  
Rüya gibi bir gece
İngiliz tiyatro topluluğu The Principal Theatre'ın, TAY projesine destek için Bodrum'da Shakespeare sahnelediği geceye konuklar, Elisabeth devrine özgü kıyafetleriyle katıldı
Marmarİs'İn betonlaşmadan önceki doğal güzelliğine âşık olan biriyim. Ancak Bodrum'daki sanat olaylarını ara sıra izlerken Marmaris'in sanat konusundaki zafiyetinin nedeni hep beynimi kurcalar. Yıllar geçtikçe Bodrum'un çekiciliğinin orada yaşayan kişiler sayesinde geliştiği belli oluyor.
Ahmet ve Mica Ertegün'le 25 yıl kadar önce Marmaris'te aynı otele inmiştik. Ertesi sabah, kahvaltıdan sonra valizlerinin arabalarına taşındığını görünce "Hayrola" demiştim; "Bu cennetten bu kadar kısa sürede bıktınız mı?"
ERTEGÜNLER'İN BODRUMU
Özellikle, Ahmet Ertegün her zamanki muzip gülüşüyle "Sen burada doğayı seyrededur; biz tarih... ve sanatçıların barınağı Bodrum'a bir göz atacağız. Eğer yöreye uygun bir Bodrum evi bulursak satın alacağız. Sen de sıkıldıkça bize gelirsin" demişti.
Ertegün'ler gerçekten umduklarından çok daha hoş bir yer buldular. Vaktiyle atların barındığı ikiz binayı satın aldılar. Mica Ertegün yöresel kumaş ve eşyayla evi harikulâde güzel bir mekâna dönüştürdü. Kısa sürede dünyaca aranan bir dekoratör oldu. Ünlülerin ağırlandığı ev, dünya basınına defalarca konu oldu. Bodrum sadece yerli sanatseverlerin değil, yabancıların da yaşamlarının önemli bir bölümünü geçirdiği bir kent olmaya başladı.
İNANILMAZ SANAT GECESİ
Bodrum'da sadece lokantalarda, barlarda ve şık plâjlarda vakit geçirildiğini zannedenler çoğunluktadır. Bunu da maalesef medyanın bir kısmına borçluyuz.
Ancak Bodrum'da inanılmaz bir sanat gecesini Bodrumlularla paylaşırken duyduğum mutluluğu sizinle de paylaşmak istiyorum. Bir süre önce aldığım çok sade ve şık bir davetiyede William Shakespeare'in ünlü komedisi "A Midsummer Night's Dream" adlı eserinin genç bir İngiliz Tiyatro (Principal Theatre Group) topluluğu tarafından TAY projesini desteklemek için oynanacağı belirtilmişti. Gecenin sponsorluğu ve ev sahipliğini Global'in ortaklarından Gregory Kiez ve arkadaşları yapıyordu.
Geceye 100'er dolar ödeyerek katılanlardan "mümkünse" Elisabeth devrinin kostümlerini giymeleri rica ediliyordu.
Şimdiye kadar TAY projesini duymadığım için Bodrumlular'a değişik ve hoş bir gece geçirtmek isteyenlerin özel bir daveti sanmıştım. Doğrusu o devrin kabarık elbiselerini bulma zahmetine dahi katlanmamıştım. Ancak Yalıkavak'ın tepelerindeki anlatması zor olan güzellikteki evde ve ormanı andıran muazzam bahçede Elisabeth devrinin şaşaalı giysileriyle dolaşan konukları, orkestra elemanlarının o devrin giysileriyle devrin müziğini çaldığını görünce geceyi düzenleyen ev sahibimizle tanıştım.
TÜRK DOSTU KIEZ
Dokuz yıl önce turist olarak ülkesi Kanada'dan buraya turist olarak gelen avukat Gregory Kiez (Kiiz) Türkiye'de yaşama kararı almış. Borsa ve yatırım bankacılığı üzerinde çalıştığı için Global'le anlaşmış; ortak da olmuş. Türkiye'nin her tarafını yürüyerek keşfe çıkan Gregory Kiez, iki ay önce Adana'da TAY Grubunun Başkanı Oğuz Tanındı ve ekibiyle karşılaşmış. Sonra internetten onların tamamen gönüllü olarak nasıl çalıştıklarını öğrenmiş. Ve 400 bin yıl öncesine uzanan uygarlıkları barındıran bu toprakların üzerindeki arkeolojik kalıntıların envanterini çıkarmak için 45 derece sıcakta çalışan TAY vakfının silahşörleri için bir gece düzenleme sözü vermiş.
Mükemmeliyetçi ve yaratıcı Gregory Kiez yine internet aracılığı ile genç bir İngiliz tiyatro topluluğunu davet etmiş. Geniş arazide 2 gün içinde kurduğu sahnedeki oyunu çok iri yastıklara uzanarak seyreden konuklar ödedikleri 100'er doların TAY için ne kadar az olduğunu hemen anladılar.
TAY'A GÖNÜLDEN BAĞLI
Konuklarını o devrin şövalye giysileriyle karşılayan Gregory Kiez mavi gözlerinin üzerine camdan mavi lensler takmıştı. Garip parlaklığı karşısındakini ürküten o camları çıkarttıktan sonra Gregory Kiez'in gerçek gözlerindeki sıcaklığı görünce onu dostlarının niçin çok sevdiğini anladım.
Gönülden bağlandığı TAY Vakfının Başkanı Oğuz Tanındı ve envanteri çıkaran arazi mühendisi Murat Özbaşaran'ı Gregory Kiez'le evime davet ettim. Onları dinledikçe saygım ve hayranlığım arttı. Söz verdim; yaşadığım sürece, sokak çocukları projelerine bağlılığımı TAY'la birlikte sürdüreceğim.
TAY NEDİR?
* 1992'de kurulan TAY, Türkiye'deki arkeolojik yerleşmelerin, höyüklerin ve tümülüslerin envanterini çıkaran bir vakıf. Başkanı arkeolog Oğuz Tanındı.
* 36 gönüllünün çok zor şartlar altında çalıştığı TAY, eski taş çağı ile başlayan ve Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemindeki tüm arkeolojik kalıntıları görsel malzemelerle birlikte 12 CD'lik bir set hazırlamış.
* Proje dünyanın en saygın ödüllerinden olan ve bu yıl 90 ülkeden toplam, 742 projenin katıldığı "The Stockholm Challenge Award 2001"de Kültür ve Sanat dalında finale kalmış. Stockholm'den birincilikle dönmesi için TAY'A büyükelçimiz Sinan Kuneralp destek veriyor.
|