  
Tarihe "derin" bakış
Amerika uğradığı ağır saldırının ardından "savaş pozisyonu" alır almaz iki şey kesinleşti: Bu savaşın karşı tarafında şöyle ya da böyle İslam dünyası yer alacaktır ve bu savaşın koşulları, gelişimi, yeni dünya düzeninin temellerini atacaktır.
Yeni düzenin nasıl bir düzen olacağını kimse bilmiyor. Tahminler ve tahliller, daha çok savaşın koşulları ve tarzı üzerine yoğunlaşıyor.
Tarihe bakıldığı zaman böyle global düzen değişikliklerinin sonunda bazı imparatorlukların yok olduğu, yeni imparatorlukların ortaya çıktığı, güç dengelerinin önemli ölçüde değiştiğini görüyoruz.
İnsanlığı üçüncü binyılı başlangıcında yakalayan bu yeni savaşın ardından da tarihte olanların aynısının olacağını söylemek tabii ki mümkün değil. Ama gündelik savaş ve strateji tahlillerinin ötesinde "yeni dünya"nın ipuçlarını yakalayabilmek için, yine tarihten başka bakılacak bir kaynak yok.
İki imparatorluk
İngiliz Daily Telegraph gazetesinde Robert Harris imzasıyla ilginç bir yazı yayınlandı. Bu yazının Türkçe çevirisi dün Radikal'de yer aldı.
Richard Harris, radikal İslamcı güçlerin saldırısına uğrayan Amerika'yı, iki bin yıl önce ilk Hıristiyanlıkla karşı karşıya kalan Roma İmparatorluğu ile kıyaslıyor.
Harris'in yazısından geniş bir aktarma yapalım: "Yazar Tom Wolfe geçen yıl yayımlanan bir denemesinde, geleceğin tarihçisinin 2000 yıllarına doğru ABD'yi şöyle anlatacağını söylemişti:
'Amerika, bütün alanlarda; bilim, ekonomi, sanayi, siyaset, tıp, mühendislik, sosyal yaşam, sosyal adalet ve elbette askeri meselelerde tamamen ve tartışılmaz biçimde üstündür. Yaralı şovenizmlerinin acısı içindeki Avrupalılar bile, üçüncü binyıl başlarken ABD'nin tüm dünyaya sunduğu örneğin karşısında huşu içindedir.'
Bu çok doğru, ama geçen yıl okuduğumda bile birinci binyılın başındaki Romalı bir tarihçinin de Roma İmparatorluğu hakkında daha farklı satırlar kaleme almayacağını düşünmüştüm... Doğu'daki askeri tehdit, Pers İmparatorluğu silinip gitmiştir. Roma küresel ekonomiye hakimdir...
Peki New York'u ve Washington'u ziyaret eden bu cezanın ardından Wolfe'un sözleri kulağa nasıl gelecek? Hiçbir uygarlığın güvende olmadığı, tarihin sona ermediği, 'bütün alanlarda üstünlük' iddiasının yanılsamalardan ibaret olduğu ve bütün imparatorlukların, hatta belki Amerikan imparatorluğunun bile silinip gideceği, hepimize korkunç bir biçimde hatırlatıldı.
Kesin olan tek şey...
Romalıların hihai çözümü, Hıristiyanlığı kendilerine uyarlamak oldu. Amerikalıların aynı şeyi İslami köktenciliğe yapmaları ise oldukça zor görünüyor.
Amerika, tıpkı Romalılar gibi, askeri anlamda düşmanlarına karşı devasa teknolojik üstünlüğünü kullanıyor. Fakat aralarında çok ciddi bir farklılık da var. Romalıların aksine Amerika, çok daha medeni bir toplum olarak fazla zayiat vermek istemiyor.
Batı'nın şu anda yüz yüze olduğu sorun çok daha karmaşık ve çok yönlü. Köktendinci karargâhların ve onları koruyan ülkelerde yaşayan insanların tepesine bırakılacak her bir ton bomba, daha fazla şehit, daha fazla fanatik ve daha fazla terörist gaddarlık yaratacaktır.
Küresel düzeydeki devasa başarısı, ABD'nin bir yanını, tıpkı selefi gibi son derece zayıf kılıyor..."
Robert Harris yazısının en sonunda, Pompei'de ölen bir Latin doğa bilgini sözünü aktarıyor: "Kesin olan tek şey, kesinlik diye bir şeyin olmadığıdır ve hiçbir şey insandan daha alçak ve kibirli değildir."
Amerika, büyük gücünü yeni savaş için seferber etmeye hazırdır ve bu gücün harekete geçmesine az kalmıştır. Harekete geçtiği andan itibaren de, yeni bir başlangıcın kapısı, ardına kadar açılacaktır. Bu kapının ardında ne olduğunu ise bilmiyoruz.
|