Dikkat ediyor musunuz, evrensel þiddet eylemlerine karþý, evrensel bir cephe kurulmasýna çalýþýlýrken; ortaya çýkabilecek ölümcül çatýþma ve çalkantýlarýn ekonomik boyutlarý üstünde de duran politikacýlar çok az...
Oysa her ölümcül çatýþma ve çalkantýdan mutlaka birileri kâr, birileri de alabildiðine ziyan eder...
Acaba bu kez de kimler kâr, kimler ziyan edecek?
Görünen o ki, silah yapýmcýlarý o kadar ziyan etmeyecek...
New York borsalarýnýn açýldýðý gün dibe vurmalarý konusunda, uzmanlar þöyle diyorlardý:
- Bu durum ABD için; þeytani bir þiddet eylemi sonucu, Dünya Ticaret Merkezi'nin ikiz kuleleriyle, Pentagon'un yerlebir edilmesinden daha beter...
1901 yýlýnýn 19 Eylül gününü düþünüyorum; o gün dünya'da yaþamakta olanlar, 2001 yýlýnýn 19 Eylülü'nü ne öngörebiliyorlardý, ne de yüz yýl içinde neler olabileceðini... Týpký bizlerin de, 2101 yýlýnýn 19 Eylül'ünü, hiç mi hiç öngöremediðimiz gibi...
Yaþarken gelecek üstünde düþünenler çok azýnlýktadýr yeryüzünde...
Ancak o azýnlýk; hem güncel belalarla koþullanmalarýn analizlerini çok daha berrak yapar, hem de asla durdurulamayacak bir "deðiþim"in atom çekirdeklerini oluþturur.
ABD'de de bu rolü üstlenmiþ, Avram Noam Chomsky diye, dilbilimci, anarþizmin ünlü teorisyenlerinden Bakunin hayraný bir deha volkaný var. Kendisi hem, Pentagon'un da desteklediði M.I.T'de profesör, hem de internette "ZNet commentary" diye özel bir yayýnýn yazarlarýndan...
Tanrým, Chomsky "ZNet"de, nasýl da yerden yere vuruyor, Baþkan genç Bush'un aldýðý savaþ kararýný...
O yazdýklarýyla bu gün Türkiye'de olsa, vazgeçtik üniversite profesörlüðünü, hayatý tuzbuz olurdu. ABD'de, kitlelerin kullanma alýþkanlýðýnda olmadýðý beyinsel bir demokrasinin de bayraktarýdýr Chomsky...
Görünen o ki, insanlýk "ulus-devlet" modelinin aþýlmasýyla, "Politikacý egemenliði"nin sona erme dönemini de -en az 20-30 yýl- büyük bedeller ödeyerek yaþayacak...
Nasýl ki, "Avrupa vatandaþlýðý"nýn doðmasý için de, iki dünya savaþý yaþandý...
Gerçi Türkiye, "evrensel deðiþim"le ilgili konularýn hep dýþýndadýr. Ne 19. Yüzyýl'daki "evrensel deðiþim" teorilerini izleyebildik; ne de 20. Yüzyýl'ýn baþýndaki "evrensel deðiþim" teorilerini... "Devlet" kavramý mý, önce yýkýlmalý; yoksa "burjuva egemenliði" mi; tartýþmalarýndan haberi mi oldu Türk beyinselliðinin?
Bugün de ABD'nin Bin Ladin diye kendi yetiþtirdiði bir teröriste karþý nerdeyse topyekžn seferberlik ilan etmesi konusunda, dünya basýnýnda neler yazýldýðý pek az yansýyor Türkiye'ye...
Bu arada dünkü Radikal, önceki gün Ýngiltere'deki "THE INDEPENDENT" gazetesinin "Tehlikeli laf: Savaþ" baþlýklý baþyazýsýný þöyle veriyordu:
"Belagati bir yana býrakarak soralým:
Terörizme savaþ ilan etmek ne anlama gelir? Baþbakan (Tony Blair) dün, 'Savaþ ilanýnýn teknik ve hukuki yönü önemsiz, terörizmle savaþ halindeyiz' dedi.
Sözün yalýn anlamýna bakalým: Sadece bir devlete veya askeri güce savaþ ilaný anlamlý, gerisi metafordan -çaðrýþým benzetiþinden- ibaret... Elbette ABD Baþkaný Bush, savaþa hazýrlandýðýný açýklayarak yedek kuvvetleri göreve çaðýrdýðýnda, birliklerini ETA'ya, Tamil Kaplanlarý'na, ya da Gerçek IRA'ya karþý harekete geçirmeyi kastetmiyordu. Burada, Ýrlanda terörizmi aydýnlatýcý bir örnek: Clinton öncesi ABD yönetimi, ülkesine sýðýnan teröristlerin IRA'ya finans yaratma çalýþmalarýna hoþgörü göstermiþ; IRA þüphelilerini sýnýrdýþý etmeye yanaþmamýþtýr.
Usame Bin Ladin'in, 11 Eylül'ün arkasýnda olup olmadýðýndan emin bile deðiliz. Yani, ABD ile Britanya sadece bir 'þüpheli'yle savaþ halinde. Bush, halkýnýn öfke ve nefretini bu nutuklarla kar-þýlýyor olabilir. Ancak Blair de, ABD ile 'omuz omuza' havasýnda görünüyor.
Savaþ lafýný böyle sýk kullanmak tehlikeli: Önce, acele, yýkýcý ve topyekžn bir harekât beklentisi yaratýr; zaten Bush da sürecin 'uzun ve zorlu' olacaðýný söyledi. Ýkincisi, savaþ belagati, tahammülsüzlüðü meþrulaþtýrma aracýna dönüþebilir. Umalým ki, geçen hafta kullanýlan dil, geri dönüþü imkânsýz önyargýlar yaratmýþ olmasýn."
Türkiye'yi kalkýndýracak ve çaðdaþlaþtýracak tek faktör olan global sermaye yatýrýmlarýnýn, büsbütün uzaklaþtýðýný öngörsek de; enseyi karartmamak gerek...
"Olan olacak, yaþayan görecek"...
21. Yüzyýl, hiç akla gelmedik sürpriz patlamalarla pekiþtirecek kendi kimliðini... Daha 20-25 yýl sürebilir kanlý ve ölümcül "etki-tepki"ler...
Aðlayýp sýzlanmanýn hiçbir yararý olmayacaðýna göre, bir tek çare kalýyor:
Enseyi karartmamak...