kapat
19.09.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 

'Acının ne demek olduğunu anladım'


Muradhan Özant eski bir kayak şampiyonu. Nadir görülen bir hastalık yüzünden kayağa veda etmiş ama yaşam sevincini hiç yitirmemiş...
Muradhan Özant 44 yaşında. K2 adlı bir çiçekçi dükkanı var. K2 size ne çağrıştırır, bilemem. Kayakla ilgileniyorsanız, K2'nin kayak malzemeleri markası olduğunu bilirsiniz ya da aklınıza Nasuh Mahruki gelir.

K2, dünyanın en zor çıkılan 8611 metrelik tepesidir, 164 dağcının ulaşmayı başardığı, 57 dağcının ise o tutku uğruna yaşamından olduğu.

DAĞLARI UNUTTU
Muradhan Özant 5 yaşında kaymaya başlar, doğa sevgisiyle büyür, bıraksanız şimdi de kayacak, dağlara tırmanacak. Niye yapamıyor? diye sorarsanız, eklem yerleri semsert. Dokulardaki sıvı kaybı nedeniyle eklem yerleri kemikleşmiş. Boynunu, kalçasını oynatamıyor, dizlerini çok zor kırıyor. Deprem Dede Mete Işıkara, Suna Pekuysal ve Asaf Savaş Akat'ın da başına bela olan bu hastalığın biraz farklı bir türünden söz ediyoruz. Hastalığın adı ankilozenspondilit.

* Hastalığınız nasıl başladı?

22 yaşındaydım. Göz muayenesi için doktora gitmiştim. Askerlik dönemindeydim. Doktor arkadaşa boynumun ağrıdığından söz ettim. Arkadaşım röntgen çektirmemi isterdi. İnanmayacaksınız ama olaylar zinciri çok hızlı gelişti. O zamana kadar çok az bir tutukluk vardı, sonra adale ağrıları filan çok arttı. Şaşkındım. Aslında başta sevinmiştim.

* Askere gitmemek için mi?

Öyle. Bu hastalık askerlik engeliydi. Kısa süre içinde hasta olduğumu anlattım ve hastalığım askerlik engeli olacak kadar önemliydi. Gerçekten de çok hastaydım.

* Çaresi olmayan bir hastalık olduğunu öğrendiğinizde ne oldu?

Gözlerimden yaşlar boşanıyordu. Her gün spor yapıyordum düştüğüm duruma bak.

* Yaşama küsmemeyi nasıl başardınız?

Çok zor günler geçirdim.

YAŞAMI BIRAKMADIM
* Hastalık öncesi ve sonrası desem...

Sağlığımı kaybedince anladım. İnsan hayattan zevk alamıyor. Rehabilitasyon merkezine gitmemi önerdiler. Benim gibi olanlar tekerlekli sandalyelere oturmuşlar. Bak, ben şimdi çok büyük bir ızdırap çekiyorum ama bırakmam kendimi. Yürüyeceğim zor da olsa. Kötürüm değilim.

Psikiyatristler bile hep kaçtı

* Profesyonel destek gördünüz mü?

Çok psikiyatristle görüştüm. Enjeksiyon yaptıramıyorum. Bir kez bile deneyemedim. Bu yüzden birçok defa psikiyatristlere gittim ama hepsi benden kaçtı.

* Hem hastayım hem de çalışıyorum diye düşündüğünüz olmuyor mu?

Seviyorum. Severek yaptığınızda mutlaka başarı gelir. Allah kahretsin yine işe gidiyorum diye kalkarsanız yataktan zaten o iş iyi olmaz. Çok zor günlerim oluyor ama seviyorum işimi. Sevmek ve istemek zaten yarı yarıya başarmak demektir. Ben bunun ikisini de yapıyorum.

* Kayak ve doğa tutkusu, hastalığınız, evliliğiniz, işiniz... Bir felsefeniz var mı yaşama dair?

Var ya da olduğunu düşünüyorum. Hep kendime olacakmış gibi yaşarım, bakarım her şeye. Bana söylense, bana yapılsa, bana armağan edilse, ne düşünürüm diye süzerim her şeyi. Benim için en iyi neyse karşımdakine de onu yapmaya çalışırım elimden geldiğince. Yaşamın ne getireceğini hiç kimse bilmiyor.

Utanılacak birşey yok
* Hastalığınızla baş etmeyi nasıl beceriyorsunuz? Bu gücü nasıl buldunuz?

Hastalığımı düşünmemeye çalıştım. Hasta olan insanlar benim gibi olanlar eve kapınıyorlar, insanlardan utanıyorlar, bakışlardan çekiniyorlar. Utanılacak bir şey yok.

* İnsan bazı şeylerin değerini kaybedince anlar...Siz neler kazandınız?

Bu anlatılacak gibi bir şey değil. Benim başım bile ağrımazdı. O acıları çekince ağrının ne demek olduğunu anladım. Benden daha fazla acı çekenleri anlamaya başladım. Daha sabırlı olmayı öğrendim. Yaşamı görmeye başladım.

* Hayallerinin asla gerçekleşmeyeceğini öğrenmek, yaşamını eskisi gibi sürdüremeyeceğini öğrenmek, insana ne hissettiriyor?

Unutma ki bütün hastalar bir umutla yaşıyor. Bu dünyanın iyi ve kendimizin iyi olacağını düşünüyorsunuz. Çok katıysanız değişirsiniz. Zaten yumuşak bir insandım. Bu özelliğim biraz aşırıya kaçmaya başladı. Bir gerçek var ve onla yaşamayı öğreniyorsun. En önemli şey yaşamın çok zor olduğu.

www.superbahis.com
www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır