ekledi. Sek Süt, Sevdim Süt ile fiyata duyarlı müşteriyi yakalarken, Kraftsa, Tang markalı toz içecek markasının yanında Splesh adıyla ikinci bir marka yarattı. Bu arada Tamek salça da daha ucuz salçası olan Tango'yu öne çıkartmaya başladı.
Deli dana sorunu ile başlayan ve krizde yoğunlaşan bir başka daralma da et grubunda oldu. Özellikle kırmızı etten uzaklaşma başlayınca Maret ve Pınar gibi firmalar bazı seri ürünlere yönelerek daha ucuz fiyatla müşteriyi yakalama çabasına girdi. Bu dönemde sucuk ve salamda Pınar Doyum markası ortaya çıktı.
MARKET MARKALARI
Kendi markaları ile gücünü artıran market zincirlerinin yeni markalara karşı tavırları ise farklı oldu. Üreticiler daralan talebi, düşük fiyatlı markalarla canlandırmaya çalışırken market markalarına (Privat label) yüklenen zincir marketler de kendi ürünlerini korumak için büyüklerin alt markalarına raflarda yer vermek konusunda çekimser bir tavır aldılar.
Kozmetikte daralma yok
AcNielsen, Eylül 1999-Ağustos 2000 ile Eylül 2000-Ağustos 2001 dönemindeki hızlı tüketimdeki miktar ve ciro artışlarını derledi. Temizlik ürünleri, deodorant ve diş macununda miktar bazında daralma değil büyüme yaşandı. Ayrıca pek çok ürün ciroda miktardan daha fazla küçüldü. Örneğin makarna tüketimi yüzde 3 oranında artarken ciro yüzde 20 düştü. Öte yandan sıvı yağ tüketimi yüzde 4 düşerken ciro düşüşü yüzde 27 oldu. AcNielsen uzmanlarından Gökçe Tabak bunu üç nedene bağladı: "Bazı markalar talep düştüğü için zam yapamadı. Ucuz marka üreten firmaların performansı yükseldi, üçüncü olarak da uluslararası firmalar orta ve düşük fiyattaki ürünlerini pazara daha agresif sürmeye başladı."
Unilever marka sayısını 34'ten 19'a indiriyor
Dünya çapında yaşanan talep daralması nedeniyle 1.5 yıldır yeni strateji üzerinde çalışan Unilever, Türkiye'de de krizle çakışan bir yeniden yapılanmaya gitti. Türkiye pazarına 50 yıl önce giren Sana, Omo, Vita, Cif, Knor, Dowe ve Komili gibi markalarla pek çok üründe lider konumunda olan Unilever'in Kurumsal İlişkiler Direktörü Ahter Kutadgu, markaları azaltacaklarını belirterek şunları söyledi: "Temizlik, kişisel bakım ve gıda ürünlerinde şu anda 34 markamız var. Bunları 19'a indireceğiz. Bu bize, üretim sürecinde de sadeleşme ve maliyet düşüklüğü getirecek. Son yıllarda bir büyüme gerçekleşmedi. Bu yıl Türkiye'de yüzde 3'ü yakalamak istiyoruz. Biz krizde volüm olarak ciddi düşüşler yaşamadık ama ucuz markalarımıza doğru bir gidiş oldu."
|
|
 |
|