kapat
18.09.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

www.ekdilamerica.com
Dünyadan
Spor
banner
Magazin
Kampüs
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

GREENCARD
Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

 
METİN MÜNİR(mmunir@sabah.com.tr )

Manhattan'daki Eyüp Sultan

Üzeyir Garih öldürüldükten sonra, tekrar tekrar onun son anlarını tahayyül etmeye çalıştım.

Sıcak ve durgun bir cumartesi öğle sonrası, eski bir mezalıkta katili ile yüz yüze gelen Musevi iş adamı, sık sık karşılaştığım ama yakından tanımadığım bir kişi idi. Eyüp Sultan'da, isim babası olan Müslüman bir şeyhin mezarını ziyarete giderken ölümle karşılaşmıştı.

Cinayet -heykelin tamamlandığını ilan eden son çekiç darbesi gibi- hayatının çizgisini çekmişti. Artık o, hayatının muhasebesini yapabilirdi.

Ama bu muhasebenin ortaya çıkardığı sonuç neydi?

Garih'in hayatı, sadece, ölümünün meydana geleceği mezarlıkta, çay içecek 600 bin lirası çıkışmayan bir katille buluşmaya varan bir yolculuk muydu?

Ya katil?

Bir adamın, tanımadığı bir insanı 11 yerinden bıçaklayıp öldürmesi için ne kadar çok kızdırılmış olması lazım?

Bıçağı masum bir insanın vücuduna, onu öldürmek amacıyla, soğukkanlılıkla, 11 defa sokup çıkartmak için ne kadar nefretle dolu olmak gerekir?

Eyüp Sultan'daki katil teşhis edildi, yakalandı ve hapsedildi. Ama onu yaratan cehalet ve yoksulluk, kızgınlık ve nefret, ne dediği anlaşılmayan bir berduş gibi aramızda dolaşıyor. Garih aysberge çarpan bir gemi gibi, bu yoksulluk ve cahilliğe, kızgınlık ve nefrete çarptı ve battı.

Bir insanı bu kadar kızgınlık ve nefretle dolduran sosyal ve psikolojik çevre nasıldır? Bunu değiştirmek veya değiştirmeye çalışmak için gerekli sevgi ve zekâya sahip miyiz?

Sahip olmalı veya sahip olmaya çalışmalıyız çünkü Türkiye'nin rotası Garih'in kişisel olarak çarptığı yoksulluk ve cahillik buzuluna kilitli gibi görünüyor.

Aynı sorular Amerika'da teröristler binlerce insanı öldürdüğü zaman da aklıma geldi. Çünkü onlar da Garih gibi suçsuzdu ve onlarınki de, bir biçimde, Eyüp Sultan'da bir randevu idi. Onlar da tanımadıkları, kızgınlık ve nefret dolu insanlar tarafından öldürülmüşlerdi. Onlar da Garih'in çarptığı aysbergin bir başka türlüsüne çarpmışlardı.

Saldırının yarattığı gazap ve intikam hırsı içerisindeki Amerikalılar, kendi kendilerine sormuyorlar: Ne yaptım ki bana bu kadar kızıldı? Bana bu kadar nefret duyulması neden?

Belki şimdi bu soruların zamanı değil. Nasıl Garih'i katleden adamın affedilmesi mümkün değilse, Amerika'daki katliamın müsebbipleri de affedilemez.

Ama eğer Amerika katillerin tekrar tekrar önlerine çıkmasını istemiyorsa,fsuçluları değil yoksulluk ve cahilliği ortadan kaldırmaya çalışmalıdır. Çünkü katilleri asabilirsiniz ama nefret ve kızgınlık onlarla beraber ölmeyecek.

Belki de Garih ve Amerika'dakiler bunları düşünelim diye öldü. Belki de hayatlarının anlamı Ğ eğer hayatın bir anlamı var ise Ğ bu idi.

www.superbahis.com


www.sigortam.net

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır