kapat
19.09.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 

Elektrik borcumuzu bile ödeyemiyoruz!


Üniversiteler ciddi sorunlarla açılıyor. Yeni dönemin endişesi, 'öğrenci çatışması' değil; su, elektrik, doğalgaz paralarının nasıl ödeneceği!
Yüksek öğretim kurumları teker teker açılıyor. Bu açılışlara katılan devlet büyükleri ve siyasetçiler eğitimin ne kadar önemli olduğuna ilişkin nutuklar atıyorlar. Ne var ki bir bina yapıp içine üç beş öğretim elemanı koymak orayı üniversite yapmaya yetmiyor. Araştırmasından yurduna, spor etkinliklerinden halk eğitim programlarına; üniversitenin kapsamlı bir kurum olması gerekiyor. Ancak bugün rektörler, değil bu gerekleri yerine getirmek, kış aylarında sınıfları nasıl ısıtıp, aydınlatacaklarını kara kara düşünüyorlar. SABAH 2001-2001 eğitim dönemi başlarken rektörlerin namzını tuttu. Hastalığı teşhis etti!

Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Tunçalp Özgen: Yol yapmayın, eğitime yatırın
Eğitimde tasarrufla hiçbir şey olmaz. Eğer bu ülke yarınlarına oynayacaksa, yol yapmaktan kesip eğitime yatırmak zorunda. Bunun başka çaresi yok. Yurtdışına bakıyorsunuz; Şili, Brezilya, Arjantin gelişmekte olan ülkeler. GSMH'nin yüzde 20'sini eğitime yatırıyor. Türkiye'de bu oran yüzde 2.2. Onlar yarınının hesabını yapıyor. Öğrenci başına yaptığımız harcama 1.000 dolar civarında, Avrupa ortalaması 6 bin, ABD ortalaması 5 bin küsur. Başka yerlerden tasarruf yapıp, eğitime pay ayırmak zorundayız.

Eğitim en büyük İbadet
Camilerden su, elektrik parası alınmayacağı bildirildi. Eğitim de bir ibadettir. Ben de inançlı bir insanım. Birisini eğitmek en önemli yatırım, en büyük hayır. Camii vermiyorsa, niye eğitim kurumları versin?

Hastanemize hemşire alamadığım için yoğun bakımın bir kısmını açamıyorum. Ben para da istemiyorum. Sistem izin versin, kendi döner sermaye kaynaklarımdan maaş ödeyeyim.

Üniversitenin görevi sadece ÖSYM'den aldığı 3.5 talebeyi eğitmek değil. Çok önemli bir görevi de araştırma yapmak. Üniversiteleri farklılaştırmak zorundayız. Bazı üniversiteler araştırmaya yüklenecek. Araştırmalar uzun vadede kendi teknolojimizi yaratır. Ekonomik krizin darboğazından çıkmamızın tek yolu kendi teknolojimizi üretmektir. Biber satarak yüksek teknolojiyi karşılayamıyoruz. Negatif bütçede kalıyoruz.

Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Rıza Ayhan: Emekliliği gelen 'özel'e kaçıyor
TÜRKİYE Cumhuriyeti'nin üniversiteleri, Türkiye Cumhuriyeti gibi. Önümüzdeki günler kış. Kaloriferleri yakmak, suları akıtmak, elektrikleri yakmak mecburiyetindeyiz. Bu cari giderlerden tasarruf yapamayız.

Şimdiki öğrenciler bizler gibi değil. Biz idareden daktilo bile isteyemezdik ama onlar bizden internet, bilgisayar istiyor. Biz de bunları karşılamak zorundayız. Türkiye 21. yüzyıl üniversitesini kavrayamadı. Tasarruf deyince ilimden, eğitimden tasarruf yapıyor. Buradan yapılan tasarruf ülkenin geleceğini karartır.

MEVCUT ARTTI, PARA AYNI
Bu sene Gazi Üniversitesi'ne 13 bin 500 ilave öğrenci geldi. Zaten 56 bin öğrencimiz vardı. En fazla 4-5 bini mezun olacak. Ama bize geçen yılki gibi 56 bin öğrenci üzerinden bütçe yapıyorlar.

Binadan, spordan geçtim, elektriğ, suyu karşılayacak bir kaynak aktarın diyorum. Hocalarımız büyük bir fedakarlıkla öğrenci yetiştiriyor. İddia ediyorum, Batılı meslektaşları kadar iyiler. Ama nereye kadar? Öğretim üyelerimiz, emekli olup, vakıf üniversitelerinde çalışacağım diyor.

Van 100. Yıl Rektörü Prof. Yüksel Aşkın: Burada hiçbir sorun yok...
2001'de sadece laboratuvar yapımına 2 trilyon lira harcandı. Bizim maddi konularda diğer üniversitelerin önüne geçmemizin nedeni, parayı akıllı kullanmamızdır. 2001 yatırım programı içinde üniversite kampüste inşa edilecek olan, Türkiye'nin en büyük veteriner fakültesi, sosyal tesisler, spor tesisleri ve otel inşaatının temelini attık. Hiçbir sorunumuz yok. Biz bu işleri sadece devletin parasıyla da yapmıyoruz. Kaynağını açıklamak istemediğim bir para buldum. İleriki günlerde Türkiye'nin sorunsuz tek üniversitesi olacağız.

Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Fikri Canoruç: Bazı derslere lise öğretmeni giriyor
Kurumumuz Doğu ve Güneydoğu'nun en büyük üniversitesi. En önemli sorunumuz öğretim üyesi eksikliği. Bazı dersler lise öğretmenleri ve ehliyetsiz bazı kamu görevlileri tarafından veriliyor. Bu birimlerde bir an önce akademik ünvanlı elemanların istihdam edilmesi zorunlu. Tıp Fakültesi Hastanesi bölgedeki 9 milyon insana sağlık hizmeti veriyor. Yeni açılan radyoterapi merkezindeki fizik mühendisleri, geçici temizlik işçisi kadrosuyla çalışıyor.

Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Osman İnci: Alacakları alamadık borçları veremedik...
Çok zor bir dönem bizi bekliyor. Üniversite hastanesine hasta gönderen kamu kuruluşlarından yaklaşık 4 trilyon lira alacağımız var. Bunu tahsil edemedik. Bir de kriz yüzünden bir çok alanda maddi sıkıntı hissetmeye başladık. Öğretim elemanlarımıza bu yüzden katkı paylarını ödeyemedik. Hastanedeki pratik tıp eğitimi de aksayacak. Bir taraftan kamudan alacaklıyız diğer taraftan kamuya borcumuz var. 172 milyar lira elektrik borcumuz var. Ödeyemiyoruz.

YARIN
İstanbul... Denizli... Muğla... Her yerden benzeri feryatlar yükseliyor: "Kantini derslik yaptık... Gelene bir kahve bile ikram edemiyoruz..."

HAZIRLAYANLAR

Şule TÜRKER (ANKARA), Ersin RAMOĞLU Ğ Atilla KORKMAZ Ğ Kenan TAŞKIN-Ayhan AKAR - Sedat ACAR- İbrahim ÖGE

www.superbahis.com
www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır